Arşiv

  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)

    Türkiye’nin İnsan Sermayesi Göçüyor

    Ozan Acar21 Temmuz 2015 - Okunma Sayısı: 5495

    Türkiye’nin dünya ile ekonomik entegrasyonunu sağlayan üç temel kanal var. Bunlar, dış ticaret/yatırım, finansal fon akımları ve dış göç. Dış ticaret/yatırım ve finansal fon akımlarında durum nedir biliyoruz. Etraftaki veriler oldukça detaylı. Türkiye’nin dış göç dinamikleri ise kapalı kutu. İstihdam Araştırmaları Merkezi’nin Beyin Göçü Veritabanı ile kutuyu aralayalım istedim. Bakın içinden ne çıktı?

    Türkiye’den yurtdışına yeni bir hayat kurmak için gidenlerin sayısı, özellikle de eğitim düzeyi yüksek olanların sayısı artıyor. OECD üyesi 20 ülkedeki[1], 25 yaş ve üzeri[2] Türk göçmenlerin sayısı 2000 yılında 1,8 milyondan, 2010 yılında 2,1 milyon kişiye ulaştı. Göçmen sayısındaki artışın yaklaşık yarısı üniversite mezunu göçmenlerden oluşuyor.

    Şekil: OECD üyesi 20 ülkede yaşayan Türkiye doğumlu göçmenlerin sayısı ve eğitim seviyesine göre dağılımı

    Türkiye doğumlu göçmenler

    Bir insan doğduğu ülkeden neden ayrılır? İktisat literatüründe bu soruya cevap arayan çok sayıda çalışma var[3]. Birinci sırada ekonomik nedenler geliyor. Kendi ülkesinde istediği gibi bir iş bulamayan insanlar dışarıya gidiyor. İkincisi, ailevi nedenler. Göçmenler beraberlerinde eş ve çocuklarını da götürüyorlar. Üçüncüsü, yönetişim kalitesindeki sorunlar. Hukukun üstünlüğü, fikir özgürlüğü ve hoşgörünün olmadığı ülkelerden özellikle yaratıcı sınıf kaçıyor. İnsanlar kendileri ve aileleri için daha kaliteli bir yaşam ve daha güvenli bir gelecek için göç ediyorlar aslında.

    Peki dış göç, göç veren ülke için her zaman kötü müdür? Ekonomik sonuçları olan olguları mutlak iyi ya da mutlak kötü olarak değerlendirmek çoğu zaman hatalıdır. Dış göç, göç veren ülkedeki insan kaynağının erozyonudur. İnsan kaynağı ise ekonomik ve sosyal kalkınmanın en önemli girdisidir. Yurtdışına göç eden 1 kişi, göç veren ülkeden dışarıya giden 90 bin dolarlık doğrudan dış yatırıma karşılık geliyormuş. Yüksek eğitimli göçmenler için bu tutar 250 bin dolara çıkıyormuş[4]. Bu değerler üzerinden hesaplandığında, Türkiye’nin OECD üyesi 20 ülkede yaşayan insanlarının “doğrudan dış yatırım karşılığı” 230 milyar doları buluyor. Böyle bakınca dış göç ekonomi için kötüdür denilebilir.

    Göç vermenin ekonomik faydaları da var. Nedir bu faydalar? Yurtdışına çalışmak için giden insanlar, geride bıraktıklarına gelir transferi yaparlar. Bu transferler özellikle en az gelişmiş ülkelerin döviz ihtiyaçlarını karşılamada önemlidir. İkincisi, ikili ticaret ve yatırım artar. Göçmenlerin kendi ülkelerindeki şirketlerle ya da bireylerle ticaret yapmasının işlem maliyeti daha düşüktür. İşlem maliyetlerindeki düşüklük yatırım ve ticareti arttırır. Üçüncüsü ise beceri transferidir. Göçmenlerin yurtdışında kazandıkları becerileri kullanarak anavatanlarındaki katma değer artışına katkı sunmaları da dış göçün faydaları arasında gösterilebilir.

    Türkiye’nin dış göç dinamikleri

    İstihdam Araştırmaları Enstitüsü (İAE) ’nün veritabanında, göçmenlerin hangi ülkede doğdukları, eğitim seviyeleri ve cinsiyet bilgilerini bulabilirsiniz. Söz konusu 20 ülkede yaşayan Türkiye doğumlu ve 25 yaş ve üzerinde olan göçmen sayısı, 2010 yılında yaklaşık 2,1 milyonun üzerindeydi. Bu 20 ülkedeki en kalabalık 8’inci nüfus Türkiye’nin. Meksika, İngiltere, Hindistan, Almanya, Çin, Filipinler ve İtalya, sıralamada Türkiye’nin önündeki ülkeler.

    Üniversite mezunu Türk göçmenlerin, toplam göçmenler içindeki payı artıyor. 2000-2010 döneminde, Türkiye doğumlu üniversite mezunu göçmen sayısı neredeyse ikiye katladı. Yurtdışında yaşayan Türk göçmenlerin içinde üniversite mezunlarının oranı 2000 yılında yüzde 7,4’ten, 2010 yılında yüzde 12,4’e çıktı. Türkiye’deki üniversite mezunlarının sayısı arttı da ondan mı böyle? Hayır değil. Üniversite mezunu göç oranı, yani üniversite mezunu göçmenlerin sayısının, yurtiçi ve yurtdışındaki üniversite mezunu Türklere oranı 2000 yılında yüzde 4,2’den, 2010 yılında yüzde 6,7’ye çıktı. Yani dışarıya giden üniversiteli sayısındaki artış, Türkiye’deki üniversite mezunu sayısındaki artışın üzerinde.

    Eğitimli kadın göçmenlerin oranı artıyor. Yurtdışında yaşayan Türk kadın göçmenler içerisinde, üniversite mezunu kadınların oranı 2000 yılında yüzde 3,5’ten, 2010 yılında yüzde 8’e yükseldi. Yüksek eğitimli göçmenlerin sayısına oran olarak bakıldığında ise kadınların payının 2000 yılında yüzde 35’ten, 2010 yılında yüzde 41’e ulaştığı görülüyor. Türkiye gibi kadın-erkek eşitliğini sağlama performansı son derece düşük olan bir ülkede, eğitimli kadınların daha büyük bir bölümünün burada kalmak yerine yüksek gelirli OECD üyesi ülkelere göç etmesini pek de garipsememek gerekiyor.

    Kendi çevremdeki insanların göç etme nedenleri üzerine birkaç şey söyleyerek bitireyim. Kimisi, sahip olduğu becerileri kullanabileceği fırsatlar bulamadığı için gidiyor. İyi bir mühendis olduğunuzu düşünün. Sizi buraya bağlayan başka bir şey yoksa Türkiye’de X şirketinde mi yoksa ABD’deki Apple vb. gibi şirketlerde mi çalışmak istersiniz? Bir diğer grup, çocuklarını daha huzurlu ve iyi imkanlara sahip ülkelerde yetiştirmek istediğinden burada durmuyor. Eğitim sistemi çatırdayan ve çocukların sokaklarda rahatça dolaşamadığı bir ülkede çocuk yetiştirmek istemeyenleri suçlayamazsınız. Ülkedeki toplumsal sorunlara duyarlılığı yüksek bir diğer grup ise ülkedeki adaletsizlikten, fikrini rahatça söyleyememe durumundan ve hoşgörüsüzlükten bunalıp ayrılıyor. Peki ya kadınlar neden kaçıyor? Yolda rahat yürüyememekten, her gün taciz edilmekten, öldürülmekten, haksızlığa uğramaktan kaçıyorlardır herhalde.

    Türkiye’yi yönetenlerin, eğitimli insanların artan dış göçünün nedenlerini iyi analiz etmeleri ve önlem almaları gerekiyor. Yanlış anlaşılmasın, dış göç olmasın demiyorum. Yurtdışında eğitimli insanlarımızın sayısının çok olmasının avantajlarının olduğunu da biliyorum. Bu insanların ülkeyi terk etmelerinin nedenleri ortadan kalksın diyorum.

    Türkiye’nin dış göç dinamiklerini gösteren grafikler için tıklayınız.

     


    [1] Bu konuda yapılmış çok sayıda çalışma vardır. Örneğin, de Haas, H. (2011). The determinants of international migration: Conceptualising policy, origin and destination effects. International Migration Institute Working Paper No. 32. University of Oxford: Oxford. ve Hatton, T. J. And Williamson, J. G. (2005). What fundamentals drive world migration? In Borjas, G. and Crisp, J., editors, Poverty, International Migration and Asylum. Palgrave-Macmillan.

    [2] Bahar D., Rapoport, H. “Migration, knowledge diffusion and the comparative advantage of nations”, Center for International Development, Harvard Üniversitesi, Mart 2014.

    [3] Dünyadaki göçmenlerin yaklaşık yüzde 70'ini yaşadığı 20 OECD üyesi ülkedeki göçmenler dikkate alınmıştır. Bu ülkeler; ABD, Almanya, Avustralya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, Kanada, Lüksemburg, Norveç, Portekiz, Şili, Yeni Zelanda ve Yunanistan'dır.

    [4] Yurtdışına eğitim amaçlı giden insanları ve okul çağındaki göçmenleri analize dahil etmemek için 25 yaş ve üzerindeki nüfusu dikkate alıyoruz.

    Etiketler:
    Yazdır