Arşiv

  • Şubat 2023 (1)
  • Ocak 2023 (8)
  • Aralık 2022 (10)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)

    Brezilya üzerine

    Hasan Ersel, Dr.26 Nisan 2007 - Okunma Sayısı: 1881

     

    Geçen hafta İstanbul'da yapılan bir toplantıda üç Brezilyalı iktisatçıdan ülkelerindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini dinleme fırsatını elde ettim. Konuşmacılar, ana çizgileriyle iktisat politikasının doğru yönde devam edeceği konusunda görüş birliği içindeydiler. Ancak reformlar konusunda aynı iyimserlik yoktu. Devlet Başkanı Luiz Inacio da Silva'nın (Lula) olağanüstü sayılabilecek kamuoyu desteğinin (yüzde 48; bilebildiğim kadarıyla şu anda hiçbir demokratik ülkenin lideri böyle bir desteğe sahip değil) bu ülkenin ihtiyacı olan reformların yapılmasını sağlayacağını sanmadıklarını söylediler. Lula'nın kamuoyu desteğinin artmasına yol açan süreç oldukça karışık. Kendisinin üyesi olduğu Partido dos Trabalhadores'ın (İşçilerin Partisi) etkisini kaybetmesi, 6 Haziran 2005'te patlak veren ve Lula hükümetini sarsan skandal sonucunda Maliye Bakanı Antonio Palocci'nin istifası, yerine reformlara daha eleştirel bakan Guido Mantega'nın gelmesi, hava trafik kontrolörlerinin 30 Mart'tan bu yana devam eden grevi gibi olaylara rağmen nasıl olup da Lula'nın itibarını yüksek tutabildiğini anlayabilmek doğrusu kolay değil. İnsanın hem Brezilya'nın siyasal yaşamını iyi bilmesi ve hem de olup biteni ciddi bir biçimde analiz edebilecek donanımı olması gerekli.

    Brezilya ekonomisi hızlı büyümüyor ama bekleyişler büyüme hızının artacağı yönünde. 2006 için son büyüme tahminleri gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 3,7 arttığı biçiminde. Brezilya Merkez Bankası ise 2007 yılı için tahminlerini gözden geçirdi ve yüzde 4,1'e yükseltti. 22 Ocak 2007'de Lula hükümeti Büyümeyi Hızlandırma Programı adını verdiği bir çerçeve açıkladı. Amaç, ülkenin büyüme hızını artırmak. Bunun için de altyapı yatırımlarına ağırlık verilecek. Hazırlanan program 20007-2010 döneminde 243 milyar dolar (yani Brezilya'nın 2006 GSYH'sinin yüzde 24,6'sı kadar) yatırım yapılmasını öngörüyor. Bu projelerin yaşama geçirilmesi kamu kesimi faiz dışı fazlasının azalmasına yol açacak. Bu azalmanın GSYH'nin yüzde 0,2-0,5'i arasında olması bekleniyor. Milli gelir hesaplarında yapılan yöntemsel düzeltmeler sonucunda kamu kesimi borcunun GSYH'nin yüzde 75'inden yüzde 68'ine düşmesi buna yardımcı olan bir gelişme.

    Brezilya, Türkiye'den farklı olarak neredeyse sürekli dış ticaret fazlası veren bir ülke. 2006 yılı için dış ticaret fazlası 45 milyar dolar dolaylarında. Peki ne mi satıyor? Hammaddeden teknoloji içeren ürünlere kadar yayılan alanda pek çok malı... Bir örnek vereyim:

    Bugün dünyada yolcu uçaklarına olan talebin en hızla arttığı ülkelerin başında Çin geliyor. Bu ülkenin 2020 yılına kadar 3000 dolayında yolcu uçağı talep edeceği tahmin ediliyor. Bunların önemli bir kısmı da "bölgesel yolcu uçağı" adı verilen kısa menzilli 50-100 kişi taşıyan uçaklar. Brezilya dünyada bu tip uçakları üreten birkaç ülkeden birisi ve Çin pazarına girmekte rakiplerinden daha önce harekete geçti. Brezilya'nın Embrear uçak yapım şirketi 28 Haziran 2004'te Çin'in önde gelen uçak yapım şirketlerinden birisi olan Harbin ile bir ortaklık kurdu. Amaç, Embrear'in kendi tasarımı olan 50 kişilik ERJ-145 jet yolcu uçağını Çin'de üretmekti. Hemen, çeşitli Çin hava yollarından siparişler gelmeye başladı. Geçen ay da Hainan Hava Yolları 50 adet ERJ-145 uçağı sipariş etti. Bu uçaklardan ilki eylül ayında teslim edilecek. Bu uçak aynı zamanda Embrear firmasının ürettiği 1000'inci ERJ-145 uçağı olacak.

    Bazen Brezilya ile Türkiye arasında benzerlik aramaya kalkışanlar oluyor da!


    Bu köşe yazısı 26.04.2007 tarihinde Referans Gazetesi'nde yayınlamıştır.

    Etiketler:
    Yazdır