Arşiv

  • Ekim 2022 (2)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)

    Enflasyondaki gidiş konusunda şüpheci olmakta yarar var

    Fatih Özatay, Dr.06 Mayıs 2007 - Okunma Sayısı: 1186

     

    Enflasyon cephesinde işler pek yolunda gitmiyor. 'Bu, yeni bir olgu değil ki', denilebilir. Öyle ya, neredeyse 2004 başından bu yana enflasyon dar bir aralıkta seyrediyor: En düşük yüzde 7.1 olmuş, en yüksek de yüzde 11.7. Aslında birkaç ay dışarıda bırakılırsa, daha dar bir aralıkta, yüzde 7.5-10.5 arasında salındığı söylenebilir yıllık enflasyonun. Bu tek başına önemli bir olumsuzluk unsuru. Ama daha önemlisi de var.

    Fiyatları uygulanmakta olan ekonomi politikaları dışındaki gelişmelere bağlı olarak belirlenen malları dışlayarak baktığımızda, bu dar arlıkta seyretme olgusunun çok da geçerli olmadığı söylenebilir. 2005 ortalarından 2006'nın nisan ayına (bir ölçüde de mayıs ayına) kadar çekirdek enflasyon baş aşağı gidiyordu. 2005 Mayısı'nda yüzde 9.6 düzeyindeymiş; sonra sürekli düşmüş. 2006 Mart ayına gelindiğinde yüzde 5.1'e iniyor (Grafik 1'de H endeksi ile ölçülen yıllık fiyat artışları veriliyor). Zaten o dönemde Merkez Bankası'nın gerçekleştirdiği faiz indirimlerinin arkasında da büyük ölçüde bu olgu var.

    Beklentilerimden olumsuz

    Oysa ocak ayından bu yana tekrar artmaya başladı çekirdek enflasyon. Üstelik ulaştığı düzey de oldukça yüksek. Dolayısıyla, enflasyon gelişmeleri açısından asıl olumsuz olgu, çekirdek enflasyonun bir süredir yukarıya doğru yönelmesi. Gerçi nisan ayında açıklanan çekirdek enflasyon yüzde 9.9 ile mart ayındaki değerinin azıcık altında, ama bu olgu bizi rahatlatmıyor. Temel enflasyon göstergesi, son bir yıl içinde, enflasyonun iki katına çıktığını belirtiyor bize.

    Şüphesiz önümüzdeki birkaç ayda en azından 'teknik' bir nedenle enflasyonda düşüş göreceğiz: 2006'nın aynı aylarında fiyat artışları çok yüksek çıkmıştı. Normal koşullar altında, önümüzdeki birkaç ayda enflasyon o kadar yüksek çıkmayacak; dolayısıyla belirgin bir düşüş gözlenebilecek yıllık fiyat artışlarında.

    Yine de çekirdek enflasyonun ulaştığı düzey yüksek. Üstelik ana enflasyonun son dönemlerde (yıllarda) yüksek çıkmasının arkasındaki temel nedenlerden birisi olan işlenmemiş sebze ve meyve fiyatları, çekirdek gösterge içinde yer almıyor.

    Unutmayalım, Merkez Bankası, geçtiğimiz hafta yayınladığı yılın ikinci enflasyon raporunda ileriye yönelik enflasyon tahminlerini yukarıya çekti. Bir önceki raporda, 2007 yılı sonu için verdiği tahmin aralığının orta noktası yüzde 5.1 iken, son raporda bu düzeyi yüzde 5.8'e yükseltti. Hedefin yüzde 4 olduğunu hatırlarsak, bu 0.7 puanlık artışın önemli bir öngörü değişikliğine işaret ettiği hemen anlaşılır.

    Başka nedenler?

    Şubat ayının ilk günü bu köşede yer alan yazıda daha olumlu bir hava çizmişim oysa: "Nisan-temmuz aylarında (2006'nın) enflasyonun yüksek düzeylerde oluşmasının arkasındaki nedenler ortadan kalktı.

    Dolayısıyla, enflasyonu belirleyen asli unsurlar hiç değişmeden kalsa bile, söz konusu aylarda yüksek rakamlar yerlerini düşük rakamlara bırakacaklar.

    Bu teknik neden dışında da enflasyonda düşüş beklemek gerekiyor. 'Normal' koşullar altında. Yani, makro disiplin devam eder, içeride siyasi gerginlik yaratılmaz, Amerikan Merkez Bankası kötü bir sürpriz yapmaz ve AB ile ilişkiler de artık kanıksadığımız biçimde gelişirse. Birkaç aydır bu koşulların hüküm sürdüğü bir ortamda yaşıyoruz. Dolayısıyla kur pek kıpırdamadan duruyor. Enflasyona ilişkin bekleyişlerde olumlu yönde gelişme var.
    Dışsal koşullar da lehimize gelişiyor. Uluslararası piyasalarda enerji fiyatlarında düşüş var. Emtia fiyatlarında da. Üçüncü çeyreğe göre talepte bir artış var ama yine de iç talep düzeyi daha önceki dönemlerde olduğu kadar yüksek değil.

    Bu durumda teknik neden dışında da enflasyonda aşağı doğru bir eğilimin oluşması beklenir. Şüphesiz 'normal' koşulların süreceği varsayımı altında. Bazı çekirdek enflasyon göstergelerinde bu eğilimin ilk belirtileri gözlendi son aylarda..."

    O tarihten bu yana, enflasyon açısından belirleyici olarak saydığım koşullardan sadece 'siyasi gerginlik' olumsuz yönde gelişti. Bunun dışında enflasyon açısından pek de olumsuz bir gelişme olduğu söylenemez.

    Bu gerginliğin bir süre daha devam edeceğini söylemek herhalde büyük kehanet olmaz. Yeni kur hareketleri görebiliriz; enflasyon olumsuz yönde gelişebilir. İleride olabilecekler ayrı bir yazı konusu. Gelmek istediğim nokta başka:

    2006 yılının ikinci yarısındaki yükselmede, şüphesiz mayıs ayında gerçekleşen ve azımsanmayacak bir süre devam eden büyük kur artışları önemli bir rol oynadı. Oysa kur, daha sonra sürekli düştü ve bir yıl önceki düzeyine döndü. Talep cephesinde de enflasyon açısından olumsuz bir gelişme yok. Özellikle dayanıklı tüketim malları talebinde düşüş var.

    Soru şu: Neden hâlâ çekirdek enflasyonda bir eğilim değişikliği görmüyoruz? Bu soruyu erken bulabilirsiniz: Evet, ek bir olumsuz gelişme olmazsa (ki olabilir), yukarıda değindiğim 'teknik' neden dışında da kur ve talepte şu ana kadar gerçekleşen olumlu gidişat nedeniyle önümüzdeki aylarda çekirdek enflasyonda düşüşün başlayacağını belirtebilirsiniz.

    Haklı olabilirsiniz. Ama yine de oturup düşünmekte yarar var. Özellikle de para politikası ile fiyat hareketleri arasındaki ilişkiye bir daha bakıp, gözden kaçırdığımız noktalar var mı diye yeni baştan sorgulamalı. Kaçırdığımız bir şey olmayabilir, ama şüpheci olmakta yarar var.

     

    Bu köşe yazısı 06.05.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır