Arşiv

  • Haziran 2020 (3)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)

    Etiketler

    2023'de 25 bin dolar kişi başı gelir, yoksa hayal mi?

    Esen Çağlar04 Haziran 2012 - Okunma Sayısı: 5553

     

    Türkiye 2011’de 10 bin dolar kişi başı gelire ulaştı. Sonunda yeni bir eşik atladık: Dört haneli gelirden, beş haneli gelire sıçradık. Bir sonraki hedef 2023’de 25 bin dolar.[1] Sadece 11 senemiz kaldı.  Sizce ulaşabilecek miyiz?

    Hedef bakımından nerede olduğumuzu anlamak için aşağıdaki resme bir bakalım. Bu resim, nüfusu 10 milyondan fazla olan tüm ülkelerin (yani 84 ülkenin[2]) son 60 yıldaki kişi başı milli gelir verilerini gösteriyor. Ama siz bu verileri göremiyorsunuz çünkü resimde 5160 ayrı veri var. Her satır bir ülke, her sütun ise bir yıl. Eğer bir kutu, sarı renkle boyanmışsa, o ülke o yıl için 10 bin dolardan az kişi başı gelire sahip demek. Kırmızı 10-15 bin dolar, yeşil ise 15-25 bin dolar gelire sahip demek. Pembe ise o ülkedeki hayat gayet toz pembe, yani kişi başına gelir 25 bin dolardan daha fazla demek. Şimdi böyle baktığınızda ne görüyorsunuz?

    • Dünyada nüfusu 10 milyondan fazla olup da, kişi başı geliri 25 bin doların üstünde olan sadece 14 tane ülke var. En üstteki ABD ile üçüncü satırdaki Kanada hariç, bu ülkelerin tamamı 1990’lardan sonra pembe hayatlarına kavuşmuşlar.
    • Türkiye 2011’de daha ilk defa kırmızıya boyandı.  Önümüzdeki 11 sene içinde kırmızıdan yeşile geçerek 15 bin dolara erişip, onu da geçerek pembe alana, 25 binlik ülkeler arasına girmek istiyoruz.

    Şekil 1: 1950-2010 arasında Dünyada nüfusu 10 milyondan fazla olan 84 ülkenin kişi başı milli geliri, SGP, 2005 fiyatları (sıralama 2010 değerleri baz alınarak yapılmıştır)[3]

    1.520px 03

    Kaynak: www.gapminder.org

    Hayatta hiçbir şey imkânsız değil. Ama pembe alana geçebilmek için, “büyüme yüzde 3 mü olur 5 mi” gibi sıkıcı tartışmaları bir kenara bırakıp, başka ülkeler 25 bin dolara kaç senede ulaşmışlar ona daha yakından bakalım hadi. Aşağıdaki tablo, hayatı pembe olan bu 14 ülkenin, hangi yıl 10 bin dolara (yani bizim bugünkü düzeyimize) ve hangi yıl 25 bin dolara (2023 için hedefimize) eriştiklerini gösteriyor.

    Tablo 1: Dünyada nüfusu 10 milyondan fazla ülkeler arasında, kişi başı geliri 25 bin dolardan yüksek olan ülkeler için kişi başı gelir, 10 bin ve 25 bin dolara ulaştıkları yıl

    t1

    Kaynak: www.gapminder.org

    Bu tabloda ilginç bazı gerçekler var:

    • Bu 14 ülkenin kişi başına 10 bin dolardan 25 bin dolara sıçrama yapmaları ortalama olarak 33 sene almış. Yani 2023’e kadar bizim 11 senemiz kaldığını düşünürseniz, bu ülkelerden tam 3 kat daha hızlı koşmamız gerekiyor.
    • Bu liste içinde sadece üç Asya ülkesi var: Japonya, Tayvan ve Kore. Bu ülkeler aynı sıçramayı ortalama 20 senede yapmış. Geçtiğimiz yıl 25 bin dolar gelire ulaşan Kore’nin bu düzeye 10’binden yükselmesi 19 sene sürmüş. Kore bizim yaklaşık 20 sene ilerimizde.
    • Listede 4 tane de Akdeniz ülkesi var: Fransa, İspanya, İtalya ve Yunanistan. Avrupa Birliği’nin tüm desteğine rağmen, bu ülkelerin aynı sıçramayı yapması ise 32 sene sürmüş. Yani eğer, coğrafyamızınkine paralel bir performansımız olursa, Türkiye olarak 25 bin dolara ben 43 yaşındayken (2023’de) değil, 64 yaşında, çoktan emekliye ayrıldığımda (inşallah, 2044’de) ulaşabiliyoruz.

    İşimiz hiç kolay değil. Kalan 11 yılın her saniyesi çok değerli. Etrafımızda olan biten her şeye “acaba bizi 2023’de 25 bin dolar hedefine yaklaştırır mı” diye bakmamız gerekiyor.” Nasıl mı? Sonuç yerine bu haftaki tartışmalardan bir örnekle bitireyim.

    Aşağıdaki tablo 25 bin dolara erişmeyi başarmış 4 Akdeniz ülkesindeki kadınların doğurganlık oranını, yani bu ülkelerde kadınların ortalama kaç çocuk doğurduğunu gösteriyor.

    • 4 Akdeniz ülkesinde de, milli gelir 10 bin dolardan 25 bin dolara yükselirken, kadınların doğurduğu ortalama çocuk sayısı, neredeyse yarı yarıya azalmış, 2,6’dan 1,4’e düşmüş.
    • Ama daha da ilginci, 25 bin dolar eşiğini aştıktan sonra, tüm bu ülkelerde kadınlar daha fazla çocuk doğurmaya başlamış. Örneğin Fransız kadınları, 1990’lardaki düşük oranlara karşın, 2010’da Türk kadınlarıyla neredeyse aynı sayıda çocuk doğurmaya başlamışlar.

    Tablo 2: Kişi Başı Milli Geliri bugün 25 bin dolardan fazla olan Akdeniz Ülkelerinde, doğurganlık oranları (kadın başına düşen çocuk sayısı), bu ülkelerin geliri 10 bin dolarken neydi? 25 bin dolara eriştiklerinde neydi? Şimdi nedir?

    t2 01

    Kaynak: Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergeleri

    Kısacası, bu son kürtaj tartışmasıyla birlikte 25 bin dolar hedefine baktığımda ben şunu görüyorum: Önümüzdeki dönemde bebekler bereketi değil, galiba bereket bebekleri getirecek. En azından cihan devletlerinde durum böyle oluyor.

    Türkiye hariç tüm OECD ülkelerinde, kadınlar bugün doğurduklarından daha fazla bebeğe sahip olmayı arzu ediyorlar. Son yıllarda birçok zengin ülkede doğurganlık oranı azalmıyor, tam tersine artıyor. Bunun da arkasında, her şeyden önce, ülkelerin çocuk ve yaşlı bakım hizmetlerini daha kaliteli ve erişilebilir hale getirmeleri yatıyor.[4] Bu nedenle, zenginleşirken daha fazla çocuk yapmayı başaran Akdeniz ve OECD ülkelerinin tecrübesinden bihaber olmasak iyi olur.

    25 bin dolar hedefi açısından baktığımızda, Türkiye’deki üç çocuk tartışmasında da, kürtaj tartışmasında da, eğitim reformu tartışmasında da ciddi problemler var. Bence ülkemiz gündemindeki tüm meseleleri şimdi yaptığımız gibi ele alırsak 2023’de 25 bin dolar hedefi hayal olur.

     


    [1] Bu konuyla ilgili daha önce iki yazı yazdım: (1) AKP’nin ekonomik planı, Türkiye’yi her sene yüzde 8,48 büyütür mü? http://www.tepav.org.tr/tr/kose-yazisi-tepav/s/2394; (2) Dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olmak, yoksa hayal mi? http://www.tepav.org.tr/tr/kose-yazisi-tepav/s/2831

    [2] Nüfusu 10 milyondan küçük ülkeleri almadım çünkü Sultanbeyli’den veya Çankaya’dan daha küçük ülkelerle Türkiye’nin ekonomisini kıyaslamak pek manalı olmayabilir.

    [3] Şeklin en ortasındaki ülkenin ne olduğunu merak etmiş olabilirsiniz. 1970’lerde sarıyken, önce kırmızı oluyor yani 10 bin doları geçiyor, 1980’lerin başında yeşil alana geçiyor ve 15 bin doların üstüne çıkıyor, sonra ise düşüş başlıyor ve 1990’ların sonunda tekrar 3 bin dolar düzeyine iniyor. Bu talihsiz ülke koşumuz Irak.

    [4] http://www.oecd.org/dataoecd/61/35/47701128.pdf

     

    *Esen Çağlar, TEPAV Ekonomi Politikaları Analisti, http://www.tepav.org.tr/tr/ekibimiz/s/25/Esen+Caglar

    Etiketler:
    Yazdır