Arşiv

  • Mayıs 2024 (12)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Merkez Bankası'nın para politikası yeterince etkin değil

    Hasan Ersel, Dr.01 Şubat 2007 - Okunma Sayısı: 1987

     

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Enflasyon Raporu 2007-1, [TCMB 2007], derli toplu sunumu ve gerektiği yerde konuyu derinliğine inen analizleriyle pek çok konuda bizleri aydınlatıyor. Bu raporun bir özelliği de 2006 yılının özel konumu nedeniyle para politikasının etkinliği üzerinde düşünmemize yardımcı olması. Çünkü, 2006 yılında mayıs/haziran aylarında döviz kurunda dalgalanma oldu ve TCMB  "daha önce açıkladığı politikasına sadık kalarak" tepki gösterdi. Bu da şoka karşı TCMB'nin izlediği politikanın nasıl sonuç verdiğini gözleme olanağını sağladı.

    Türkiye bu dalgalanmadan en çok etkilenen ülkeler arasındaydı. Dolar mayısta YTL karşısında yüzde 6,2, haziranda ise yüzde 12,7 değer kazandı.(Euronun değer kazanması ise sırasıyla yüzde 10,7 ve yüzde 11,9 oldu). Bunun, döviz kuru geçişkenliği yoluyla, enflasyonu olumsuz etkileyeceğini düşünen TCMB faiz oranlarını artırdı. 2006'nın ikinci çeyreğinde Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) artış hızı yüzde 3,58 oldu. Bu 2005'in aynı dönemindeki enflasyona (yüzde 1,74)  göre önemli bir sıçrama. Demek ki, döviz kurundaki hareketler TÜFE'ye neredeyse gecikmesiz yansımış. O halde fiyatlama kararlarında döviz kuru hâlâ önemini koruyor.

    TCMB'nin faizleri yükseltmesinden sonraki gelişmeler ise şöyle: Tablo I'den görüldüğü üzere YTL hemen reel olarak, yani enflasyondaki artış hesaba katıldıktan sonra değer kazanmaya başlıyor. Bu süreç de yıl sonuna kadar aynı yönde devam ediyor.

    TABLO I
    REEL KUR (1995=100)
    TÜFE TEMELLİ ÜFE TEMELLİ
    Mar.06 173.0 150.9
    Haz.06 142.1 129.6
    Eyl.06 155.5 138.8
    Ara.06 160.2 139.8
    Kaynak: TCMB

    Burada önemli olan nokta, bir defalık hareketin (TCMB'nin faiz artırması) YTL'nin bir defa değil, sürekli değer kazanmasına yol açması. Çünkü bu karar sonunda oluşan getiri oranı, sermaye girişlerini cazip kılıyor. Bu da döviz arzını artırıyor, o da YTL'nin değerlenmesine yol açıyor. Bilinen öykü.

    Peki enflasyona ne oluyor? TABLO II'de 2005 ve 2006 yılı için TÜFE ve Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) gelişmeleri üçer aylık dönemler itibariyle veriliyor. ÜFE'de üçüncü çeyreğinde görülen fiyat düşmesinin nedeni tarım fiyatları. Ama ÜFE'nin sadece sanayi bileşenine baktığımızda burada da artış hızının ciddi ölçüde düştüğünü görüyoruz.

    TABLO II

    ENFLASYON
    (% değişme)

    TÜFE 2005/I 2005/II 2005/III 2005/IV 2005
    ÜFE 0,83 1,74 1,3 3,65 7,72
    ÜFE/SANAYİ 0,96 0,92 1,07 -0,31 2,66
    0,76 1,97 1,75 -1,89 2,57
    2006/I 2006/II 2006/III 2006/IV 2006
    TÜFE 1,25 3,58 1,69 2,81 9,65
    ÜFE 2,48 8,98 -0,12 0,04 11,6
    ÜFE/SANAYİ 2,57 10 0,47 0,4 13,8
    Kaynak: TCMB

    TCMB'nin para politikasının faiz yoluyla iç talebi etkilemesinde 9 aya varan bir gecikme beklediği göz önüne alındığında, 2006'nın üçüncü çeyreğindeki enflasyonu kurdaki hareketin etkilemiş olması akla daha yakın geliyor. Üstelik bu etki güçlü görünüyor. Öte yandan, 2005 ile karşılaştırıldığında daha düşük çıkan 2006 son çeyrek enflasyonunun para politikasının toplam talep üzerindeki etkisinden kaynaklandığını söylemek zor. Nitekim TCMB (2007, s. 62) de  "... 2006'nın son çeyreğinde yurtiçi talepte üçüncü çeyrekte görülen gerilemenin ötesinde bir yavaşlama olmadığına..." dikkat çekiyor. Bütün bunlardan TCMB'nin de fiilen, para politikasının döviz kuru üzerinden çalıştığı, faizin iç talebi etkilemesi yolunun ise hem ağır ve hem de zayıf olduğu görüşünü paylaştığı sonucu çıkıyor.

    Geçen yıla ilişkin bu gözlemler para politikasının yeterince etkin olamadığı izlenimini veriyor. Pek çok kimsenin korktuğu gibi 2007'de bir dış şok daha yaşanırsa ve benzer bir görünüm çıkarsa, bu defa para politikasının saygınlığının zedelenmesi tehlikesi var. Üstelik, TCMB'nin (2007, s. 66) maliye politikasından beklediği desteğin 2007'de alabilmesi olasılığı ise 2006'dan düşük.

     

    Bu köşe yazısı 01.02.2007 tarihinde Referans Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır