logo tobb logo tobbetu

EKO İKLİM: "İklim Değişikliğinin Ekonomik Etkileri: Sürmanşetten Okumalar" İklim değişikliğinin yarattığı ve yaratacağı sonuçlara farkındalık oluşturması için EKO İKLİM Zirvesi kritik rol oynadı.
Haber resmi
04/04/2022 - Okunma sayısı: 2274

 

 

ANKARA - İklim değişikliğiyle mücadele ve iklim değişikliğinin ekonomiye etkisini en aza indirmek amacıyla ATO Congresium'da düzenlenen ve kendi alanında dünyada ilk olan "EKO İKLİM Ekonomi ve İklim Değişikliği Zirvesi ve Fuarı” 30-31 Mart tarihlerinde düzenlendi. Etkinlikte iki gün boyunca yirmiyi aşkın oturum gerçekleştirildi.

Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde, TEPAV Kurucu Direktörü Güven Sak, Fransa Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Hervé Magro ve Dünya Gazetesi Yazarı Didem Eryar Ünlü "İklim Değişikliğinin Ekonomik Etkileri: Sürmanşetten Okumalar" başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer aldı.

Esas olan gündemi hatırlatması ve konunun ciddiliğine farkındalık açısından Ekonomi ve İklim Değişikliği Zirvesi’nin zamanlamasına dikkat çeken Güven Sak, iklim değişikliği gündeminin harekete geçmesini sağlayan hususun pandemi olduğunu belirtti. Atlantik’in iki tarafında da yeşil mutabakat değişiminin gözlendiğini vurgulayan Sak, Rusya’nın Ukrayna’daki işgalinin petrol fiyatlarını yükselttiğine ve bunun yeşil dönüşümün gerekliliği için bir nedene dönüştüğünü aktardı. 2 Şubat 2021’de AB’nin 2019’da tanımladığı yeşil yatırım sınıflandırılmasını değiştirdiğini, böylelikle Nükleer enerji ve doğalgazın çevre dostu enerji kaynakları olarak eklendiğini hatırlattı. Sak, Türkiye’nin ilk olarak Paris İklim Anlaşmasını onaylayıp meclisten geçirdiğine, ikinci olarak Türkiye’nin 2053 yılı için net sıfır emisyonu hedeflendiğine değindi. Üçüncü siyasi kararın ise kömürden çıkış olması gerektiğini vurgulayan Sak, kısa vadeli hedef olarak Rus kömüründen çıkışın tasarlanabileceğini ifade etti.

Paris İklim Anlaşması'nın olası finansal sonuçlarını belirten Fransa Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Hervé Magro, bu anlaşmanın amaçlarına ulaşmak için sadece kalkınma bankalarından değil, aynı zamanda ticari bankalardan da önemli miktarda finansmanın harekete geçirilmesini gerektiğine işaret etti. Bu sebepten Paris İklim Anlaşması’nın temel hedeflerinden birinin önem kazandığına değinen Büyükelçi Magro, iklim değişikliğine uyum sağlamak veya etkilerini azaltmak için geliştirilen projelere daha fazla finansman sağlanması gerektiğini hatırlattı. Paris İklim Anlaşması'nın hedeflerinden üçüncüsü olan "Finansman Kaynaklarının Yeşil Hale Gelmesi" başlığının altını çizen Büyükelçi Magro, finansman kaynaklarının yeşil hale gelmesinin küresel bir mesele olduğunu ve finans sektörünün artık yalnızca Paris İklim Anlaşması'nın amaçlarıyla uyumlu faaliyetleri desteklediğini belirterek sözlerini tamamladı.

Herkesin “yeşil” olduğunu iddia ettiğini ve sürdürülebilirlik kavramının modaya dönüştüğünü ama karbon emisyonlarının da halen arttığını kaydeden Dünya Gazetesi Yazarı Didem Eryar Ün, iş dünyasının iklim kriziyle olan mücadelesinin bir savaşa benzetildiğini, bir tarafta gerçekten mücadele verenlerin olduğunu bir taraftan da “yeşil kamuflaja” bürünenlerin olduğuna değindi. Ünlü, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarındaki 17 hedefin iş dünyasına çok önemli bir yol haritası oluşturduğuna dikkat çekti. İş dünyasını dönüşüme ikna etmek için IPCC ve Küresel İstikrar Raporunun yayımlandığını hatırlatan Ünlü, iş dünyasının artık taahhütleri bırakıp, eyleme geçmesinin önem kazandığını belirtti.

Panelin ikinci kısmında da söz alan Sak, Türkiye’nin bundan sonra Paris İklim Anlaşması çerçevesinde ve deklare edilen iddialı hedeflerle uygun bir niyet belgesi açıklaması gerektiğine değindi. Akabinde İklim Kanunu çerçevesinde emisyon ticaret sisteminin tasarlanmasına ve Türkiye’ye özgü bir yeşil sınıflandırmanın yapılmasına ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Sak, kömürden çıkış hakkında şunları kaydetti: “Ya kömürden çıkmayacağız, belli bir noktada hızla karbon emisyonlarını azaltmayı hedeflemeyeceğiz, o zaman bütün toplumun üzerine daha yüksek karbon vergisi koyacağız. Ya da Türkiye’nin belirli bölgelerinde bölgesel kalkınma projelerine ağırlık vereceğiz. Yani belirli bir sektörde düzenleme yaparak zaman kazanacağız.” Hammadde fiyatlarındaki gelişmelerin geçiş sürecinin ne kadar önemli olduğuna dair işaretler verdiğini aktaran Sak, iş dünyası için bir intibak mekanizması tasarlamak gerektiğini vurguladı. Sak, iklim değişikliği gündeminin harekete geçmesi için bu meselenin romantik tartışma konusu olmaktan çıkıp, doğrudan ceplerimizi ilgilendiren bir hadise haline gelmesi gerektiğinin altını çizdi. Avrupa’nın dekarbonizasyonunun, Türkiye’nin dekarbonizasyonundan geçtiğine dikkat çeken Sak, Türkiye’nin iklim değişikliği gündemiyle rahatlıkla finansman bulup, karbon bazlı olmayan büyüme ile kendini teknolojik ve bölgesel olarak tarihi bir fırsatla konumlandırabileceğine dikkat çekerek sözlerini tamamladı.

 

Etkinliği izlemek için tıklayınız.

Yazdır

« Tüm Haberler