logo tobb logo tobbetu

Ruanda ve Sahra Altı Afrika’nın Kalkınma Süreci  
Haber resmi
03/06/2019 - Okunma sayısı: 3007

 

ANKARA – TEPAV ve Ruanda’nın Türkiye Büyükelçiliği ortaklığında düzenlenen "Soykırım sonrası Ruanda ve Sahra Altı Afrika’nın Kalkınma Süreci” başlıklı toplantı 31 Mayıs 2019, Cuma günü TEPAV’da gerçekleşti. Ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, kamu kurumlarının temsilcileri, yabancı misyon temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı toplantıda Ruanda Soykırımı ve uzlaşma süreci ile takibindeki Sahra Altı Afrika kalkınma süreci farklı bakış açıları ile ele alındı.

Toplantı, TEPAV Ekonomik ve Siyasi Politikalar Merkez Direktörü Emekli Büyükelçi Murat Ersavcı’nın açılış konuşması ile başladı. Sahra Altı Afrika’nın kalkınma süreci performansına değinen Ersavcı, “Ruanda’nın Soykırım Sonrası Uzlaşma Yolculuğunda Gacaca Mahkemeleri’nin Rolü” başlıklı konuşmasını yapmak için Ruanda’nın Türkiye Büyükelçisi, Büyükelçi Williams Nkurunziza’ya sözü bıraktı.

Ruanda’nın soykırım sonrası uzlaşma dönemini ele alan Büyükelçi Nkurunziza, bu süreçte Gacaca mahkemelerinin rolüne dikkat çekti. Büyükelçi sözlerine, uzlaşma ve yeniden yapılanma süreçlerinin genel bir tarifinin olmadığını ve her ülkenin, aynı Ruanda gibi, çözümü kendi içinde araması gerektiğine dikkat çekerek devam etti. Yerli çözümlerin, Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi (RUCM) gibi uluslararası kamuoyu yardım girişimlerine nazaran daha uygun maliyetli ve yüksek verimli olduğunu belirten Büyükelçi Nkurunziza, Gacaca Mahkemeleri’nin yaklaşık 2 milyon dava gördüğünü ve bu rakamın RUCM için yalnızca 61 olduğunu belirtti. Ruanda Ulusal Üniversitesi Çatışma Yönetimi Merkezi tarafından Gacaca Mahkemeleri’nin başarısını ölçmek için yapılan çalışmadan bahseden Büyükelçi Nkurunziza, katılımcıların yüzde 83,5’inin bu mahkemeleri “Soykırım hakkındaki gerçeği bulmak ve ifşa etmek” konusunda, yüzde 87’sinin “Soykırım davalarını hızlandırmak” konusunda ve yüzde 87,3’ünün “Birliğin ve uzlaşmanın güçlendirilmesi” konusunda başarılı bulduğunu ifade ederek sözlerine son verdi.

Toplantı, TEPAV Proje Koordinatörü Ayşegül Taşöz Düşündere’nin “Ruanda ve Sahra Altı Afrika’nın Kalkınma Süreci” başlıklı sunum ile devam etti. Sahra Altı Afrika’nın 1992’den 2017’e kadar geçen 25 senedeki Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) değişimini gece ışıkları ile sunumuna başlayan Taşöz Düşündere, bölgenin yüksek potansiyeline dikkat çekti. Ruanda’nın soykırım sonrası büyümesinin çok başarılı olduğunun altını çizen Taşöz Düşündere, bu başarının devamı ve bölgeye yayılması için ülkelerin insan sermayesi yatırımına, iyi yönetişime ve içermeye (inclusiveness) öncelik veren, uzun vadeli planlamaya sadık ülkeler olarak yollarına devam etmeleri gerektiğini ifade etti. Ruanda’nın Türkiye ile ikili ilişkilerinin de ele alındığı sunumda, iki ülke arasındaki ticari ilişkinin potansiyelinin altında seyrettiğini, bu ilişkinin geliştirilmesi için bütünleyici (complementarity) görevi gören ve kolay hedefler (low hanging fruit) olarak nitelendirilebilecek sektörlerin belirlenmesi gerektiği belirtildi. Sözlerini, Afrika’nın genç nüfusuna ve yüksek büyüme ile dijitalleşme potansiyeline dikkat çekerek sonlandıran Taşöz Düşündere, Sahra Altı Afrika’nın küresel ekonomideki etkinliğinin giderek artacağını ifade etti.

Moderatörlüğünü TEPAV Ekonomik ve Siyasi Politikalar Merkez Direktörü Emekli Büyükelçi Murat Ersavcı’nın üstlendiği “Sahra Altı Afrika’da Kalkınmanın Geleceği” başlıklı panelde, T.C. Ticaret Bakanlığı Dış Ticaret Uzmanı Gökhan Üsküdar, İslam Kalkınma Bankası (İKB) Ülke Direktörü Hammad Hundal ve Ruanda Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Williams Nkurunziza yer aldı.

Panele, Üsküdar’ın, 2003 yılında yürürlüğe konan Afrika ile Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi (AEGS)’nin temel amaçlarını ve sonuçlarını anlattığı sunum ile başladı. Üsküdar, bu Strateji’nin temel amaçlarının Türkiye’nin bazı sektörlerdeki rekabet gücünü artırmak amacıyla bazı yatırımların Afrika’ya kaydırılması; bölge ülkelerine Türkiye’den teknoloji transferinin gerçekleştirilmesi, Afrika ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanması, ve müteahhitlik, müşavirlik ve mühendislik firmalarımızın Afrika ülkelerindeki pazar paylarının artırılması olduğunu belirtti. Strateji’nin hukuki altyapısını da ortaya koyan Üsküdar, Strateji’nin çıktılarını kıtadaki Büyükelçilik sayımızın 41’e ulaşması, THY’nin hava taşımacılığında kıtada önemli bir aktör haline gelmesi (Afrika’da 54 uçuş noktasına sefer gerçekleştirmektedir), Afrika pazarında Türkiye’nin payının yaklaşık 2 kattan fazla artarak %2,9’a ulaşması, Afrika kıtasındaki toplam Türk yatırımlarının 10 milyar doları aşması ve toplam ihracatımızda Afrika’nın payının yüzde 3’lerden yüzde 9’lara ulaşması olarak sıraladı. Strateji’nin derinleştirilmesinin önemine değinen Üsküdar, sunumunu AEGS kapsamında Afrika’ya yönelik özel teknik yardım/teknik eğitim programlarının devreye sokulması, Strateji çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşlarının tam koordinasyonunun sağlanması ve kıtayla ticareti kolaylaştırıcı adımların atılması gerektiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.

İslam Kalkınma Bankası’nın Sahra Altı Afrika’ya yaklaşımını ve bölgedeki mevcudiyetini anlatan İKB Ülke Direktörü Hammad Hundal, bölgede son yıllarda artan İKB varlığına dikkat çekerken, kurumunun ön ayak olduğu yatırımların enerji ve tarım gibi sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde ele alınabilecek sektörlere olduğunun altını çizdi. Kendisinden önce yapılan sunumlara atıfta bulunarak, bölgede düzenli elektriğe erişim gibi problemlerin çözümüne katkı sağladıklarını ifade etti. İleride de finansman veya lojistik altyapı inşası gibi yeni iş imkanlarını tespit etmeye devam edeceklerini belirten Hundal, bölgede ticaretin gelişimi için yatırımlar yapacaklarını da sözlerine ekledi. Yatırımların, Sahra Altı Afrika’yı küresel değer zincirlerine entegre etmenin tek yolu olduğunun altını çizerken, İKB olarak çok ülkeli projeler yapmanın yanı sıra, su sanitasyonu gibi altyapı projelerinde de aktif olarak rol aldıklarını söyledi.

Son olarak, Ruanda Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Williams Nkurunziza sözlerine bu programı hazırladığı için TEPAV’a, kapsamlı sunumları için de Ayşegül Taşöz Düşündere’ye ve Gökhan Üsküdar’a teşekkür ederek başladı. Afrika’nın parlak bir geleceği olacağını ifade eden Büyükelçi, kıtanın çok genç nüfusuna, yüksek potansiyeline ve zengin mineral ile değerli taş rezervlerine atıfta bulundu ve kıta içi ticaretin de gelişmesiyle kalkınma süreçlerinin devam edeceğini bildirdi.

 

Ayşegül Taşöz Düşündere tarafından yapılan sunum için tıklayınız.

Etiketler:

« Tüm Haberler