Arşiv

  • Mayıs 2024 (12)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Tam sayfa ilan yerine, mesela... (2)

    Fatih Özatay, Dr.08 Kasım 2007 - Okunma Sayısı: 1124

     

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu 25 Nisan 2001 tarihinde yapılan değişikliklerle bugünkü şeklini aldı. Yasanın 'temel görev ve yetkileri' başlıklı dördüncü maddesinden bazı alıntılar yapıyorum. Önce bu maddenin ana hükümleri:'Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler. Banka, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler.'Aynı maddenin 'bankanın temel yetkileri' başlıklı ikinci fıkrasında yer alan hükümlerden birisi de şu: 'Banka, hükümetle birlikte enflasyon hedefini tespit eder, buna uyumlu olarak para politikasını belirler. Banka, para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumludur.' Şimdi yasayı bir tarafa bırakalım ve şu soruyu soralım: Herhangi bir merkez bankasının 'tespit edilen' enflasyon hedefine uygun para politikası ne olabilir? Bu politika çerçevesinde kullanacağı araçlar nelerdir?Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi iktisat kitabını açarsanız açın, bunun yanıtı tektir: 'Temel para politikası aracı kısa vadeli faiz oranıdır'. Enflasyonla uyumlu faiz haddi düzeyi para arzı kontrol edilmeye çalışılarak sağlanabilir, ya da hiç 'aracı' kullanılmaz, doğrudan kısa vadeli faiz oranı saptanır.Şimdi tekrar Merkez Bankası'nın yasasına dönüyoruz: Ne diyor? Hükümetle birlikte enflasyon hedefini saptayacaksın diyor. Yani, demokratik seçimlerle oluşmuş parlamentonun içinden çıkan hükümetin ağırlığı olacak saptanan hedefte diyor. Bu hedefi, halkın oylarıyla işbaşına gelmiş hükümet yüzde 4 düzeyinde de saptar, yüzde 50 düzeyinde de. Sen enflasyon hedefinin belirlenmesi sürecinde teknik danışmanlık yap, ama nihai sorumluluk siyasi otoritede olsun diyor. Senin işin saptanan bu hedef doğrultusunda bağımsızca istediğin politikayı oluşturmak ve gerekli gördüğün araçları kullanmaktır diyor.Şimdi önemli bir hatırlatma: Kanun koyucu, Merkez Bankası'na başka 'temel görev ve yetkiler' de verebilirdi. Mesela, 'Türkiye'nin rekabet gücünü korumak' temel amacındır diyebilirdi. Daha da açmak için ekleyebilirdi: 'Kuru enflasyon kadar artırmakla yükümlüsün'. Ama yapmamış.Durup düşünelim: Mevcut kanun çerçevesinde, hükümetin ağırlıkla belirleyici olduğu bir süreç sonunda enflasyon hedefi açıklanmış: Yüzde 4. Şu andaki enflasyon oranı da yüzde 8'e yakın. Toplumun seçtiği milletvekillerinin oluşturduğu parlamentonun Merkez Bankası'na verdiği görev yüzde 8 olan enflasyonu yüzde 4'e yaklaştırmak. İktisat teorisi ve ülke deneyimleri, hedefle mevcut düzey arasında bu kadar fark varsa, bu farkın ancak sıkı para politikasıyla giderilebileceğini söylüyor.Şimdi soru şu: Tam sayfa ilan vererek çok büyük bir faiz indirimi isteyenler aslında ne demek istiyorlar? 'Kanununda belirtilen süreçler sonucunda sana verilen hedefi önemseme' olabilir mi denilmek istenilen? Kanunlar çerçevesinde kendisine verilen görevleri yapmak zorunda olan bürokratı, kanununa aykırı bir davranışta bulunmaya (çok büyük ihtimalle farkında olmadan da olsa) çağıracağınıza daha sağlıklı alternatifler var:Birincisi, yasa değişikliği istersiniz. Bunu beğenmiyorsanız, ikinci alternatif dönüp hükümete enflasyon hedefini yükseltmesini söylemektir. Bunu mesela tam sayfa ilan vererek de yapabilirsiniz. Üçüncü alternatif, ana enflasyonun değil de çekirdek enflasyonun (mesela H göstergesi) hedef alınması üzerine bir kampanya başlatmaktır. Dördüncü alternatif, faizleri 5 puan düşürerek de yüzde 4 enflasyon hedefinin tutturulacağını bilimsel olarak kanıtlamaktır.

    Bu köşe yazısı 08.11.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

     

     

    Etiketler:
    Yazdır