Arşiv

  • Aralık 2020 (3)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)

    Bir başka kırılganlık göstergesi

    Fatih Özatay, Dr.21 Ekim 2020 - Okunma Sayısı: 331

    Bugün sıra, banka dışındaki kaynaklardan dış borçlanma ile bankalardan dış borçlanmanın karşılaştırılmasında. Bankalardan borçlanma verisi yine Uluslararası Ödemeler Bankası’ndan (BIS) alınma. Banka dışı kaynaklardan borçlanmayı ise BIS’in bir raporunda önerilen yöntemle hesapladım; kesin değil, yaklaşık bir değer bulunabiliyor.

    Künyesini yazının sonunda bulabileceğiniz rapor, yükselen piyasa ekonomilerinde banka dışı kaynaklardan borçlanma miktarının küresel krizden sonra çok arttığını gösteriyor ve bunun doğurduğu risklere dikkat çekiyor. Bu kaynakların reel sektöre ilişkin faaliyetlerin finansmanı yerine finansal operasyonlar için kullanılması halinde risklerin daha da yükseleceği vurgulanıyor. Raporda yok -ekleyeyim de eksik kalmasın, reel sektöre giden ama reel sektörün üretken olmayan alanlarına yönelen kaynak aktarımı da elbette riskli. Mesela bol bol “rezidans” ya da “tower” inşaatı gibi. Öte yandan veriler bu ayrımı göstermiyorlar; dolayısıyla sadece genel bir değerlendirmeye izin veriyorlar.

    Grafikte her iki değişkenin stok değerlerinin (belli bir yıldaki net borçlanma değil, net borçlanmanın birikimli değeri) 2007Ç1-20Ç1 döneminde nasıl hareket ettikleri aktarımı da elbette riskli. Mesela bol bol “rezidans” ya da “tower” inşaatı gibi. Öte yandan veriler bu ayrımı göstermiyorlar; dolayısıyla sadece genel bir değerlendirmeye izin veriyorlar.

    Grafikte her iki değişkenin stok değerlerinin (belli bir yıldaki net borçlanma değil, net borçlanmanın birikimli değeri) 2007Ç1-20Ç1 döneminde nasıl hareket ettikleri gösteriliyor. Banka dışı kaynaklardan borçlanma 2007’de çok düşük bir düzeyde iken giderek artıyor ve 2019’un ikinci çeyreğinde banka kaynaklarından borçlanmayı geçiyor. Son iki yazım ile bu yazımda verdiğim grafikler, Türkiye’nin küresel krizden sonra, özellikle de 2010’un sonlarından itibaren kırılganlığının ne denli arttığını gösteriyor. Elbette bitmedi. Bir de bu gelişmelerin yurtiçinde kredi patlamasına ve finans dışı şirketlerin döviz cinsinden açık pozisyonlarının artmasına yol açması var. Yani, artan kırılganlıklar daha da fazla kırılganlığa yol açıyor. Gelecek yazımda o göstergeleri ele almaya başlayacağım.

    Meraklısı için sözünü ettiğim raporun künyesi şöyle: Avdijiev, S., Chui, M., Shin, H. S., 2014. Non-financial corporations from emerging market economies and capital flows (Yükselen piyasa ekonomilerinde finans dışı şirketler ve sermaye hareketleri). BIS Quarterly Review, Aralık, 66-77.

     

     

    Bu köşe yazısı 20.10.2020 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler:
    Yazdır