Arşiv

  • Mayıs 2024 (12)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Petrol fiyatları ve talep artışı

    Hasan Ersel, Dr.02 Kasım 2007 - Okunma Sayısı: 1360

     

    Gerginleşen uluslararası ilişkiler, ABD kaynaklı mali krizin ikincil etkileri ve yükselen petrol fiyatları bizi çalkantılı bir yılın beklediğini gösteriyor. Petrol fiyatları, eskisi kadar heyecan uyandırmıyor, bu doğru. Ancak ABD ya da Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin petrol kullanımından tasarruf edilmesini sağlayan teknolojiler geliştirmiş ve bunlara geçmiş olmalarının verdiği rahatlığı, biz Türkiye'de aynı ölçüde paylaşamıyoruz. Onun için petrol fiyatlarına ne olabilir sorusu bizim için önemini koruyor.

    Petrol fiyatları, sadece şimdi değil, 2003'ten bu yana artıyor. 29 Ekim 2007 Pazartesi günü New York emtia borsasında aralık ayı için petrol fiyatı 93 doları buldu. Salı günü ise fiyatı 90 dolara düştü diye millet sevindi! Petrol fiyatları, reel olarak, tarihte en yüksek noktaya 1979'da İran'da devrim olduğunda fırlamıştı. Şimdi ise bu rakama iyice yaklaşmış durumda. Yani 2003'ten bu yana olup bitenler pek de öyle olağan bir şey değil. Petrol fiyatları niçin artıyor? İktisatçı gözüyle olaya bakarsak, bir malın fiyatı o mala olan talebin arzdan daha fazla olması durumunda artar. Demek ki petrol talebi ve arzına bakmak gerek.

    Bu yazıda petrol talebini ele alacağım. Tabloda dünya sıvı yakıt (*) tüketim projeksiyonu veriliyor. Görüldüğü üzere en çok sıvı yakıt kullananlar gelişmiş ülkeler. 2004 yılında Çin'in ve Hindistan'ın da içinde bulunduğu "OECD üyesi olmayan Asya ülkeleri" grubunun toplam günlük sıvı yakıt tüketimi, Kuzey Amerika'nın (ABD+Kanada) günlük tüketiminin sadece yüzde 59,2'si. Üstelik bu ülke grubunda yaşayan insan sayısı (yaklaşık 3.5 milyar) Kuzey Amerika'nınkinin (yaklaşık 330 milyon) 10 katından fazla!

    Sıvı yakıt kullanım talebindeki artışa gelince, ülkeler arasında çok büyük farklılık gösteriyor (yüzde 1,3 ile yüzde 101,5 arasında). OECD üyesi olmayan Asya ülkelerinin talebinin 2030'a kadar olan dönemde günlük kullanım olarak, yüzde 101,5 artmasına rağmen, Kuzey Amerika'nın toplam tüketim düzeyine varmayacağı anlaşılıyor. Peki 2004-2030 yılında dünya sıvı yakıt talebindeki yüzde 42 artış rahatça karşılanabilir mi? Evet demek zor galiba.

    Son bir nokta: Petrol fiyatlarındaki artışın sorumlusu olarak Çin'in gösterilmesi bana garip geliyor. Çin'de 2007'de ve 2008'de ham petrol talebinin yüzde 6 artacağı tahmin ediliyor. Eğer böyle olursa, 2008'de dünya ham petrol talebinin sadece yüzde 9'u Çin kaynaklı olacak! Peki nasıl bu işin sorumlusu Çin oluyor da kişi başına tüketimi Çin'in 10 katını aşan ülkeler olmuyor?

     

    Sıvı Yakıt Tüketimi


    Milyon Varil/Gün 2004 2030 Artış (%)
    Kuzey Amerika 25 32 28,1
    OECD Üyesi Olmayan Asya 14.Ağu 29.Ağu 101,5
    OECD Avrupa 15.Haz 15.Ağu 1,3
    OECD Asya 08.May 09.Mar 9,4
    Orta ve Güney Amerika 05.Nis 09.Tem 79,5
    Ortadoğu 05.Tem 09.Ağu 73,3
    OECD Dışı Avrupa ve Avrasya 04.Ağu 06.Mar 30,6
    Afrika 02.Ağu 04.Eyl 76


    Kaynak: Energy Information Administration, Mayıs 2007

     

    (*) Sıvı yakıt: Petrole diğer geleneksel olmayan yakıtların (petrol kumu, biyo-yakıt, ağır-ham, kömür kökenli, gaz kökenli vs) eklenmesiyle bulunan büyüklük. Bu hesaplamada geleneksel olmayan yakıtların eklenmiş olması petrole ilişkin sonucu pek değiştirmiyor. Çünkü 2004 yılı için dünya sıvı yakıt tüketimi 83 milyon varil. Oysa tüm geleneksel olmayan yakıtların üretimi sadece 2.6 milyon varil. Yani toplamın sadece yüzde 3'ü. Petrolün hâkimiyeti önümüzdeki dönemde de pek değişeceğe benzemiyor. Bu tür yakıtların payının 2030'da ancak yüzde 8,9 düzeyine çıkabileceği öngörülüyor.


    Bu köşe yazısı 02.11.2007 tarihinde Referans Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır