Arşiv

  • Ekim 2022 (2)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)

    MB, ihracatçı için daha esnek olabilir

    Fatih Özatay, Dr.18 Ekim 2007 - Okunma Sayısı: 1259

     

    Merkez Bankası'nın (MB) ihracatçı için neler yapabileceğini sorguluyordum. Yapabileceklerini uygulanmakta olan enflasyon hedeflemesi çerçevesinde tartışalım. Şüphesiz başka uygulanabilecek para politikası rejimleri de var. Ama Türkiye'de 2002 başından beri bu rejim uygulanıyor ve de yakın gelecekte de uygulanmaya devam edileceği görülüyor.Enflasyon hedeflemesi uygulayan ülkelerin çoğunda bu rejim şöyle çalışıyor: Parlamentolar yasayla merkez bankalarına fiyat istikrarı sağlanmasını ana amaç olarak veriyorlar. Yine yasalar çerçevesinde hükümet ile birlikte bir enflasyon hedefi saptanıyor. Merkez bankaları hedefe ulaşmak için gerekli gördükleri araçları kullanmakta serbest oluyorlar. Bu araç ise kısa vadeli faiz oranı. Bu faiz nasıl saptanıyor?Genelde iki tür enflasyon hedeflemesi rejimi var. Birincisi katı enflasyon hedeflemesi. Katı biçimiyle enflasyon hedeflemesi uygulayan ülkelerde genellikle başlangıç enflasyon düzeyi yüksek, ekonomi politikası uygulayanların kredibiliteleri az. İkincisi ise esnek enflasyon hedeflemesi.Çok basite indirgeyerek faiz oranının nasıl saptandığını şöyle özetleyebiliriz: Başlangıç noktası bir 'amaç denklemi'. Katı enflasyon hedeflemesinde bu denklemde sadece enflasyonun enflasyon hedefinden sapması (sapmanın karesi) var. Esnek biçiminde ise amaç denkleminde ek olarak reel üretim düzeyinin potansiyel üretim düzeyinden sapması (yine karesi) da yer alıyor. Hem katı hem de esnek hedeflemede, amaç denkleminde enflasyon yerine genellikle merkez bankalarının enflasyon öngörüleri konuluyor.Amaç denklemlerinde yer alan değişkenlerin (enflasyon ve varsa reel üretim düzeyi) ileride nasıl hareket edeceklerini belirleyen başka denklemler var. Mesela, enflasyonun dinamik hareketi kurdaki artış, çıktı açığı (potansiyel üretim düzeyi ile reel üretim düzeyi arasındaki fark diyebiliriz), enflasyondaki atalet ve enflasyon bekleyişleri gibi faktörlere bağlı. Çıktı açığının dinamik hareketinin ise reel kur gibi değişkenlerin yanı sıra reel faiz düzeyi ile ilgisi var. Amaç denkleminde yer alan diğer iki değişken ise (enflasyon hedefi ve potansiyel üretim düzeyi) veri, yani biliniyorlar.Bundan sonraki aşamada enflasyonu mümkün olduğu kadar hedefe, esnek biçimde ise ek olarak, reel üretim düzeyini mümkün olduğu kadar potansiyel düzeye yakınlaştıracak faiz oranı belirlenmeye çalışılıyor. Teknik anlatımıyla bir 'dinamik optimizasyon modeli' çözülüyor.Bu modeli kullanarak mesela "hizmet enflasyonundaki katılık sürerse faiz politikası nasıl değişmelidir" sorusuna cevap aranabilir. Ya da "hükümet mali disiplini bozarak kamu harcamalarını artıracak olursa faiz politikası nasıl değişmelidir" sorusu yanıtlanabilir.Esnek enflasyon hedeflemesinin bir başka çeşidi daha var. Amaç denkleminde bir üçüncü değişken daha yer alıyor: O ülkenin rekabet gücünü gösteren bir değişken bu. Genellikle de reel kur düzeyinin denge düzeyinden sapması (yine karesi) oluyor bu değişken. Bu durumda reel kurun dinamik hareketlerini belirleyen bir denkleme daha ihtiyaç var. Hatta o denklemde yer alacak bazı unsurların dinamik hareketlerini açıklayacak başka denklemlerde modelde yer alabilir. Diğer alternatiflere göre bu biçimin ihracatçı açısından yararı ne? Şu: Faizler rekabet gücü de dikkate alınarak belirleniyor.Önerim şudur: Esnek enflasyon hedeflemesinin bu son biçimiyle uygulanabilirliğinin araştırılması ve sonuçlarının tartışılması. Bunun gerçekleştirilmesi için, gazetelere tam sayfa ilân verilmesine ya da lobi oluşturulmasına falan gerek yok. Sadece beyin gücü gerekiyor.

     

    Bu köşe yazısı 18.10.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır