Arşiv

  • Mayıs 2021 (8)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)

    TCMB’nin önündeki sorun

    Fatih Özatay, Dr.05 Mart 2021 - Okunma Sayısı: 272

    Şubat ayına tüketici enflasyonu %15.6 oldu. Temel enflasyon göstergeleri ise yaklaşık bir puan daha yüksek. Geride bıraktığımız yıldaki hızlı kredi artışı ve kur sıçramasının enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerinin bir süre daha devam etmesi beklenir. Ek olarak emtia fiyatları yükseliyor. Enerji dışı emtia fiyatları dünya genelinde 2019 düzeyinin %20 kadar üzerinde. Enerji fiyatlarında da artış var ancak enerji grubunun fiyat düzeyi henüz 2019 düzeyini geçmedi. Düzeyleri bir taraf, enerji dışı ve enerji fiyatlarının artıyor olmaları bizdeki enflasyon açısından sevimli değil. Bu koşullar altında birkaç ay içinde enflasyonun biraz daha yükselmesi, mesela %17’ye ulaşması mümkün.

    Bu durum, TCMB’nin önündeki en önemli sorun. Şu anda politika faizi %17. %17’ye ulaşabilecek bir enflasyon ve artma eğiliminde emtia fiyatları… Salt önümüzdeki birkaç aylık dönem ele alınırsa, faizin bu düzeyi sorgulanacaktır.

    Oysa biraz daha ileriye bakıldığında enflasyonu belirgin biçimde düşürecek unsurların da olduğu görülüyor. İki tanesi önemli. Birincisi, kredi arzında sert bir yavaşlama oldu. Yılbaşından bu yana kredi artışı yok. İç talebi dizginleyecek ve dolayısıyla fiyat artışlarını yavaşlatacak bir gelişme bu. İkincisi, lira son aylarda belirgin biçimde değerlendi. Bunun da fiyat artışlarını yavaşlatması beklenir. Ek olarak yılsonu enflasyon beklentisi %11 dolaylarında. Bu beklentinin genellikle aşağıya doğru sapmalı olduğu ve şu an artmakta olan enflasyonun beklentilere yansıyacağı dikkate alınsa bile, politika faizini sorgulatacak bir beklenti düzeyi çıkmayacaktır.

    Dolayısıyla, emtia fiyatlarında daha fazla bir olumsuzluk yaşanmazsa, enflasyonun yılsonuna doğru belirgin biçimde düşmesi beklenir. Bu çerçevede bakıldığında şu andaki politika faizi düzeyinde bir sorun yok gibi görünüyor.

    TCMB’nin sorunu da burada ortaya çıkıyor. Önümüzdeki birkaç ay için düşük görünen politika faizinin, ilerisi dikkate alındığında düşük olmadığını nasıl anlatacak? Ekonomik birimleri buna nasıl ikna edecek? Bunu üstelik emtia fiyatlarının nasıl seyredeceğinin bilinmediği bir ortamda yapması gerekecek.

     

    Bu köşe yazısı 04.03.2021 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler:
    Yazdır