Arşiv

  • Ekim 2022 (2)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)

    MB, ihracatçı için ne yapabilir?

    Fatih Özatay, Dr.15 Ekim 2007 - Okunma Sayısı: 1236

     

    Merkez Bankası (MB) gökten zembille inmiş bir kurum değil. Bir yasası var. Bu yasada, son olarak Mayıs 2001'de kapsamlı bir değişikliğe gidildi. Yasası çerçevesinde MB'nin ana amacı fiyat istikrarını sağlamak. Yine yasaya göre hükümet ile birlikte bir enflasyon hedefi belirleniyor. Bu hedefe ulaşmak için gerekli gördüğü her aracı kullanmakta serbest MB.Teknik anlatımıyla araç bağımsızlığına sahip, amaç açısından ise bağımsız değil. Merkez Bankası bağımsızlığı ile ilgili literatüre bakarsanız da bu gayet doğal. Demokratik bir toplumda ana amaç (fiyat istikrarı) yasayla belirleniyor ve bu ana amaç çerçevesinde kısa vadeli hedefler (Türkiye'de yıllık ve üç yıllık enflasyon hedefleri) ise hükümetle birlikte saptanıyor.Bunun böyle olmasının bir yararı şu: Hükümeti de enflasyonla mücadelede işin içine sokuyor. Hedefi saptamakta büyük bir ağırlığı olduğuna göre, hükümetin hem maliye politikasını hem de gelirler politikasını bu hedefe uygun bir biçimde yürütmesi gerekir. Yürütmüyorsa, o konulan hedefe kullanacağı çeşitli araçlarla ülkeyi ulaştırmaktan sorumlu olan kurum (MB), kamuoyu önünde uyarılarını yapar.Uygulanan faiz politikasına bu cepheden bakmakta sayısız yarar var. Çok basitleştirelim işi: Yasa çerçevesinde hükümetle birlikte çok önceden ilan edilen bir hedef var: Yüzde 4. Enflasyon şu anda yüzde 7.1, çekirdek enflasyon ise yüzde 6 düzeyinde. Sadece hizmetler sektörüne bakarsanız ise yüzde 8'in üzerinde bir enflasyon görüyorsunuz. Salt bu çerçevede kalınca, kendisine yasayla enflasyonla mücadele etme görevini verdiğimiz kurumun bu mücadelesinde kullanacağı ana araç olan faiz haddinin neden yüksek olduğunu anlamak kolaylaşır.Öte yandan mart ayından bu yana belirgin biçimde düşüyor enflasyon. Hizmet enflasyonundaki inatçılık ise yıllardan sonra ilk defa kırılmakta olduğu izlenimi veriyor. Daha da önemlisi MB'nin ileriye yönelik enflasyon öngörüleri. Bunlar da oldukça olumlu. Birkaç çeyrek sonra yüzde 4 hedefiyle uyumlu bir patikada olacağımızı söylüyor bize MB. Bu çerçevede bakılınca da MB'nin faiz politikasının (toplumca kendisine verilen görev dikkate alındığında) başarılı olduğunu saptamak mümkün. Ayrıca neden faiz indirim döngüsüne başladığını da anlayabiliyoruz.Faizlerin olduğu düzeyden ya da düşürülme hızından memnun değilsek, yukarıda çizilen basit çerçeveyi oturup bir daha düşünmekte yarar var. Bu durumda, MB yasasına bir itirazımız yoksa, aslında şikâyet etmemiz gereken ya enflasyon hedefinin düşüklüğü olmalı, veya 2007 yılındaki mali gevşemeden yakınmalıyız, ya da gelirler politikasının enflasyon hedefiyle uyumlu bir biçimde uygulanmadığını dile getirmeliyiz. Yok, bunlardan bir şikâyetimiz yoksa o zaman MB yasasının değiştirilmesini istiyor olmamız gerekiyor. Ana hedef, fiyat istikrarı olmayabilir yeni yapılacak yasada, mesela.Bu genel doğruları özümsedikten sonra, ancak, daha ayrıntıda tartışmaya girebiliriz. Yasası aynıyken ve enflasyon hedefi yine yüzde 4 iken, hükümet de MB'ye maliye politikası aracılığıyla yardımcı oluyorken ne yapabilir MB ihracatçı için?Yapabilecekleri var: Uyguladığı enflasyon hedeflemesi rejiminde ufak bir değişikliğe gidebilir. Daha önce de değinmiştim; ama bir daha ele almakta yarar var. O da gelecek yazıya kalsın.

     

    Bu köşe yazısı 15.10.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır