Arşiv

  • Nisan 2024 (7)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)
  • Mayıs 2023 (9)

    Tahminlerden çapa olmaz

    Fatih Özatay, Dr.13 Mart 2008 - Okunma Sayısı: 1031

     

    Çıkan kısmın özeti: "Merkez Bankası'nın (MB) karşılaştığı iki temel sorun var son dönemde: Birincisi, MB, kendi faizini düşürürken piyasa faizi ters yönde hareket ediyor. Zira dünyada riskler artıyor. Bu durumda MB faizinin işlevini yitirmesi tehlikesi (yatırım ve tüketim planlarını etkilememe tehlikesi) var. İkincisi, enflasyon hedefi çapa olma özelliğini yitiriyor; para politikasının çekirdek enflasyona bakıldığında, 'doğru yolda' olduğu saptanıyor. Çekirdek enflasyon hedefle uyumlu çünkü. Oysa ana enflasyon başka yönde hareket ediyor. Ona da para politikası bir şey yapamıyor. Yapamadığını da sürekli çekirdek enflasyonu vurgulayarak belirtiyor MB. Hal böyleyken ve dışarıda riskler artıyorken kendi faizini düşürüyor. Çok önemli bir para politikası rejimi olan enflasyon hedeflemesi rejiminin 'iyi bir şey' olup olmadığının artarak sorgulanacağı anlamına geliyor bu durum. Buna 'dur demek' gerekiyor. 'Dur demek' için dış koşullardaki olumsuz gidişata atıfla enflasyon hedefini yükseltebilir miyiz?"Son yazımda bu soruyu sordum. Benim bu soruya yanıtım 'evet, enflasyon hedefini yükseltebiliriz' şeklinde. Teknik ayrıntıları bir tarafa, bu öneriye gelebilecek en önemli eleştirilerden bir tanesi şu:Enflasyon hedeflemesi rejiminin doğasında hedeften sapma var. Ama bu, para politikasının çapa olma özelliğini yitirmesi anlamına gelmez. Çünkü merkez bankaları enflasyon hedeflemesi çerçevesinde kısa ve orta vadeli enflasyon tahminleri de yayınlamaktadır. Dahası, bu tahminlerin hangi faiz patikası altında geçerli olduğunu belirtmekte, olası riskleri vurgulamaktadırlar. Ekonomik birimlerin bu durumda hedefe değil, tahminlere dayanarak planlama yapması gerekir. Merkez bankalarının rolü, orta vadede hedef ve tahminlerin örtüşmesini sağlayacak bir faiz politikası izlemektir. Doğru.Ama karşı yanıt da kuvvetli (Türkiye'ye dönerek): Ana enflasyonu tahmin etmek güç. Enerji ve işlenmemiş gıda fiyatları yüksek gidiyor. Enerji fiyatları 2008'de aşağı düşecek derken tam tersi gerçekleşiyor. Tüm dünyada enflasyon artıyor. Bir de kuraklık var. Bu sene de olur mu?Zaten bu nedenle çekirdek enflasyon ile ana enflasyon arasında büyük bir fark var uzun bir süredir. Bu zorluk, yani güç tahmin edilebilirlik yüzündendir ki MB enflasyon tahminlerini değiştiriyor. Mesela 2007'nin ilk Enflasyon Raporu'nda yıl sonu enflasyonu yüzde 50 olasılıkla yüzde 3.6 6.6 aralığında gerçekleşecek (orta nokta 5.1) deniliyor (sayfa 2-3). Enflasyon çok daha yukarıda gerçekleşti oysa.Değişkenliğe örnek de şu: 2007'nin son raporunda 2008 sonu enflasyonu için verilen tahmin aralığının orta noktası yüzde 4.1. Oysa üç ay sonraki raporda aynı değer yüzde 5.5'e çekiliyor. İlkine dayanarak 2008 sonu vadeli bir ücret artışı sözleşmesi imzaladıysanız, zor durumdasınız eğer ikinci tahmin daha gerçekçi ise.Püf noktası şurası: Enflasyon hedefinin çapa olma özelliği yitirilmesin diye hedefi değiştirmiyorsunuz. Oysa yerine çapa olarak kullandığınız enflasyon tahminlerini değiştiriyorsunuz. Sık sıkÖ Yani ortada yine bir 'çapasızlık' sorunu var hedefi 'koruduğunuz' her durumda. Ama hedefi yukarıya revize edebilir ve bu yaptığınızı da anlatabilirseniz çapanıza tekrar kavuşma olasılığınız kuvvetli.Aman yanlış anlaşılmasın: Amacım tahmin hatalarını falan eleştirmek değil. Hatasız tahmin olmaz ki... 'Bu köşenin yazarı' az tahmin hatası yapmamıştır şu ahir ömründe. Yeni malumat ışığında tahminlerde doğal olarak yapılan değişikliğe de değil sözüm. Bizim gibi dış koşullara hâlâ fazlasıyla duyarlı ülkelerde, dışarısı karışıkken, 12-18 ay ilerisi gibi 'uzun' bir süre sonrasına tahmin yapmanın dayanılmaz güçlüğüdür meramım. Bu güçlüktür enflasyon tahmininin (dışarısının karışık olduğu durumlarda) çapa olma özelliğini ortadan kaldıran.

     

    Bu yazı 13.03.2008 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır