Arşiv

  • Haziran 2021 (7)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)

    PKK “masa” diyorsa, tarihe göz atmakta fayda var

    Nihat Ali Özcan, Dr.14 Haziran 2016 - Okunma Sayısı: 1734

    Geçen hafta Başbakan Binali Yıldırım, PKK’dan görüşme talepleri içeren bazı “mesajlar” geldiğini ifade etti. PKK gibi örgütler, “şiddetle ya da şiddetsiz” mesajlarını kodlarken, devletin politik kültürü, geçmiş deneyimi ve kamuoyu ile kendi kapasitesini dikkate alır. Bu nedenle mesajların doğru anlaşılması için PKK tarihinde yer alan “krizler ve çıkışlar” listesine göz atmakta fayda olabilir.

    PKK, ilk önemli krizini lider kadrodan bazılarının Elazığ’da tutuklandığı 1979’da yaşadı. Nitekim Öcalan bu hadisenin ardından Suriye’ye kaçtı. Suriye istihbaratının Lübnan/Bekaa’da tahsis ettiği bölgede eğitim kampını kurdu. Örgütün, krizi aşmak için 1982 yılında Suriye ve İran İslam devleti arasında “stratejik işbirliği” anlaşmasının imzalanmasını beklemesi gerekti. Bu sayede Türkiye ile savaş yapma vekâletini Suriye ve İran’dan aldı. Ertesi yıl, İran üzerinden Kuzey Irak’a taşındı ve ilk krizinin üstesinden geldi.

    Örgüt ikinci krizini 1986’de yaşadı. Eylemlere başladığı 15 Ağustos 1984’ü takip eden iki yıl içinde militanlarının 2/3’ünü kaybetti. Tam krize girmişken, Türkiye’de sıkıyönetim kaldırıldı. Sorun, sahibinin belli olmadığı, muallakta kalan “polisiye bir iş” mertebesine indi. Bu arada PKK’ya vekâlet veren İran, 1986 baharında müvekkili PKK’ya Türkiye sınırlarını açarken, Yunanistan da Ege’de ciddi bir kriz çıkararak Türkiye’yi batıda meşgul etti. Bu sayede PKK ikinci krizini aşabildi.

    Üçüncü kriz, 1992 yaz ve sonbaharında yoğun çatışmaları takip eden günlerde ortaya çıktı. PKK, aynı yılın ekim ayında Kuzey Irak’ta mevzi/köylü savaşına tutuşunca, ağır kayıplar verdi ve TSK tarafından kuşatıldı. Örgütün imdadına Talabani yetişti. PKK’yı çemberden çıkarıp Zele’ye götürdü.

    Bu süreçte Kuzey Irak’taki PKK’lılarla Türkiye’dekilerin bağı kesildi. TSK, içeride operasyon yapmak yerine karakollarını boşattı. Öcalan, kuşatma ve krizden çıkmak için en zayıf olduğu anda, yanına Talabani’yi alarak medya önünde ateşkes ilan etti. Zımni ateşkes boyunca PKK, yeniden, kuzey güney hattında bağlantıyı kurdu. İkmalini tamamladı. Böylece PKK bir krizi daha aşmayı başardı. Nitekim 33 silahsız erin Bingöl’de şehit edilmesi bu süreç sonunda oldu.

    PKK, dördüncü krizini 1995-96 döneminde yaşadı. Örgüt, 1993 yazında başlattığı “ayaklanma” ve “hareketli savaş” denemeleriyle neredeyse militanlarının 2/3’ünü kaybetti. Ocak 1995’te stratejisini değiştirmek zorunda kaldı. Yeniden ateşkes ilan etti. Bu sefer krizden çıkış, ağırlıklı olarak 28 Şubat sürecinde PKK ile mücadelenin geri plana düşmesiyle mümkün olabildi.

    Öcalan’ın yakalanmasıyla başlayan beşinci kriz, örgütü bölünmenin eşiğine getirdi. Ancak PKK bu seferki krizden ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgali sayesinde çıkabildi. Sarsılan Türk ABD ilişkileri, Türkiye’nin ABD askerlerinin geçişine izin vermemesi, PKK’nın yeniden doğuşuna vesile oldu.

    Örgüt tarihinin kriz ve krizden çıkış listesi kabaca böyle. PKK’nın yeni bir krizde olup olmadığını öğrenmek için biraz beklemek gerekiyor. Yine de işi yeni öğrenmeye başlayanlar için böyle bir liste faydalı olabilir.

    Bu köşe yazısı 14.06.2016 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler: Terör, PKK,
    Yazdır