Arşiv

  • Kasım 2020 (11)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)

    Etiketler

    Mektubumuz var

    Nihat Ali Özcan, Dr.08 Nisan 2016 - Okunma Sayısı: 2003

    Bu köşeyi takip edenler aşağıdaki duygusal metni okuyunca şaşırabilirler. Köşeyi bu gün hepimize yazılmış bir mektuba ayırdım. Tek kelimesine dokunmadım, yorum yapmadım. Yazanın ruh hali ve verdiği bilgiler ilgi çekici olabilir.

    “Az önce Nusaybin’de verilen 33’üncü şehidimizin otopsi işlemelerini tamamladık, kefenledik, dualarla tabutuna ve morga koyduk. Rengini, içine koyduğumuz şehidin kanı gibi şüheda kanından almış al bayrağa sardık. Yarın Allah nasip ederse uğurlama törenini yapıp memleketine uğurlayacağız.

    Bu operasyon nedeniyle her gün şehit haberlerini alıyorsunuz. Biliyorum, çoğunuzun umurunda değil ancak, ben gene de bilin istedim...

    Burada, Çanakkale’de yaşanan muharebelerin bir benzeri yaşanıyor. Hatta daha da acıklısı.

    Aynı evin bir odasında askerler, diğer odasında teröristler. Asker, “Teslim ol lan şerefsiz” derken, terörist de “Sen teslim ol TC’nin p...” diye cevap veriyor. Hani Gazi Mustafa Kemal, Çanakkale’nin nasıl kazanıldığını anlatırken “Mevziler arası 5 metre...” diye anlatmaya başlar ya, aynen yaşanıyor şu anda.

    Daha da acıklısı; bu gün yaralananlar, yarın belki de siyasi bir manevranın gereği olarak, hayata dönüş operasyonu sonrası yargılanan jandarma subayları gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde cezalandırılabileceklerini biliyorlar.

    24 Temmuz 2015’ten bu güne terörle mücadele ediyoruz. Hem de kararlılıkla. Sonuna kadar gideceğiz. Tek bir barikat, tek bir terörist kalmayana kadar. Kökünü kazıyacağız.

    Her gün kararlılıkla eksilmeye devam ediyoruz.

    Mesela Sur... Harekât iki taburla başlamış, bir an önce bitirilsin talimatıyla 18 tabura kadar çıkmış ve 14 taburla bitirilmiştir. Nerede 4 tabur diye sorarsanız, 67 şehit, 500’ün üzerinde yaralı... Ki bu da 4 JÖH taburunun operasyon toplamı eder. Sizi şehitliklerde ve hastanelerde bekliyorlar. Sorabiliriniz inanmıyorsanız. Gerçi ziyarete gider misiniz oralara bilmiyorum ama...
    Ey Necip Türk Milletini yönetenler... Ey Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kıymetli vekilleri... Terörle mücadeleyi kararlılıkla yürütmek adına kaç tane yasa, kaç tane yönetmelik çıkardınız?.. Teröre alenen destek verdiği bilinen kaç vekili cezalandırdınız?..

    Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak...

    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak...

    Bence de korkmayın. Ama artık bir parça endişelenmeye başlayıp harekete geçerseniz iyi olur. Zira her geçen gün kimi ocaklar sönüyor. Size de ateş düşebilir.

    Elimden ne gelir demeyin. Bir mesaj atın mesela. Tanıdık tanımadık tüm yöneticilere...”

    Mektup böyle bitiyor. Yazanın isteğini kıramadım, düşündüm ve sizlerle paylaşmak istedim.

    Bu köşe yazısı 08.04.2016 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler: Terör, Savaş,
    Yazdır