Arşiv

  • Ekim 2022 (2)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)

    Dayanıklı tüketim harcamaları ve faiz

    Fatih Özatay, Dr.10 Mayıs 2007 - Okunma Sayısı: 1517

     

    Çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye'de de milli gelirin önemli bir kısmını (yaklaşık yüzde 70'ini) özel kesimin tüketim harcamaları oluşturuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), özel tüketim harcamalarını altı ayrı alt grupta yayımlıyor.

    Tüketim harcamalarında en fazla dalgalanma, kolayca tahmin edilebileceği gibi dayanıklı tüketim malları alt grubunda görülüyor: 1998'in ilk çeyreği ile 2006'nın son çeyreği arasındaki dönemde ortalama yıllık büyüme hızı yüzde 10.7 olmuş. Buna karşın, bazı dönemlerde yüzde 60'a varan artışlar olmuş. Düşüşler de keskin; yüzde 45'lik oranlar bile söz konusu.

    En az oynak olanı ise konut harcamaları. Diğerlerinin oynaklıkları arasında pek fark yok. Bu grup içinde en az dalgalananı gıda harcamaları. Bir diğer belirgin özellik de şu: Bu dört grubun (gıda, hizmetler, yarı dayanıklı mallar ve enerji) oynaklık katsayıları, dayanıklı tüketim malları grubununkine göre oldukça düşük.

    1988'den bu yana önemli sayılabilecek bir yapı değişikliğinin gerçekleştiği de görülüyor (şüphesiz, TÜİK'in özel tüketim harcamalarına dair yaptığı bir tanım değişikliği yoksa bu söylediğim geçerli). Grafik 1'de, 1988'den bu yana, çeyrekler itibarıyla, dayanıklı tüketim harcamalarının özel kesim tüketim harcamaları içindeki payı gösteriliyor (herhangi bir çeyrekteki tüketim değeri, o çeyrekle ondan önceki üç çeyrekte yapılan harcamaların toplamı şeklinde, yani verileri yıllıklandırdım). Grafik 2'de ise, gıda harcamalarının tüketim harcamaları içindeki payı var.

    İlk grafikten iki saptama yapmak mümkün: Birincisi, az önce de belirttiğim gibi, dayanıklı tüketim harcamalarında çok önemli dalgalanmalar var. İkincisi, zaman içinde tüketim harcamaları içindeki göreli payı önemli ölçüde artmış dayanıklı tüketim harcamalarının.

    Aşırı dalgalanan bir serideki eğilimi yakalamakta zorluk çekecekler için birkaç rakam vereyim. Türkiye ekonomisinin hızla büyüdüğü yıllara bakalım. Krizlerin etkisini dışlamak üzere, krizden sonraki yılı, hızlı büyüme olsa da dikkate almayalım. Böyle bakınca da dayanıklı tüketim mallarına yapılan harcamaların toplam içindeki payının önemli miktarda arttığı saptanıyor: 1992-93 için yüzde 11.3, 1996-97 için yüzde 12.5, 2003-06 için yüzde 14.6, 2005-06 için yüzde 16.2. İkinci grafikten görüleceği gibi, aynı dönemde gıda harcamalarının payında belirgin bir azalma gerçekleşmiş (1988'de yüzde 40 iken, 2006'da yüzde 30'a düşüyor).

    Para politikasının etkinliği açısından bu gelişmeyi iyi haber olarak yorumlayabiliriz. Enflasyon hedeflemesi çerçevesinde yapılan faiz değişiklikleri ile çeşitli kanallardan enflasyonun ileride izleyeceği yol etkilenmeye çalışılıyor. Bu kanallardan bir tanesi de iç talep kanalı. İç talebin önemli bir kısmı tüketim harcamalarından oluştuğuna göre, tüketim harcamalarının faiz değişikliklerine karşı duyarlı olması istenir para politikası açısından.

    İç talebin çeşitli unsurlarındaki oynaklık ne kadar fazlaysa, bu unsurların ekonominin içinde bulunduğu koşullardan o ölçüde etkilendiği sonucunu çıkarabiliriz. Dikkatli okuyucular hemen fark etmiştir: Bu oynaklığı yaratan ekonomik koşullar arasında para politikasının oynadığı rol ne kadar fazladır, onu hiç tartışmadım. Ama vurgulamak istediğim açık sanırım: Tüketim yapısındaki bu değişiklik, para politikasına etkinliğini artırma şansı (potansiyeli) veriyor. Bu potansiyel ne kadar kullanılabilir, ya da bu potansiyeli azaltıcı yönde çalışan başka unsurlar (küreselleşmenin etkileri) var mıdır, bunlar önemli ama ayrı birer tartışma konuları.

     

    1 02

    Grafik 1: Özel kesim dayanıklı tüketim harcamalarının toplam tüketim içindeki payı (1988.I-2006. IV, yıllıklandırılmış veriler,%)

     

    2 05

    Grafik 2: Özel kesimin gıda harcamalarının toplam tüketim içindeki payı (1988.I-2006. IV, yıllıklandırılmış veriler,%)

     

    Bu köşe yazısı 10.05.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır