Arşiv

  • Haziran 2024 (6)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)

    Gazze’de yaşanan insani felaket

    Gülru Gezer14 Mart 2024 - Okunma Sayısı: 669

    Gazze Ramazan ayına çatışmaların gölgesinde girdi. İnsani krizin boyutları dayanılması güç bir noktaya gelirken ateşkes umutları söndü. Ramazan’ın ilk gününde açlıktan iki bebek hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğine göre, yaklaşık 2,3 milyon nüfüsa sahip Gazze’de 378 bin kişinin “felaket” olarak adlandırılan beşinci seviye, 939 bin kişinin ise “acil durum” olarak bilinen dördüncü seviye açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.

    Esasında savaşın başından bu yana Türkiye’nin de aralarında olduğu birçok ülke Gazze’ye ulaştırılmak üzere Mısır ve Ürdün’e uçaklar, gemiler dolusu insani yardım gönderdi. Mesele gönderilen insani yardımın yetersizliği değil, insani yardımın Gazze’ye sokulması. Gazze’yle dış dünyayı bağlayan tek açık sınır kapısı Refah. Bir ara İsrail’in Ebu-Salih kapısının açması gündeme geldi, ancak İsrail konuyu yokuşa sürdü. İsrail Gazze’ye girecek her türlü yardımı denetliyor ve belirli gıdaların, tıbbi ve hijyenik malzemenin Gazze’ye girmesine izin vermiyor.  Giren yardımlar ise savaş bir yandan sürdüğü için etkin bir şekilde dağıtılamıyor.

    Savaş öncesinde Gazze’ye her gün yaklaşık beş yüz tır dolusu insani yardım ulaştırılırken bu sayı, savaş sonrasında günlük ortalama 90 TIR’a düştü. Bazı günler ise 10’dan az TIR Gazze Şeridi’ne giriş yapabildi. Savaşın başında İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant tamamen abluka altına alınacak olan Gazze’ye elektrik, yakıt ve yiyecek girmesine izin vermeyeceklerini söylemişti. Aslında İsrail’in şu anki tutumu Gallant’ın açıklamalarıyla birebir örtüşüyor. Zira Gazze’nin güneyine ulaşan yardım Refah bölgesine yığılmış yaklaşık 1,5 milyon insanın sadece %10’una yetecek miktarda. Gazze’nin kuzeyine ise Ocak sonundan bu yana karadan neredeyse hiç yardım ulaştırılamıyor.

    İnsanlar hayvan yemlerini öğüterek ekmek yapmaya çalışıyor, çimen dahil bulabildikleri her şeyi yemek durumunda bırakılıyor.

    Tüm bu yaşananlar Netanyahu Hükümeti’nin Gazzelileri bilinçli olarak ölüme terk ettiğini gösteriyor. Gazzeli siviller İsrail Savunma Kuvvetleri’nin operasyonları sırasında hayatlarını kaybetmiyorsa, açlıktan, salgın hastalıklardan ya da sağlık hizmetlerine erişimlerinin olmamasından dolayı ölüyor. İsrail’in 29 Şubat tarihinde insani yardım konvoyuna gerçekleştirdiği ve 118 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı bunun en bariz örneği.

    Uluslararası toplumun büyük tepkisine neden olan saldırı sonrasında artık Netanyahu Hükümeti’nin vahşetini görmezden gelemeyen Batı, Gazze’ye insani yardımın alternatif yollar üzerinden ulaştırılmasına ilişkin farklı formüller üzerinde durmaya başladı.

    ABD, 3 Mart tarihinde savaşın başından bu yana ilk defa Gazze’ye havadan yardım bıraktı. Bilahare başka ülkeler de bu şekilde Gazze’ye yardım ulaştırdı. Ancak havadan gönderilen yardımın miktarının Gazzelilerin toplu açlık krizine çare olması mümkün değil. Ayrıca, bilhassa ABD’nin yardımları sadece Gazze halkı tarafından değil, dünya kamuoyu tarafından tepkiyle karşılandı. ABD’nin savaşa yönelik tutumunu en güzel tasfir eden sayısız bomba arasında birkaç somun ekmeğin yer aldığı çizim dünya genelinde viral oldu.

    Başkanlık seçimleri öncesinde neredeyse tüm anketlerde ABD eski Başkanı Donald Trump’ın ortalama olarak %5 gerisinde bulunan ABD Başkanı Joe Biden bu tepkileri göğüslemek amacıyla yıllık “Birliğin Durumu” konuşmasında Gazze’ye denizden yardım ulaştırılacağını, bu çerçevede bir yüzer liman inşaa edilmesi talimatını verdiğini açıkladı.

    Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Biden’ın talimatından hemen sonra General Frank S. Besson adlı geminin Atlas Okyanusu'na açıldığını bildirdi. Fakat yardımın hızlı bir şekilde ulaştırılamayacağı, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un yaptığı açıklamadan anlaşıldı. Pentagon, tam operasyonel hale geldiğinde günde 2 milyon öğün ulaştırması planlanan yüzer limanın tamamlanmasının iki ay alabileceğini duyurdu.

    Ateşkes konusunda bir türlü karar alamayan Avrupa Birliği de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinden Gazze’ye deniz koridoru açmak üzere çalışma başlattı. Hatta geçtiğimiz haftasonu “Open Arms” adlı İspanyol sivil toplum kuruluşuna ait bir geminin içindeki yardım malzemeleriyle birlikte GKRY’den Gazze’ye bir deneme seferi yapması öngörüldü, ancak kötü hava şartları nedeniyle ertelendi. 200 ton yardım taşıyan pilot sefer ancak 12 Mart Salı günü yapılabildi.

    Geminin finansmanını sağlayan Birleşik Arap Emirlikleri sevkiyatın sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesi için doğrudan İsrailliler ile çalışıldığını duyurdu. Geminin 12 saatlik bir yolculuğun ardından Gazze'ye ulaştığında nereye yanaşacağı belirsizliğini koruyor.

    İnsani yardımın denizden ulaştırılması konusunda bir öneri de Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Cameron’dan geldi. Cameron insani yardımın İsrail’in Aşdod limanına gönderilebileceği fikrini öne sürdü. Ancak tabiatıyla İsrail’e giren insani yardımın Gazzelilere ulaştırılması, Refah’takine benzer sebeplerden dolayı istenilen hızda ve miktarda olmayacaktır.

    Denizden sevkiyatla ilgili birçok soru akla gelmektedir. Öncelikli olarak hem ABD hem de AB’nin göndereceği yardım İsrail’in kontrolünden geçecekse tüm bu zahmete girmeye gerçekten gerek var mı? Gazze’deki diğer sınır kapılarının açılması ve karadan yardım sevkiyatının artırılması daha mantıklı ve etkin bir seçenek değil mi? Batı, sarfedeceği bunca zahmeti İsrail’i karadan yardım konusunda esneklik göstermeye harcasa daha hızlı ilerleme kaydedilmez mi? ABD yüzer limanı iki ayda inşa edene kadar Gazze’de daha kaç insan hayatını kaybedecek?

    Tüm bu soruların ortak cevabı ise şu: Batı tüm bu alternatif çözümleri Gazzelilerin yaşadığı insani felakete çare bulmak için değil, “biz de çaba gösteriyoruz, kayıtsız kalmıyoruz” demek için geliştiriyor.

    Aksi takdirde, Gazze’yi gerçekten düşünen Batı, geçtiğimiz hafta BM Güvenlik Konseyi’nde Ramazan ayı boyunca ateşkes ilan edilmesi için sadece Sudan için değil, Gazze için de bir karar tasarısı kabul eder, Gazze’ye hem güneyden hem de kuzeyden yardım girişinin sağlanması için ağırlığını koyardı.

    Etiketler: Gazze, İsrail, Filistin, Savaş,
    Yazdır