Arşiv

  • Ekim 2020 (9)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)

    Etiketler

    Vergi mükellefinin artan riski

    Fatih Özatay, Dr.25 Eylül 2020 - Okunma Sayısı: 276

    Döne döne benzer konuları ele almak oldukça can sıkıcı. Aslında “ele almak” değil de “ele almak zorunda kalmak” demek daha doğru olacak. Sıkıcılığı hem kendim için hem de sizler için mümkün olduğunca azaltabilmek için farklı biçimlerde incelemeye çalışıyorum “ele almak zorunda kaldığım” konuları.

    Konu, yine kamunun döviz cinsinden borçlanması ve bunun doğurduğu riskler. Kamunun döviz cinsinden borcunun toplam borcu içindeki payı 2004’ün sonunda %41,6 düzeyindeydi. Bu payın sürekli azaltılması politikası sonucunda 2010’da %26,7’ye kadar düştü. Ne yazık ki ondan sonra sürekli arttı ve son olarak Ağustos 2020’de %54,5’e yükseldi. Farklı bir ifadeyle, kur artışlarına karşı riskimiz arttı.

    Söz konusu olan hepimizin riski. “Hepimizin riski” olduğuna göre “hepimiz” yerine “vergi ödeyenlerin” riski diyeyim. Gerçi herkes vergi ödemiyor ama olsun. Şimdi döviz cinsi borcun kaç aylık vergi gelirine karşı geldiğini hesaplayayım. Yani, topladığımız vergileri hiçbir şeye harcamasak (memur maaşı vermesek, yoksullara yardım yapmasak, yatırım harcamalarında kullanmasak, faiz ödemesek ve benzeri harcamaları yapmasak), farklı bir ifadeyle “kepenkleri indirsek” ve sadece döviz borcunu sıfırlamaya kalksak durumu. Ağustos ayı itibariyle 15,8 aylık vergi gelirimizi, hiç harcamadan, borç ödemeye ayırmamız gerekiyor.

    Peki, döviz kuru son günlerde gördüğümüz gibi birden sıçrarsa ne olur? Ne kadar sıçrasın? Yılbaşından bu yana yüzde 32 oranında artmış döviz kuru sepeti. Yuvarlak hesap olsun; %30 alayım. Bu durumda borcumuzu ödemek için 15,8 aylık vergi gelir yetmiyor; 20,5 aylık vergi gelirine ihtiyacımız oluyor.

    Döviz cinsinden borcumuzu ödememiz için 2004-2020 döneminde kaç aylık vergi geliri gerektiği grafikte gösteriliyor. Kur şoku geldiğinde vergi geliri ihtiyacımız sıçrıyor. Az buz değil; ek olarak yaklaşık 5 aylık vergi gelirine daha ihtiyaç duyuyoruz. Tamam, bir miktar dışarıdan borçlanmak durumundayız. Peki, kendi vatandaşlarımızdan niye döviz cinsinden borçlanıyor ve hepimizin riski yükseltiyoruz?

     

    Bu köşe yazısı 24.09.2020 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler:
    Yazdır