Arşiv

  • Mayıs 2024 (12)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Bütçe harcamaları Avrupalı bir seçim ekonomisine benziyor

    Hasan Ersel, Dr.25 Haziran 2007 - Okunma Sayısı: 1927

     

    Hükümet faiz harcamalarındaki göreli azalmadan elde ettiğini 'Cari transferlere' yöneltmiş. Böyle bakınca ben bütçe uygulamasının, seçim olgusunu hesaba katan "Avrupa benzeri bir seçim ekonomisi" olduğunu düşünüyorum.

    Kamu harcamalarının büyüklüğü kadar bileşimi de maliye politikası açısından önemlidir. Kamu harcamalarının büyükçe bir kısmı faiz ödemesi biçiminde yapılıyorsa bu hükümetin isteyerek ya da istemeyerek- görece daha zengin (tasarruf yapabilmiş olan) kişilere ya da gruplara aktarım yaptığını gösterir. Buna karşılık, fakirlere transfer yapılıyorsa durum tersinedir. Öte yandan kamu harcamalarında araştırma ve geliştirme harcamalarının payı artıyorsa, bu ülkenin geleceğine verilen önemin arttığına ilişkin bir işaret olarak düşünülebilir.

    Geçmişteki bazı yazılarımda Merkezi Yönetim Bütçesini bu gözle ele almış, bütçe harcamalarının bileşimindeki değişiklikleri ortaya koymaya çalışmıştım. 2007 yılı bu açıdan daha da ilginç. Çünkü seçim yılı. Acaba seçim yılında olmak bütçe harcamalarının yapısında bir değişiklik yaratmış mıdır? Bu soru bana önemli geliyor. İçinde bulunduğumuz ortamda, eğer "seçim ekonomisi" yapılacaksa, ancak kamu harcamalarının bileşimi değiştirilerek yapılabilir. Çünkü bunun yasal dayanağı vardır ve bu tür bir yapı değişikliğinin, olası, iktisadi sonuçları öngörülebilir. Dolayısıyla "seçim ekonomisi" bağlamında sadece bütçe açıklarından söz etmenin iktisat politikası yapımcısının düşünce yeteneğini hafife almaktan başka bir anlamı yoktur.

    Bir varsayımımı daha belirteyim. Daha önce de yazdığım üzere, 2006 yılı bütçe harcamalarının bileşiminin 2007'de seçim olacağı öngörüsüyle biçimlendirildiğini düşünüyorum. Bu nedenle, bu yazıda 2007 Mayıs ayı itibariyle bütçe harcamalarının bileşimini, 2006 değil, 2005 Mayıs ayı ile karşılaştırma yönüne gideceğim.

     

    hed

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Harcama alanları itibariyle dağılım

    Tablo 1'de merkezi yönetim bütçesindeki harcamaların alanlar itibariyle dağılımı gözleniyor. (*) ile işaretlenen harcama alanlarının payları, 2005 yılına göre artmış. Bu harcama alanlarından "Genel Kamu Hizmetleri", zaten harcamaların en büyük kalemi. Çünkü "Faiz Harcamaları" bunun yüzde 64,4 ünü oluşturuyor. Bu dönemde ödenen faiz miktarı ise 2005'e oranla yaklaşık yüzde 16 daha fazla.

    Anlaşılan, bu kalemdeki artışın önemlice bir kısmı faiz ödemelerinden kaynaklanıyor. Sağlık hizmetlerindeki artış da bir tür kamunun yükümlülüklerinden kaynaklanan zorunluluk sonucu biçiminde yorumlanabilir. Buna karşılık "İskân ve Toplum Refahı" harcamalarının payındaki artış bir politika tercihine benziyor. Hemen vurgulayayım. Bu harcamaların payındaki artış oranı çok yüksek (22 kat) ama bütçe içindeki pay çok düşük. (Harcamaların sadece yüzde 2,2si). Bu başlık altında "İskân İşleri ve Hizmetleri", "Toplum Refahı Hizmetleri" ile "Su Temini İşleri ve Hizmetleri" kalemleri yer alıyor. Bu alanda toplam yapılan harcama 1,78 milyar YTL. Bunun yüzde 87'si ise ilk kalemden geliyor. Dolayısıyla bütçe harcamalarının alanlar itibariyle dağılımının, 2005 yılına oranla köklü bir farklılık göstermediği söylenebilir.

    Harcama türleri itibariyle dağılım

    Tablo 2'de merkezi yönetim harcamalarının türler itibariyle dağılımı veriliyor. Burada ise önemli değişiklikler var. Tabloda (*) ile işaretlenen kalemler  2005 yılına göre payı artanlar. Tablodan görülen şu: "Personel Giderlerinin" toplam harcamalar içindeki payı 4.4 puan, "Faiz Harcamalarınınki" ise 8,6 puan düşmüş. Buna karşılık "Mal ve Hizmet Alımları", "Cari Transferler", "Sermaye Giderleri",  "Sermaye Transferleri" ve "Borç Verme" kalemlerinin payı artmış.

    Payı en çok artan kalem "Cari Transferler". Artış 9,9 puan. 2005 Mayıs'ında 13,7 milyar YTL olan cari transferler 28,8 milyar YTL'sına yükselmiş. Yalnız bir yanlış anlamaya yol açmamak için 2006 yılının Haziran ayında da bu rakamın 27,1 milyar YTL ulaştığını anımsatayım.

    Toplam Cari Transferler içinde "Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hizmetlerinin", yani sosyal güvenlik sisteminin açıklarının finansmanının, payı düşüyor (2005'de yüzde 70,5 iken 2006'da yüzde 48,5). Bu söz konusu alanda sorunlarımızı çözdüğümüz anlamına gelmiyor tabiatıyla. Sadece bütçede cari transferler kaleminin daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor. Benzer bir azalma da "Ekonomik İşler ve Hizmetler" alanında görülüyor. Buna karşılık "Genel Kamu Hizmetleri" alanında verilen cari transferlerin payında ise 2005'e oranla son iki yılda, 10 puanı aşan,önemli bir artış var.

    Özetlersek, 2005 yılının Mayıs ayı itibariyle "Genel Kamu Hizmetleri" ve "Ekonomik İşler ve Hizmetler" alanlarındaki cari transferlerin toplam içindeki payı yüzde 22,6 iken, 2007 yılının aynı döneminde yüzde 48,1'e çıkmış. "Cari Transferlerin" toplam "Merkezi Yönetim Bütçesi" içindeki payındaki artışla bir arada düşünüldüğünde, içinde tarımsal destek, mahalli idarelere transferler gibi, kısa dönemde hane halklarının harcanabilir gelirini artırıcı etki yapan kalemlerde, büyük artışlar görünüyor.

    Gelir transferinin önemi

    Peki bu ne anlama geliyor? Bu kalemlerin niteliği gereği, bunlardan yararlananların çoğunluğu az gelirli insanlardır. Dolayısıyla kamu müdahalesi yoluyla yapılan bu gelir transferi, faiz ödemelerinin tersine az gelirlilere yöneliktir. Bu harcamaların, az gelirliler arasında dağılımının nasıl olduğu bilinmeden bunun etkisinin ne ölçüde olumlu olacağını kestirmek olanaksız. Ancak, burada önemli bir bozukluk yaratılmadığı varsayımı altında, bu sonucu "gelir dağılımını düzeltici" olarak nitelendirmek olanaklı. Bir nokta daha var. Düşük gelirli grupların harcama eğilimi yüksektir, toplam harcamaları içinde yurt içinde üretilen mal ve hizmetlere yönelik olan kısım da yüksektir. Dolayısıyla bu politika iç talepteki yavaşlamayı da yumuşatıcı bir etki yapar. Bunun da üretim ve istihdam üzerindeki etkisinin olumlu olması beklenir. Ancak bütün bunlar bütçenin yarından çok bugünle ilgilendiğini de gösteriyor. "Eğitim hizmetlerinin" payında 2005'e oranla azalma var. Bilimsel araştırmalara ayrılan fonları, yeterince, artıramadığımız da görülüyor. Yeterince diyorum, çünkü bu yönde bir gayret olduğu söylenebilir. Ancak yetersizlik, uluslararası karşılaştırmalar yapıldığında ortaya çıkıyor.

    Bu görünümden benim çıkardığım sonuç ana çizgileriyle şöyle: Hükümet faiz harcamalarındaki göreli azalmadan elde ettiğini "Cari transferlere" yöneltmiş. (Daha önce de belirttiğim üzere bu yol 2006'dan itibaren izlenmeye başlandı) Böyle bakınca ben bütçe uygulamasının, seçim olgusunu hesaba katan bir maliye politikasını ifade ettiğini düşünüyorum. Deyim yerindeyse, "Avrupa benzeri bir seçim ekonomisi"! Umarım, bu anlamda, yoldan çıkıp "Şarklılaşmaz".

     

    Bu yazı 25.06.2007 tarihinde Referans Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

     

    Etiketler:
    Yazdır