Arşiv

  • Haziran 2020 (1)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)

    Etiketler

    Thomas Cook gitti ama booking.com hala ayakta

    Güven Sak, Dr.27 Eylül 2019 - Okunma Sayısı: 1288

    Bu yeni dünya böyle. Teknolojik değişimi dikkate almazsanız, ayakta kalamıyorsunuz. Eski olanda direnip, yeniye adapte olamazsanız yok oluyorsunuz.

    Bu hafta,178 yıllık Thomas Cook seyahat şirketi battı. 23 yıllık booking.com ise faaliyetini halen büyük bir şevkle sürdürmeye devam ediyor. Türkiye de booking.com yasağını…

    Dün yabancı sim kartlı bir akıllı telefondan baktığımda, booking.com sitesi “Biz, Türkiye’deki rezervasyon imkanlarına erişiminizi sağlayamıyoruz” diyordu. Anlayacağınız manasızlık devam ediyor hala.

    Nedir? Booking.com, Thomas Cook’un en büyük rakibiydi doğrusu. İnternette fiyat karşılaştırması ve doğrudan rezervasyon yapmaya imkan veriyordu. Üstelik alanında tek de değil, bir çok benzeri de var. Zaten Thomas Cook’u bitiren temel etki teknolojiden geldi. Alman Tui gibi rakiplerden daha çok, yeni teknolojilerin turizm piyasasını sallaması hasarı artırdı. Hatta tasarruf amaçlı yaptığı şirket evliliği de aksine zarara neden oldu. Ve sonunda 560 ofisli Thomas Cook, fiziki dükkan sayısı sınırlı rakipleri karşısında ezildi. Booking.com’un 70 ülkede 198 ofisi var mesela. Toplam çalışan sayısı ise 17 bin civarında. Nedir iş daha verimli çalışarak, iş modelini değişene uyarlamakta sonuçta. Bu teknolojik dönüşümün kazananı ofisleri olan maliyetli şirketler değil ofise daha az ihtiyaç duyan internet tabanlı seyahat işletmeleri oldu.

    Türkiye’nin, booking.com’u yasaklayarak, bu önemli piyasasında Thomas Cook’a verdiği cömert destek bile Thomas Cook’u kurtaramaya yetmedi bana sorarsanız. Doğrusu ben hadiseyi böyle gördüm. Türkiye, bu çağda Thomas Cook yaşasın diye, en çok onun işine yarayacak manasız bir yasak koydu. Bizim işletmelerimiz düşünüldüğünde, Türklerin bir bütün olarak refahı dikkate alındığında, pek de akıllı bir karar değildi. Genelin değil ancak çok küçük bir özelin işine yarayan kararlara iktisat politikası tasarımı açısından ben doğrusu başka bir şey diyemiyorum. Kağıt üzerinde, “akıllıca değil” demeyi tercih ediyorum.

    İngiliz Thomas Cook Seyahat Şirketi, kendisine borç verenlerle anlaşamadığı için battı. Borçları dağı aşmıştı. Borç verenler, artık yeter deyip, borçlarını yenilememeye karar verdiler. Şirket borçlarını zamanında ödemek için yeniden borçlanamadı, yani, borç servisini yapamadı. Battı. Bakınız burası çok önemli: Borç servisini yapamadı. Şimdi artık iflas süreci başladı.

    Borçlar bini aşarsa, borç servisi gereği hızla artarsa, borç verenleri ikna etmek hep zorlaşır. Bizim Hazinemizin, önümüzdeki yıla dönük borç servis oranı da artık yüzde 50 daha yüksek mesela. Aynı zamanda borç servisinin kur ve faiz hareketlerine duyarlılığı da tavan yaptı. Bu durumda elbette borç verenlerin daha sert kural koyduğu, borç alanın daha sıkı emir aldığı bir niteliksel değişim kaçınılmaz olur. Thomas Cook, benzer bir biçimde gitti.

    Şirketin 22 bin çalışanı işsiz kaldı ve dünya çapında 6 binden fazla otel işletmesinin de bu batıştan zarar görmesi bekleniyor. Halen tatillerini farklı ülkelerde geçirmekte olan 600 bin turist için de tahliye operasyonları düzenleniyor. İnsanların tatilleri de burunlarından geldi bu arada. Thomas Cook şirketinin web sitesine bakılırsa, Türkiye, şirketin ikinci önemli destinasyonuydu. Bizim burada da bir kurtarma ve tahliye operasyonu düzenleniyor elbette. Ne yapsınlar? Mecbur.

    Şimdi artık bir kaç yüz milyon İngiliz pound’u olduğu söylenen Türkiye’deki batık miktarını ve bunun ekonomimize özellikle yerel düzeyde etkilerini hesaplama zamanı. Rusya’nın turist yasağının etkisine nasıl bakıldıysa, buna da bakmakta fayda var. İşin bir yandan stok ile ilgili kısmı var. Şirket bizim işletmelere ne kadar borç taktı, bunlar nasıl tahsil edilir, önce bir ona bakmak lazım. Bu arada, bu çeyreğin, bir saman alevi gibi, daha iyi geçmesine katkıda bulunan turizm gelirlerimiz bu işten nasıl etkilenir sorusu da var elbette dikkate alınması gereken. Sonra bir de işin akım bölümü var. Önümüzdeki süreçte, Thomas Cook’un devrede olmaması Türkiye’ye turist akımını nasıl etkiler, bir de ona bakmak lazım. Aynı Rus turist yasağı hadisesinde olduğu gibi, yerel düzeyde ekonomimizin nasıl etkilenebileceğine bakıp, tedbir düşünmek lazım. Hele bir rakamları derleyelim, bu iflasın iktisadi etkileri üzerine ayrıca uzunca konuşuruz.

    Ama ben size hemen bir global tedbir söyleyeyim: Türkiye’nin booking.com ile olan manasız itişmesini de bir an önce sona erdirip, teknolojinin getirdiği yeni mecralarla ilişkilerini sıkılaştırmasında fayda var. Şimdiden bir kez daha söylemiş olayım. Hazır yasaklardan bahsederken, Wikipedia yasağını da hatırlatayım. Hadi millet önemli değil anladım ama turistlere ayıp oluyor.

     

    Bu köşe yazısı 26.09.2019 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler:
    Yazdır