Arşiv

  • Temmuz 2021 (7)
  • Haziran 2021 (14)
  • Mayıs 2021 (13)
  • Nisan 2021 (8)
  • Mart 2021 (15)
  • Şubat 2021 (12)
  • Ocak 2021 (14)
  • Aralık 2020 (16)
  • Kasım 2020 (13)
  • Ekim 2020 (13)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)

    TCMB faizi düşürmedi: Sevinelim mi?

    Fatih Özatay, Dr.16 Temmuz 2021 - Okunma Sayısı: 221

    Enflasyondan söz edilirken artık sıklıkla ‘TÜİK’in açıkladığı enflasyon’ tanımlaması yapılıyor. Neresinden bakarsanız bakın çok sevimsiz bir durum. Üstelik güven kaybı bir başladı mı nerde duracağı da belli olmaz; ‘limitte’ tüm açıklanan verilere yayılabilir. Bu güven kaybı, enflasyon beklentilerini ve dolayısıyla fiyatlama davranışlarını da olumsuz etkiler. Gerçekten çok tatsız. Sevimsiz tanımlamayı kullanmadan Haziran ayı enflasyon değerlerini hatırlatayım: Tüketici enflasyonu %17,5, yurtiçi üretici enflasyonu ise %42,9 olarak gerçekleşti.

    Şu sıralarda Brent petrolünün varili 76 dolar düzeyinde seyrediyor. Bir yıl öncesine göre %80 daha yüksek bir fiyat bu. Altın hariç emtia fiyatları da benzer bir oranda artış gösterdi son bir yıl içinde. Döviz kuru (yarısı dolar yarısı da Euro olan sepetin lira değeri) son beş ayda %23 oranında arttı. Pandemi nedeniyle yerkürenin hemen her yerinde ulaştırma sıkıntısı yaşanıyor. Bu sıkıntı taşıma maliyetlerini yükseltiyor. Birkaç hafta önce fiyatlarını kamunun belirlediği bazı mallarda önemli fiyat artışları yaşandı. Bu gelişmeler enflasyon beklentilerini de yukarıya çekti. Kısacası, enflasyonun %17,5 düzeyinde durmaması ve artması ihtimali yüksek görünüyor.

    TCMB Para Politikası Kurulu dün faiz kararını açıkladı. TCMB politika faizini değiştirmedi. Düşürmek gibi bir maceraya girmedi ama yükseltmedi de. Dolayısıyla TCMB’nin bankalara kısa vadeli olarak borç verdiği paranın faizi %19’da sabit tutuldu. Hatırlatayım: Bir yıla kadar vadeli mevduat faizleri de bu düzeyde (özel faiz uygulamaları bir tarafa). Mevduatın en çok yoğunlaştığı bir ay (ya da daha kısa) vadeli mevduatta ise %17,3 düzeyinde. Bu faizler brüt; bir yıla kadar olan mevduatta vergi kesintisi de var.

    Yukarıda sıralanan olgular ile TCMB’nin politika faizi arasında bir tutarsızlık yok mu? Elbette bir merkez bankası geçmiş enflasyona değil, enflasyonu yakın gelecekte izleyeceğini tahmin ettiği patikaya göre faiz politikasını belirler. Ama ‘geçmiş’ enflasyonun daha da yükselme riski bulunduğuna ve bu riskin de yüksek olduğuna işaret ediyor sıralanan veriler. Böyle bakınca, “TCMB faiz düşürmedi diye sevinmek” yerine “neden artırmadı” diye sorgulamak lazım. Ceremesini hep dar gelirliler ve döviz borcu olanlar çekiyor.

     

    Bu köşe yazısı 15.07.2021 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayımlandı.

    Etiketler:
    Yazdır