Arşiv

  • Ağustos 2020 (6)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    AKP'nin seçim kampanyası Cumhuriyetçileşiyor mu

    Güven Sak, Dr.10 Temmuz 2007 - Okunma Sayısı: 1617

     

    Hayatta herşey isteğe bağlı olarak olmaz. Bazen atılan adımların bir dizi "istenmeyen sonucu" da olabilir. Bize öyle geliyor ki, son dönemde AKP'nin seçim kampanyası giderek daha fazla "Cumhuriyetçi"leşiyor. Cumhuriyetçileşiyor derken, esasen, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki iktidar partisini, Cumhuriyetçi Parti'yi kastediyoruz. Meramımızı anlatmak için önce bir Cumhuriyetçilikle ne anlatmak istediğimizi vurgulayalım. Sonra da AKP'nin seçim kampanyasının, belki de istemsiz bir biçimde, giderek Cumhuriyetçileşmesini izah edelim.

    Cumhuriyetçiler 1980 yılından başlayarak, Amerikan siyasetindeki ağırlıklarını, "ideolojik" bir seçim kampanyası platformu ile sürekli arttırdılar. Konu, ahlaki çöküntü, aile değerlerinin aşınması, kürtajın yasaklanması ve okullarda yaratılışın okutulmasıydı. Köktenci Protestanlar siyasete ağırlıklarını Cumhuriyetçi Parti ile koydular. Evanjelistlerin siyasi yükselişi, siyasetin ideolojikleşmesi ile eşanlı oldu. Hatırlayın o yılları lütfen.

    Reagan, 1980 yılında "Ahlaki Çoğunluk" (moral majority) platformuna dayanarak iktidara gelmedi mi? 1988'e kadar orada bu sayede kalmadı mı? I.Bush aynı platformla göreve devam etmedi mi? II.Bush, Clinton dönemi "ahlaki çöküntüsü"nü öne sürerek aynı kampanya platformunu yeniden canlandırmadı mı? Bir tek arada Başkan Clinton dönemi var farklı olan. O zamanki temel seçim kampanyasını hatırlayan var mı? Cumhuriyetçilerin ideolojik kampanya platformuna karşı, demokratlar ekonomideki yıkıntıyı hatırlatan bir sloganı ön plana çıkarttılar. "Mesele iktisadi, salak" (It's the economy, stupid) sloganı işe yaradı. Cumhuriyetçilerin ideolojik seçim kampanyası geriletilebildi.

    Şimdilerde, Türkiye'deki kampanya platformlarına bir bakın, Allah aşkına. Sade suya tirit tartışma konuları arasında ideolojik konular giderek daha fazla ağırlık kazanmıyor mu? Bize kazanıyormuş gibi geliyor. Herkes elbirliğiyle, AKP'nin etrafında bir "Ahlaki Çoğunluk" koalisyonu kurmaya çalışmaya özen gösteriyor gibi geliyor bize. Üstelik AKP de durumdan son derece memnun gözüküyor.

    Peki, bunun bir mantığı var mı? Bize kalırsa yok. Anketler de öyle gösteriyor. Mesela bakın ABD Cumhuriyetçi Partisi ile ilişkili bir kurumun, Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitüsü (International Republican Institute)'nün Haziran 2007'de, Türkiye'de, yaptırdığı bir anketin sonuçlarına. Sonuçlar http://www.iri.org/europe/turkey/pdfs/2007-06-28-Turkey.ppt adresinde. Türkiye'de seçmenler açısından 22 Temmuz, ideolojik kararların önem taşıdığı bir seçim değil esasen. Seçmenlerin yarıya yakını iktisadi meselelerle ilgili olarak oyunu kullanacaktır. İdeolojik meselelerin seçmen kararlarındaki önemi düşük görünmektedir.

    Hal böyleyse, muhalefet, neden ekonomik konular yerine ideolojik meseleleri öne çıkarmaya çalışmaktadır? Neden AKP'yi cumhuriyetçi, yani, ideolojik bir seçim kampanyası platformuna itmektedir? Ekonomideki AKP performansının çok iyi olduğunu mu düşünmektedir? O vakit, muhalefet cephesinde iktisatçı eksikliği bulunmakta demektir. Anlamak zordur. Ortada bir problem vardır. Devam edeceğiz.

     

    Bu köşe yazısı 10.07.2007 tarihinde Referans Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır