Arşiv

  • Temmuz 2020 (10)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)
  • Ağustos 2019 (12)

    Etiketler

    Irak Kürt Bölgesi neden ‘bataklık’ olmamalı?

    Nihat Ali Özcan, Dr.23 Ocak 2016 - Okunma Sayısı: 1075

    Suriye ve Irak her geçen gün devlet olma niteliğini kaybediyor. Güvenlik zayıflamış, ekonomi çökmüş durumda; siyasi ve sosyal istikrarsızlık derinleşiyor. Meşruiyeti tartışmalı merkezi yönetimlerin yanı  sıra, devletimsi yapılara bölünmüş durumdalar.  

    Türk kamuoyunun PKK sorununa odaklandığı bu günlerde komşumuz, devletimsi Kuzey Irak Kürt Yönetimi ciddi sorunlarla boğuşuyor. Üstesinden gelememesi halinde, Türkiye için de ağır sonuçların doğacağı açık.

    Zayıf kurumlar, çöküntünün eşiğindeki ekonomi, uzlaşmaya uzak siyasi kültür tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Üstelik jeopolitik konumu Kürt Bölgesel Yönetimi’ni müdahaleye açık hale getiriyor. Buna petrol fiyatlarındaki düşüş de eklenince krizden çıkış zorlaşıyor. İç siyaseti kilitleyen başkanlık tartışmaları ise Barzani ile Goran hareketini karşı karşıya getiriyor. Parlamento başkanı Erbil’e giremezken, dört bakan da azledilmiş durumda.

    Bağdat hükümeti petrol gelirlerinden Kürt yönetiminin payına düşeni ödememekte kararlı görünüyor. Buna karşılık Barzani, Bağdat’ın tüm itirazlarına rağmen aylık 18 milyon varil petrol ihraç etmeyi sürdürerek mali krize çare bulmaya çalışıyor.

    IŞİD ise ciddi bir güvenlik sorunu. Çoğu sadece maaş günü ortaya çıkan, “hayalet asker”, 110 bin peşmergenin harcamaları en büyük kalemlerden biri. Sayılarının 1.8 milyon olduğu söylenen Iraklı ve Suriyeli mülteciler de işin cabası.

    Ekonomik kriz sonucu hükümet maaşları ödeyemiyor. Bu durum siyasi toplumsal tepkileri artırırken, baskıları da beraberinde getiriyor. Örneğin, Goran hareketinin ofislerinin kapatılması ve medyasının engellenmesi bunun bir sonucu.  

    Öte yandan, Türkiye’nin sürdürdüğü PKK operasyonları Habur geçişini durdururken, ekonomik krizi de derinleştirmiş görünüyor. Çoğunluğu petrol tankeri olan günlük 6 bin araç geçişi şimdilerde iyice düşmüş durumda.

    Bölgesel rekabet ve politik gelişmeler de iç politikayı etkiliyor. İran’ın Goran üzerinde artan nüfuzu, KYP ile ilişkileri dikkat çekici. ORSAM’dan araştırmacısı Bilgay Duman, Kerkük ve Süleymaniye’deki PKK varlığına dikkat çekiyor. Bu tablo, Barzani’ye destek veren Türkiye’yi de zorlamaya devam ediyor.

    Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, günümüzde devletleşme sürecinin zorluklarını ve dış etkilere ne kadar açık olduğunu göstermesi açısından iyi bir örnek. Bu başarısızlığın beraberinde getireceği çöküş sadece Iraklı Kürtleri değil, Türkiye’yi de derinden etkileyecektir. Kaldı ki sınırlarımızda yeterince kara delik oluştu. Yapılması gereken, Kürt Bölgesel Yönetimi’nin krizden çıkışını kolaylaştırmak ve onu ayakta tutmaktır.

    Bu köşe yazısı 23.01.2016 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler: Suriye, Irak, PKK, Kürtler,
    Yazdır