Arşiv

  • Ekim 2022 (2)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)

    Kardeşim, daha yazıyı yeni yazmıştık; birazcık olsa da uslu uslu otursanıza!

    Fatih Özatay, Dr.12 Ağustos 2007 - Okunma Sayısı: 1245

     

    Geçenlerde eski yazılarımın bir kısmına şöyle bir göz attım. Dikkatimi çeken özelliklerden bir tanesi çoğu yazı başlığının soru biçiminde olmasıydı. Perşembe günkü yazının başlığını da 'Nihayet MB'nin işi kolaylaşıyor mu?' şeklinde tasarlamıştım (MB'den kasıt Merkez Bankası). Eski yazılardaki soru çokluğundan etkilenmiş olacağım ki, başlığı 'MB'nin işi nihayet kolaylaşıyor' biçimine dönüştürdüm.

    Elimi tutan yok elbet; başlığı değiştirmek çok kolay oldu. Ama bir hoş oldu doğrusu. Daha bizim yazı gün ışığını yeni yeni görmeye başlamıştı ki, uluslararası piyasaların yeniden karıştığı haberleri etrafı kapladı. Kur ve faiz yükselmeye başladı. Önde gelen merkez bankaları uluslararası mali piyasalara likidite enjekte etmeye koyuldular.

    Gerçi 'Kardeşim bu piyasalara güven olmaz; adamı anında mahcup ederler' kaygısıyla kendimi biraz da olsa güvenceye almışım yazıda: "İkinci olumlu gelişme, dün ABD Merkez Bankası'nın (FED) yaptığı açıklamaların piyasalardaki gerginliği azaltmasıydı. Uluslararası piyasalardaki bu rahatlamanın sürüp sürmeyeceğini şimdiden kestirmek çok zor şüphesiz."

    Madem 'kestiremiyorsun' neden MB'nin işinin kolaylaştığından dem vuruyorsun? Al başına belayı şimdi. Yazının başından itibaren bu dördüncü paragraf; hâlâ toparlayamadım durumu.

    ABD'de konut piyasası

    ABD konut piyasasındaki baş aşağı gidişatın etkileri giderek yayılıyor. 1973'den bu yana, bugünlerde gözlenen bir tarafa bırakılırsa, ABD konut piyasasında beş adet daralma görülmüş. Bunların en sonuncusu 1986-1991 arasında gerçekleşmiş. Bu beş dönemde konut piyasasındaki (konut inşaat izinleri ile ölçüldüğünde) ortalama daralma yüzde 51 olmuş. Son daralma ise 2005 ortalarında başladı. Şu ana kadar sektördeki küçülmenin boyutu eski ortalamaya yaklaşmıyor bile.

    Eğer geçmiş rakamlar bir şey ifade ediyorsa, sektörde daha fazla daralma beklemek gerekir. Şüphesiz küreselleşmenin boyutu 1990'lardaki gibi değil. Şimdilerde, bu tür bir küçülmenin uluslararası mali piyasaları olumsuz etkileme potansiyeli çok çok daha fazla.
    Bu daralmayla birlikte ABD'de konut fiyatları düşüyor. Kredi sicili çok parlak olmayan kişilerin daha yüksek faize katlanarak, riskli şahıslara kredi açan mortgage kredi şirketlerinden aldıkları kredileri (subprime mortgage) geri ödemelerinde sorun yaratıyor bu durum. Zira 'sermaye kediye yüklenmiş' oluyor; evin giderek düşen değeri borcunuzun yanında devede kulak kalmaya aday oluyor. Zaten FED faizleri sürekli yükseltmiş; mortgage kredinizin faizi de yüksek. Bu durumda borcu ödemeyip evden vazgeçmek daha kârlı olabiliyor.

    Ancak bir de işin şu boyutu var: Bu tür kredileri açan şirketler, bu varlıkları (açtıkları krediler ve ipotekledikleri konut) karşılığında yeni borç araçları (varlığa dayalı menkul kıymet (VDMK) diyelim) ihraç ediyorlar piyasaya. Bu VDMK'lerin müşterileri ise tasarruf sahipleri. Sadece ABD'dekiler değil, tüm dünyadakiler. Ama ev kredisini alan Jue'nun kredisini geri ödemeyip değeri son derece düşen konutunu mortgage kredisi veren şirkete terk etmesi, VDMK'lerin de değerini düşürüyor.

    Japonya'daki teyzeler ya da Kore'deki emeklilerin tasarrufları ile satın aldıkları menkul kıymetlerin (VDMK'lerin) değerinin düşmesi demek bu. Panik halinde bunlar elden çıkarılıp nakde dönüştürülmeye başlanırsa, sistemde likidite darlığı başlıyor. Bazı mali kuruluşların başı belaya giriyor. Bu tür mali kuruluşlara kredi muslukları kapanıyor. Mali sistem sarsılıyor.

    Kötü haberler sürüyor

    Bazı hesaplamalara göre 2006 yılında ABD'de bu tür kredilerin tutarı 600 milyar dolara ulaşmış durumda. ABD'nin konut kredisi piyasasının yaklaşık yüzde 20'sine denk geliyor bu değer.

    ABD'deki mortgage şirketlerinden kötü haberler gelmeye devam ediyor. ABD'nin en büyük mortgage kredi şirketi olan Countrywide yöneticileri cuma günü yaptıkları çeşitli açıklamalarda durumun ciddiyetine dikkat çekiyorlar (Bloomberg'in web sayfasından bulunabilir: www.bloomberg.com). Bugüne kadar rastlamadıkları büyüklükte problemlerle karşı karşıya olduklarını vurguluyorlar. Bu arada, bu şirketin hisseleri yılbaşından bu yana değerinin üçte birini yitirmiş.

    Ortalığı bir sis bulutu kaplamış durumda. Belirsizlikler had safhada. Kesin olan bir şey varsa, o da bu krizin ne kadar süreceğinin ve şiddetinin ne olacağının bilinmemesi. Buna karşın, önde gelen merkez bankalarının piyasaya yüklü miktarlarda likidite vermeleri krizin büyümesini engelleyebilir. Bu da işin olumlu yönü. Yarın devam edeceğim.

     

    Bu köşe yazısı 12.08.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır