Arşiv

  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)
  • Ağustos 2019 (12)
  • Temmuz 2019 (11)
  • Haziran 2019 (12)
  • Mayıs 2019 (14)
  • Nisan 2019 (13)
  • Mart 2019 (14)

    Etiketler

    2020’ye girerken...

    Nihat Ali Özcan, Dr.01 Ocak 2020 - Okunma Sayısı: 470

    Bu gece 2019’a veda edeceğiz. Gidenin ardından kötü konuşulmaz. Ancak bu kabulü ihlal edecek ve gidenin ardından iyi şeyler söylemeyeceğim. Veda ettiğimiz 2019’un mirası ciddi manada sorunluydu. Gerçekten herkes için zor, yorucu ve oldukça yıpratıcıydı. Anlaşılan, yeni yılda da benzer gelişmeler için hazırlıklı olmalıyız.

    Kanaatimiz bu yönde olsa da, pes edecek değiliz ve hayatın devam ettiğini biliyoruz. Ümidimizi korumak, sorunların üstesinden gelebilme kapasitemize güvenmek zorundayız. Elbette gerek küresel gerekse bölgesel gelişmeler, olaylar herkes gibi bizi de olumsuz etkiliyor, canımızı sıkıyor. Ancak tartışmalara, can sıkıcı durumlara rağmen Türkiye’nin bölgesinde önemli bir ülke olduğunu göz ardı etmiyoruz.

    Türkiye’nin jeopolitiği ona eşsiz bir konum sağlarken, dikkate değer ekonomik büyüklüğü söz konusu. Yangın yerine dönen Ortadoğu’da, önemli bir haslet olan “devlet” geleneği/kültürü onu bölgesinde her zamankinden daha anlamlı ve güçlü kılıyor. Afganistan’dan Basra Körfezi’ne, İran’dan Suriye’ye, Akdeniz’e inen, Karadeniz’de konumunu güçlendiren Putin’in Rusya’sından, Irak’tan Doğu Akdeniz’e, sessizce yer tutmaya çalışan Çin’e, NATO’dan AB’ye kadar sözünü ettiğiniz her yerde Türkiye’yi göz ardı etmek mümkün değil. Nitekim düzensiz göçten, kuraklıktan, insani yardımdan, güvenlikten, terörizmden kaygılıysanız yine Türkiye’yi yok sayamazsınız.

    Elbette bunlar iyi haberler. Ancak jeopolitik konum, ekonomik ölçek, devlet geleneği/kültürü iki ucu keskin bıçak gibidir. Yerinde okur, iyi değerlendirebilir ve doğru kararlar alabilirseniz rakiplerinize karşı avantaj sağlarsınız. Yurttaşlarınıza mutlu, müreffeh ve güvenli bir hayat verirsiniz. Yanlış okumalar, hatalı adımlar ise yeni sorunlar, insan, zaman ve kaynak israfı demektir.

    2020’de, geçmiş yıllardan daha yoğun şekilde ve hayati seçimlere zorlanacağımızı ileri sürmek abartılı bir ifade olarak görülmemeli. Seçimlerimizin titizlikle yapılması gerektiği, her adımda özenli, ihtiyatlı olmamız gereken bir dönemin eşiğindeyiz. Biliyoruz ki farklı cephelerde, farklı aktörler ve farklı konularla baş etmek zorundayız. Seçimlerimizin birçoğundan geri dönüş yok. Ya da düşündüğümüzden daha maliyetli olabilir.

    2020 bizi ciddi seçimler yapmaya zorlayacak gibi görünüyor. Sorunlarımıza dair öncelikler listesini yapmaya, buna uygun adımlar atmaya, aktörleri doğru okumaya ve konumlandırmaya mecbur kalacağız. Evet, elimizde uzunca bir liste var. Irak’tan Suriye’ye, Libya’dan Suudi Arabistan’a, Mısır’la ilişkilerden Doğu Akdeniz’e, Kıbrıs’tan AB ile ilişkilere, Rusya’dan ABD‘ye kadar. Bunun altına ekonomiyi, hukuku, iç politikayı, düzensiz göç ve terörü de dâhil edebilirsiniz. Kanaatim o ki 2020’ye damgayı vuracak olan, stratejik seçim Türkiye’nin ABD ve Rusya arasında tercihe zorlanmasıdır. Geri kalanlar ise bu seçime ve yaklaşıma göre şekilleneceklerdir. Dertlerden uzak, mutlu ve sağlıklı bir yıl dileğiyle...

     

    Bu köşe yazısı 31.12.2019 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler: