Arşiv

  • Nisan 2019 (8)
  • Mart 2019 (14)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)

    Etiketler

    Kalkınmada Vatandaş Katılımına Güzel Bir Örnek: İzmir…

    04 Haziran 2013 - Okunma Sayısı: 3356

    İzmir, Türkiye'de bölge planı pratiğinin merkezden yerele taşınmasının Çukurova Bölgesi ile birlikte ilk örneklerindendir. 2006 yılında kurulan iki pilot kalkınma ajansından biri olan İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA), ilk aşamada 2010-2013 dönemi bölge planını hazırladı. Ajans’ın emekleme döneminde üretilen ilk planın hazırlanması ve uygulanması-ki birbirinden ayrı süreçler olarak düşünülmemesi gerekir-sırasında edinilen deneyimler yeni plan hazırlık sürecinde planlamanın gereklerinin daha iyi yerine getirilmesi konusunda öğretici oldu. Ajans, yeni plan hazırlığı sürecinde bir yandan birçok tema ve sektörde ilgili paydaşlarla birlikte analizler gerçekleştirirken bir yandan da planlama sürecine plandan doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenebilecek kesimlerin katılımı konusunda Türkiye'de bir ilk niteliğinde olduğunu düşündüğümüz bir uygulamaya imza attı.

     

    pic1368624293r871864

     

    İZKA ve TEPAV işbirliği ile 12 Mayıs 2013 tarihinde “2014-2023 İzmir Bölge Planı için Vatandaş Toplantısı” gerçekleştirildi. TEPAV'ın geçtiğimiz yıl 12 ilde binlerce kişinin katılımı ile düzenlediği "Türkiye Konuşuyor-Anayasa Platformu Vatandaş Toplantıları" için geliştirdiği yenilikçi yaklaşım bu sefer İzmir'in bölgesel kalkınma stratejilerinin hazırlanması sürecine vatandaşların katılımını sağlamak amacıyla kullanıldı.

    Toplantıların amacını ve içeriğini nasıl tasarlamak gerektiği konusunda yaptığımız tartışmalarda önümüzde iki seçenek duruyordu: İlki, katılımcılara herhangi bir strateji çerçevesi sunmadan sorunlarını ve önceliklerini bildirmelerini, gerekçelerini tartışmalarını ve çözüm önerilerini iletmelerini sağlayacak bir yöntem geliştirmekti. Fakat bu seçeneğin İZKA'nın bir önceki planlama dönemindeki deneyimlerini göz ardı eden bir yaklaşım olacağı sonucuna vararak farklı bir yöntem izlemeye karar verdik. Toplantıyı yine katılımcıların öncelikli sorunlarını, gelecekte nasıl bir İzmir hayal ettiklerini dile getirebilecekleri ve fakat ardından İZKA'nın yeni plan dönemi için ortaya koyduğu taslak strateji çerçevesi üzerinde tartışabilecekleri bir nevi vatandaşa danışma (public consultancy) işlevi görecek bir içerik ile tasarladık. Yani amacımız bir anlamda İZKA'nın belirlediği önceliklerin vatandaş gözü ile ne anlam ifade ettiğini görmekti.

    Toplantının amacını belirledikten sonra nasıl bir yöntem ile ilerleyeceğimizi düşünmeye başladık. Bu toplantıda bizim için toplantının içerik tasarımı kadar vatandaşların nasıl davet edileceği de önem taşımaktaydı. İzmir'in farklı ilçelerinde yaşayan, gelirleri, eğitim düzeyleri, dünya görüşleri birbirinden farklı vatandaşları bir araya getirmek amacıyla Anayasa Vatandaş Toplantıları'nda da kullandığımız mobil teknolojiden faydalandık. Rastlantısal bir dağılımla vatandaşlara (farklı operatörler üzerinden) sesli mesaj gönderdik ve bu mesajlara cevaben gönüllü olarak toplantıya katılmak isteyen vatandaşların katılımını sağladık.

    Önümüzdeki günlerde İZKA tarafından toplantının çıktıları detaylı bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacak. Fakat merak edenler için burada sonuçlardan küçük bir örnek verebiliriz. İZKA'nın geliştirdiği üç kalkınma ekseninin vatandaş gözüyle değerlendirildiği ve tartışıldığı bölüme ait oylama sonuçları bize toplantının "vatandaşa danışma" anlamında en temel bulgularını sunmaktadır. Katılımcılardan İZKA'nın "ilin ekonomisini geliştirmek", "ilde yaşam kalitesini iyileştirmek" ve "ilde sosyal dayanışma ve bütünleşmeyi sağlamak" olarak tanımladığı üç kalkınma eksenini önümüzdeki on yıla katkıları açısından oylamalarını istedik. Oylama sonucunda katılımcılara göre İzmir'in kalkınması için en önemli hedefin ekonominin geliştirilmesi olduğunu; bunu yaşam kalitesinin arttırılmasının izlemesi gerektiğini ve sosyal dayanışma ve bütünleşmenin üçüncü derecede önemli olduğunu öğrendik.

    Artık İzmirlilerin taslak stratejik çerçeve ile ilgili görüşlerini hakkında bir fikrimiz var. Yaklaşık 400 İzmirlinin görüşlerine danıştığımız bu toplantıdan sonra sırada planın katılım boyutunun diğer önemli unsuru olan kurumsal paydaşları yani İzmir'in geleceğine ilişkin kararların verildiği kamu kurumları; bu süreçte mutlaka işbirliği yapılması gereken sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerini bir araya getireceğimiz "Kalkınma Çalıştayı" var.  Bu çalıştayın ardından İzmir'i yönetenler ve İzmir'de yönetilenlerin görüşlerinin hangi konularda kesiştiğini ve ayrıştığını görme fırsatımız olacak. Ardından İZKA, bu bulgular ışığında sektörel ve tematik çalışma grupları oluşturarak uzmanların görüşleri ile İzmir'in geleceğine yön verecek kritik projeler üretmek ve yönetmek için çalışmalarını sürdürecek.

    Sonuç olarak, biz bu toplantıları sadece bir kereye mahsus olarak gerçekleştirilecek ve raporları rafları süsleyecek toplantılar olarak değil, hazırlığı ve uygulamasını bir bütün olarak düşündüğümüz bölge planının dinamik bir kalkınma gündemine evrilmesinin ilk adımı olarak görmekte ve önemli bir deneyim olduğunu düşünmekteyiz.

     

    * Selçuk Sertesen, Yönetişim Çalışmaları, Araştırmacı

     

    * Toplantının videosuna ulaşmak için tıklayınız.

    * İzmir Vatandaş Toplantısı hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

    * Sertesen'in katılımcı politika geliştime örnekleri kapsamında İzmir Vatandaş Toplantısı'nı ele aldığı değerlendirme notuna ulaşmak için tıklayınız.