Arşiv

  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)

    Etiketler

    Rusya’nın yeni ‘güvenlik stratejisi’

    Nihat Ali Özcan, Dr.08 Ocak 2016 - Okunma Sayısı: 1191

    İçeride ve dışarıda yeni ve sürprizlerle dolu gelişmelere tanıklık ediyoruz. Hadiselerin yoğunluğundan dolayı bazen önemli olayları, konuları gözden kaçırabiliyoruz.

    Nitekim bu çerçevede elimizde uzun bir liste var. İçeride başkanlık tartışmaları, PKK’ya karşı operasyonlar, Suriye’de çatışmalar, Irak’ta operasyonlar, Suudi Arabistan-İran gerilimi derken, Kuzey Kore’nin nükleer denemesi ciddi manada konu enflasyonu yaratıyor.

    Tam da çok kutuplu, çok başlı, farklı boyut ve ölçekte gelişmelerin yaşandığı bir ortamda, Rusya 2015’in son gününde yeni “Güvenlik Strateji Belgesi”ni açıkladı.

    Sadece Rusya değil, büyük ve orta ölçekli çoğu ülke benzer belgeleri yayımlar ve dünya kamuoyuyla paylaşırlar. Bu, iç ve dış kamuoyuna, rakiplerine mesaj vermek için işe yarar bir yöntemdir. Belge sahibi ülkenin milli çıkarlarını, dünyayı nasıl okuduğunu, güvenlik ve tehdit algısını, önceliklerini, geleceğe dair öngörülerini anlamak için bu türden belgeleri izlemek faydalı olabilir.

    Belge bir öncekinden ciddi farklılıklar içeriyor. Putin bu defa Rusya’nın dünya çapında politika izleyeceğini ilan ederken, NATO’nun “sınırlarını aştığına” vurgu yapıyor. Öte yandan, işbirliği kapılarını da kapatmıyor. Ancak, “eşitler arası” bir ilişkiyi öne çıkarıyor.

    Güvenliği, ekonomi, sağlık, sosyal düzen bağlamında uzaklaştırarak devlet merkezli hale getiriyor. Bu çerçevede metnin geneline, kuşkucu, agresif ve kararlı bir ruh hali hakim.

    Bu kuşkuculuğun temelini ise “renkli devrimlere” verdiği anlam oluşturuyor. Rusya, renkli devrimleri Batı’nın örtülü operasyonları olarak gördüğünü hiç gizlemedi. Nitekim Arap Baharı ve Ukrayna’daki gelişmeleri bu stratejinin bir örneği olarak ele aldı. Belge, gerek ülke içinde gerek dışarıda benzer “baharları” öngörmeye ve önlemeye yönelik hususları içeriyor. Bu kuşku, düşen petrol fiyatlarına bağlı olarak, ekonomik ve mali sarsıntıların “renkli” devrimleri tetiklemesi kaygısını açığa çıkarıyor.

    Bu çerçevede Rusya’nın önümüzdeki dönemde Ukrayna ve Suriye gibi ülkelerde devam eden “renkli devrimlerin” etkilerini önleyici bir yol izleyeceği açık. Öte yandan, gerektiğinde de benzer taktikler içeren Rus tarzı “hibrit” stratejiler uygulayacağını gizlemiyor. Politik amaç için, aynı zaman diliminde ve aynı mekânda, konvansiyonel silahların, bilgi savaşlarının, kamu diplomasisinin kullanıldığı, düzensiz taktiklerin uygulandığı, terörizm ve kriminal faaliyetlerin de içinde yer aldığı bir tarzdan söz ediyoruz.

    Uçak krizi sonrası Rusya ile zor günler yaşayan Türkiye’nin belge ışığında, Ortadoğu’yu, Karadeniz’i yeniden düşünmesi gerekir. Batı ile ilişkiler, Suriye üzerinde devam eden gerilim, Rusya’nın enerji politikaları, PKK ile tarihsel ilişkiler yeni bir anlam kazanabilir.

    Bu köşe yazısı 08.01.2016 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler: Rusya,