logo tobb logo tobbetu

Türkiye’de yoksulluk ve gelir dağılımı: TÜİK verilerine nasıl bakalım? Değerlendirme Notu / H. Ekrem Cunedioğlu
Haber resmi
01/02/2024 - Okunma sayısı: 2046

 

 

TÜİK, 2023 için Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri haber bültenini 30 Ocak’ta, Gelir Dağılımı İstatistikleri haber bültenini ise 29 Ocak’ta yayımladı. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na dayanan bu iki haber bülteninin özeti şu: Türkiye’de gelir eşitsizliği artıyor ve orta gelirliler yoksullaşıyor. Bu değerlendirme notunda söz konusu iki bültendeki öne çıkan bazı bulguları özetlemeye ve metodolojik açıdan tartışmaya çalıştım. Ancak ilk olarak, 2023 yılına ait olsalar da her iki bültenin 2022 gelirlerine yönelik sonuçlar sunduğunu hatırlatmam lazım. Dolayısıyla bu sonuçlar aslında yüksek enflasyon döneminin ilk yılı olan 2022’deki gelişmeleri anlatıyor bize.

Acaba ben yoksul muyum sorusunun cevabı: Neye göre?

Yoksulluk tartışmalarında da bir kavram karmaşası vardır. TÜİK’in haber bülteninde verilerini sunduğu göreli yoksulluk, maddi ve sosyal yoksunluk, sürekli yoksulluk, yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olma gibi terimler bir yana; eşdeğer fert sayısı, satın alma gücü partisine göre düzeltme gibi hesaplama yöntemleri de bu karmaşayı besliyor. Bahsettiğim terimlerin tanımlarına TÜİK’in haber bülteninde yer alan metaveri bölümündeki “hesaplama kuralları” başlığından ulaşabilirsiniz. Ben yazının bu kısmındaki “acaba ben yoksul muyum?” sorusunun cevabını sadece göreli yoksulluk kavramı üzerinden tartışacağım. Yani gelirinizi belirli bir yoksulluk eşiğine göre değerlendirip sizi yoksul ya da yoksul değil şeklinde tanımlayan yaklaşımdan bahsediyoruz. O zaman bu yönteme göre iki değişkene karar vermek lazım: 1) Bireyin gelirini temsilen hangi değişkeni kullanacağım ve 2) Yoksulluk eşiği ne kadar olacak?

 

 

Değerlendirme notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler: Gelir Eşitsizliği,

Yazdır

« Tüm Haberler