Arşiv

  • Aralık 2022 (1)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)

    Ortalık daha da karışıyorken Merkez Bankası'nın açmazı

    Fatih Özatay, Dr.09 Mart 2008 - Okunma Sayısı: 1084

     

    Haftanın son iki günü yine kötü geçti. ABD'nin tarım dışı istihdamında 25 bin artış beklenirken tam tersi gerçekleşti: 63 bin düşüş oldu. Üstelik önceki iki ayın verisi de aşağıya doğru düzeltildi. Mali piyasalara ilişkin kötü haber akışı sürdü. Araya serpiştirilmiş birkaç olumlu habere karşın tüm hafta böyle geçti.Cuma günü bizim piyasa faizi (gösterge tahvil faizi) yüzde 18'e yakın bir yerde oluştu. Yani, birkaç gün içinde bir puana yakın artarak eylül ayından bu yana içinden çıkmakta nazlandığı yüzde 16-17 aralığının üzerine 'sıçrayıverdi'. Bizden çok daha geç saatlerde kapanan ABD piyasasında hem cuma gününe ilişkin hem de geleceğe yönelik işlemlerde oluşan değerler, pazartesi günü bizim piyasaların daha da kötü açılacağını gösteriyor. Tabii, hafta sonu ilginç bir şey yaşanmazsa... Pazartesi günkü kötü açılış ilerleyen saatlerde devam eder mi? Yeni ve olumlu bir haber gelmezse devam eder. Yine belirsizlik var, kısacası.Ama şu gerçek değişmiyor: Herkesi ilgilendiren faiz (piyasa faizi) ile idari kararla alınan faiz (Merkez Bankası (MB) politika faizi) ayrışması güçleniyor. MB faizi aynı dönemde 2.25 puan düşerken, piyasa faizi sıkıştığı aralıkta önce pek oynamadı, sonra da artış yönünde hareketlendi ve MB faizinin oldukça üzerine çıktı. Bu gelişme ayrışma- para politikasının etkinliği açısından başlı başına bir sorun. Para politikasının önündeki birinci temel sorun bu.Neden çekirdek enflasyon?İkinci temel sorun, ana enflasyon ile çekirdek enflasyon arasındaki büyük farkın çok uzun bir süredir devam ediyor olması ve sürekli düşük düzeylerdeki çekirdek enflasyona MB duyurularında vurgu yapılması. Açayım...Öncelikle çekirdek enflasyona neden bakıyoruz? Sanıyorum bu, çoğu kişi açısından yeteri kadar açık: Birincisi, para politikasının fiyat hareketleri üzerindeki etkisini ölçmek istiyoruz. Bu etkiyi ölçebilmek için de, uygulanan ekonomi politikası dışında kalan unsurlarca (dışsal unsurlarca) belirlenen mal ve hizmet fiyatlarını dışarıda tutuyoruz. Bu da çekirdek enflasyona bakmak demek.İkincisi, dışsal unsurlar nedeniyle enflasyon yükseliyorsa ama çekirdek enflasyonda aynı hareket görülmüyorsa, o zaman faizleri artırmak yönünde tepki vermeye gerek yok. Lüzumsuz bir faiz artırımı tepkisinden koruyor bizi. Hatta çekirdek enflasyon düşüyorsa, kamuoyuna inandırıcı biçimde anlatabilmek şartıyla, MB faiz bile düşürebilir.Üçüncüsü, çekirdek enflasyon istenilen yönde ilerliyorsa, dönüp kamuoyuna geçici bir süre sonra ana enflasyonun da tekrar olumlu eğilimine geri döneceğini söyleyebilme şansı elde ediyorsunuz. Çekirdek enflasyonun hedefle uyumlu olduğunu belirtebiliyorsunuz. 'Geçici' ve 'hedef' sözcüklerinin altını çizin lütfen Peki, o zaman 'ikinci temel sorun' nereden kaynaklanıyor? Bunu daha iyi anlayabilmek için enflasyon hedeflemesinin özüne inmek gerekiyor. Günlük tartışmalar içinde çoğu alanda 'öz' dikkatlerden kaçabiliyor çünkü. Enflasyon hedeflemesi çerçevesinde o 'öz' şu:'Öz'ü hatırlamak gerekiyorBu tür bir para politikası rejimiyle ekonomik birimlerin ileriye yönelik daha rahat karar alabilmelerini sağlamak istiyorsunuz. Mesela, gelecek yıl gerçekleşecek enflasyon oranı toplu iş sözleşmesine oturacak taraflar açısından çok önemli. Bu örneği başka alanlara da genelleyebilirsiniz. Kısacası bir 'çapa' atmak istiyorsunuz. Sadece çapa da atmıyorsunuz, çapanın denizin üzerinde kalan zincir kısmına bir de sis feneri koyuyorsunuz. Herkes önünü görebilsin, bekleyişlerini 'doğru' şekillendirsin diye.Şüphesiz sadece para politikası yoluyla çapa atılmaz. Doğru... Ama herkesin de bir görevi var. Para politikası otoritesininki de bu. Zaten o çapanın yanı başında maliye politikasına ait bir başka çapa daha yoksa para politikasınınki de bir işe yaramaz.Ama ekonomik birimlerin ileriye yönelik karar alırken dikkate aldıkları, ilgilendikleri enflasyon oranı çekirdek enflasyon değil. Örnek: MB'nin yeni çekirdek enflasyon tanımında gıda enflasyonu yok. Çoğu kesim için, özellikle hane halkı için karar alırken önemli olan, ana enflasyon.Bu durumda, çok uzunca bir süre ana enflasyonla çekirdek enflasyon çok farklı düzeylerde kalıyorsa, çekirdek enflasyon hedefle uyumlu olsa bile, bu durum, geniş kitleler açısından bir şey ifade etmiyor. Bunu şöyle de okuyabilirsiniz: Hedef alınan enflasyon anlamını yitiriyor. Bekleyişleri şekillendiremiyor. Yani, enflasyon hedeflemesi rejiminden asıl beklenen gerçekleşemiyor. Durumu daha da karmaşıklaştıran yukarıdaki birinci sorun; yani 'ayrışma'. Normal şartlar altında MB'nin faiz düşürmesi ve ileride de düşüreceği yönünde sinyal vermesi, enflasyonun çok da uzun olmayan bir süre sonra hedefle uyumlu hale geleceğini belirtmesi demek MB'nin. Zaten enflasyon raporlarında bu sinyallerini güçlendirmek için ileriye yönelik tahminlerini de açıklıyor MB. Ama hem hedef-gerçekleşme uyumunun bir türlü yakalanamaması (haklı gerekçeleri olsa da), hem de artan risk algılaması nedeniyle piyasadaki faizin artıyor olması, bu sinyalleri çok zayıflatıyor. Bu durumda çapa gücünü yitiriyor, sis feneri ışıldamıyor.Para politikası açısından çok zor bir durum... Peki, ne yapılabilir? İleride tartışmak umuduyla...

     

    Bu yazı 09.03.2008 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır