Arşiv

  • Ekim 2020 (9)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)

    Etiketler

    Biz bu OVP işinin artık iyice suyunu çıkardık

    Güven Sak, Dr.15 Ocak 2016 - Okunma Sayısı: 2233

    İlk Orta Vadeli Program (OVP)’ın yayımlandığı zamanı hatırlıyor musunuz? Sene 2005’ti. Birinci OVP, 31 Mayıs 2005 tarih ve 25831 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. 10’uncu OVP ise 11 Ekim 2015 tarih ve 29499 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Şimdi Ocak 2016’da biz hararetle OVP tartışıyoruz yeniden. Neden? Çünkü hükümetimiz Ekim 2015’te yayımladığı OVP’nin tablolarını, temel makroekonomik hedefler ve mali hedefler başlığı altında revize ederek yeniden yayımladı. Ben yukarıda anlattıklarımla bir kamu mali yönetim aracı olarak OVP’nin iyice suyunu çıkardığımızı düşünüyorum. Bu en son tablo revizyonu ise bir kamu mali yönetim aracı olarak 2005 yılında başlatılan OVP sürecinin üzerine rengarenk bir tüy dikmiş oldu. Bugünlerde etrafta hararetli bir OVP tartışması var. Tablo revizyonu elbette ilgi uyandırıyor. Ancak ben bugün bir kamu mali yönetim aracı olarak OVP’yi nasıl harcadık konusuna eğilmek isterim. Öyle durumlar vardır ki zarf, mazruf kadar önemlidir. Hatta bazen zarf mazruftan daha önemlidir. Ben bugün içinde ne yazdığıyla değil, bizatihi Türk usulü OVP uygulamasına değinmek istiyorum. Gelin bakın, Türkler, OVP’yi nasıl harcadı. Delillerimi sunmak isterim.

    Delil 1: Bugüne kadar biz toplam 10 adet OVP metni yayımladık. Bu metinlerin ilki 31 Mayıs’ta, takip eden 3 tanesi Haziran ayı içinde, 1 tanesi Eylül ayı içinde, kalan 5 tanesi ise Ekim ayı içinde yayımlandı. Türkiye uygulamasında, bir kamu mali yönetim aracı olarak kullanılması beklenen, getirdiği hedefler, öncelikler ve çerçeve ile bir sonraki bütçe yılından itibaren 3 yıllık bir perspektifle kamu kaynak tahsisini yönlendirmesi beklenen OVP’nin ne zaman yayımlanacağı belli değildir. Kamu yönetiminin ve özel sektörün önüne perspektif koyacak olan, hepimizin atacağı adımları koordine etmesini beklediğimiz bir dokümanın ne zaman yayımlanacağının belli olmaması ne demektir? Biz bu yayımladığımız dokümanı bir kamu mali yönetim aracı olarak ciddiye almıyoruz demektir.

    Delil 2: Bugüne kadar yayımlanan 10 adet OVP dokümanından 6 tanesi, OVP’nin yayımlanması için belirtilen yasal sürenin bitimini takiben yayımlandı. Şimdi şöyle düşünün, bir şirket olarak gelecek planlarınızı yapacaksınız ve kamu bütçesi acaba hangi hedeflerle nasıl bir yıl tasarlıyor diye merak ediyorsunuz. OVP dokümanı kamunun 3 yıllık öncelikleri ile makroekonomik hedeflerini ilan etmek için tasarlandığından haliyle kendi planlarınızı yapmak için bu belgeyi bekliyorsunuz. OVP’nin ne zaman yayımlanacağı 5018 sayılı kanunda zaten yazıyor. Burada önce Mayıs sonuna kadar diyor. Sonra 2011 yılında, kanunda bir kanun hükmünde kararname vasıtasıyla yapılan bir değişiklikle en geç Eylül ayının ilk haftası sonuna kadar OVP’nin yayımlanacağı söyleniyor. Ama 10 OVP’nin 6’sında kamu kendi verdiği sözü tutmuyor. Bu ne demektir? Biz bu yayımladığımız dokümanı bir kamu mali yönetim aracı olarak ciddiye almıyoruz demektir.

    Delil 3: Bütün bu, en hafif ifadeyle, ciddiyetsizliklerin üzerine, bir de Ekim 2015’te zaten yasal sürenin bitiminden sonra yayımladığınız OVP’nin yalnızca tablolarını 11 Ocak 2016’da revize ediyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki ne yapalım? Arada seçim oldu, parlamento toplanamadı, bütçe gecikti, yeni bir bütçe yaptık ve tabloları elden geçirmek zorunda kaldık. Hepsi doğru. Ama yine de itirazım var. OVP, kamu mali yönetiminin 3 yıllık programıdır. Kamu mali yönetiminin önceliklerini belirleyen, kamunun nerelere ne kadar para harcayacağını, hangi harcama programlarını ne saikle ihdas edeceğini, harcama programları vasıtasıyla Türkiye ekonomisinde neleri hedeflediğini ortaya koyan bir dokümandır. Bu biçimiyle OVP, hem kamu sektörü için işlerin nasıl planlanması gerektiğini belirleyen bir koordinasyon aracıdır hem de kamunun niyetlerini özel sektöre ileten bir yönlendirme aracıdır. Şimdi Ekim 2015’te yapılan OVP’nin gerekçe göstermeksizin Ocak 2016’da revize edilmesi ne demektir? Aynı parti hükümetine yeni bakanlar geldi, yeni öncelikler belirdi; orta vadeli patika kısa vadeli dalgalanmadan etkilendi demektir. Nedir? Biz bu yayımladığımız dokümanı bir kamu mali yönetim aracı olarak ciddiye almıyoruz demektir.

    Bir kerteriz noktası olması umuduyla normal ülkelerde OVP’lerin ne zaman yayımlandığının da altını çizmek isterim. OVP AB ülkelerinde en geç Nisan ayı sonunda açıklanıyor. Neden? Kamu mali yönetim sistemi ciddiye alındığı için; kamu kurumları bütçelerini buradaki hedef ve önceliklere göre hazırlasınlar, özel sektör, akademi ve sivil toplum kamunun hedeflerinden, tercihlerinden haberdar olsun; bu hedefler ve tercihler tartışılsın-eleştirilsin, bütçe teklifi Meclise sunulmadan bu tartışmalar ışığında gerekirse değiştirilebilsin diye elbette.

    10’uncu OVP’nin bir tek tablolarının ve bu arada hedeflerinin revize edilmesinden neden hiç hazzetmedim, onu da anlatmak isterim. OVP metni bir bütündür. Siz eğer bir hedefinizi değiştiriyorsanız harcama programları içinde daha önceden belirlediğiniz bazı noktalara ulaşamamışsınız demektir. Her OVP dokümanı aynı zamanda daha önce yayımlanan dokümanlarda belirlenen hedefler hakkında hesap veren bir dokümandır. OVP’de yapılan değişikliklerin, nedenleri ile birlikte kamuoyuna uzun uzun izah edilmesi gerekir. Ayrıca her OVP, sadece geçmişteki sapmaların hesabını veren değil, gelecekte uygulanması planlanan politikaların da maliyetlendirildiği ve dengeye yansıtıldığı analitik bir dokümandır.

    Tam da bu nedenle normal ülkelerde OVP dokümanları 100 sayfayı aşkın uzun belgelerdir. Bizdeki OVP’lerin ortalama uzunluğu ise yalnızca 20 sayfadır. Şimdi bu ne demektir? Biz bu yayımladığımız dokümanı bir kamu mali yönetim aracı olarak ciddiye almıyoruz demektir.

    İşte bu duygu ve düşüncelerle, ben, Türkiye’nin OVP işinin iyice suyunu çıkardığını düşünüyorum. Bazen zarf mazruftan daha önemlidir dediğim işte budur. Mazrufa yani hedeflere gelmeden önce bu OVP uygulamasının kamu mali yönetim süreci ile bütçe disiplini açısından bir zafiyet göstergesi olduğunun altını çizmek isterim. Bütçe sürecini nasıl yönettiğiniz, ekonomiyi yönetme tarzınız hakkındaki en temel göstergedir.

    Bu köşe yazısı 15.01.2016 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayımlandı.

    Yazdır