Arşiv

  • Haziran 2021 (7)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)

    AB Sürecinde Tarım ve Kırsal Kalkınma

    Halil Agah30 Aralık 2015 - Okunma Sayısı: 1421

    AB Komisyonu, son dönemlerde tarım ve kırsal kalkınma alanında özellikle “ortak tarım politikası” ile ilgili uyum çalışmalarında ve “genel tarım konularında” ilerleme kaydedildiğini ifade ederek, katılım öncesi kırsal kalkınma destek programı olan IPARD’ın uygulanmasıyla birlikte Türkiye’nin fonları hazmetme kapasitesinin arttığını belirtiyor.

    Bu kapsamda hazırlanan ilerleme raporlarında belirtilen, genel tarım konuları, kırsal kalkınma ve organik tarım ile ilgili olarak atılan adımları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

    • İstatistiki verilerin düzenli toplanması ve bu verilerin güvenilirliğinin arttırılması amacıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde “İstatistik ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı” kurulmuştur.
    • Otomatik veri toplama yöntemlerine dayanan “çiftlik muhasebe veri ağı” 81 ili kapsayacak şekilde genişletilmiş, söz konusu veri ağından elde edilen veriler, devam eden tarım sayımı, tarımsal arazi parsel veri tabanı ve ilgili diğer veri tabanları ile entegre edilmektedir.
    • Çiftçilere tarımsal amaçlarla verilecek olan bireysel destekleme kararlarına ilişkin entegre “tarımsal veri bilgi sistemi” ile ilgili çalışmalar başlatılmıştır.
    • AB desteğiyle, arazi parsel tanımlama sistemi geliştirilmesine yönelik çalışmalar başlatılmış ve belli ölçüde gelişme sağlanmıştır.
    • IPARD programı ile Türkiye’nin katılım öncesi tahsis edilen kaynakları kullanabilme kapasitesi arttırılmış ve 2014 yılında yararlanıcılara AB fonundan yaklaşık 250 milyon avro ödeme gerçekleştirilmiştir.
    • Türkiye, 2014-2020 yıllarını kapsayan ve farklı kurumların yürüteceği “kırsal kalkınma faaliyetleri” arasında gerekli olan uyumun ve koordinasyonunun sağlanmasını amaçlayan “İkinci Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi” hazırlanmış ve Yüksek Planlama Kurulu tarafından onaylanarak 21 Şubat 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
    • Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, merkezde ve yerelde görev yapan hemen tüm teknik ve idari çalışanına gerekli olan hizmet içi eğitimi sağlamıştır.
    • Türkiye’nin büyük bir potansiyeli olan “organik tarım”ın uygulama esaslarına ilişkin gerekli olan mevzuat hazırlıkları son aşamaya gelmiştir.

    Tüm bu gelişme kayıt edilen konuların yanı sıra aşağıdaki konularda da gerekli çalışmaların hızlandırılması ve sonuçlandırılması tavsiye edilmektedir:

    (i) Tarım sayımı konusundaki hazırlıkları tamamlanarak bu sayım işleminin acil gerçekleştirilmesi,

    (ii) Tarım istatistikleri strateji belgesinin kabul edilerek gerekli düzenlemelerle uygulamaya aktarılması,

    (iii) Çiftçilere verilen doğrudan destekler ile ilgili olarak Türkiye’nin tarımsal destekleme politikasını “ortak tarım politikası” ile uyumlaştırmak üzere bir strateji hazırlaması ve bunun tüm tarafların uygun görüşü ile uygulamaya geçirilmesi,

    (iv) AB’den canlı sığır, sığır eti ve işlenen ürünlerin dışalımında uygulanan sınırlamaları/kısıtlamaları kaldırmak konularında daha fazla çaba gösterilmesi,

    (v) IPARD programlarının ülke düzeyinde tanıtımının etkin yapılması ve görünürlüğün arttırılması konusunda çalışmaların yoğunlaştırılması.

    Yukarıda sıralanan istekler kapsamında, AB tarafınca 2016 içerinde özellikle ve acilen canlı hayvan (sığır) ve et (sığır eti) dış alımında uygulanan kısıtlamaların tamamen kaldırılması ve “tarım istatistikleri” konusunda strateji oluşturulması beklenilmektedir.

    Öte yandan, AB Ortak Tarım Politikası kapsamında üye ülkelerde hayata geçirilen “doğrudan gelir desteği” 2007-2009 döneminde “çiftçi kayıt sistemi” kapsamında Dünya Bankası tarafından desteklenen Tarım Reformu Uygulama Projesi (ARIP) kapsamında uygulanılmış ve daha sonra seçilen ürünler ve faaliyetler dikkate alınarak üretim desteği halini almıştır. AB, Türkiye’de uygulanan tarımsal destekleme sisteminin Ortak Tarım Politikasının bir aracı olan çiftçilerin doğrudan desteklenmesi sistemine entegre edilmesini arzulamaktadır.

    Bu konular, Türk tarım politikasının AB Ortak tarım politikasına entegrasyonu konusunda yapılacak müzakerelerin ana eksenini oluşturacaktır.  Bu nedenle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın konuyla ilgili tüm taraflarla görüşerek bir eylem planı hazırlaması ve müzakerelere hazırlıklı olması kaçınılmazdır.

    Etiketler:
    Yazdır