logo tobb logo tobbetu

Köşe Yazıları

Fatih Özatay, Dr. - [Yazarın tüm yazıları]

Yıllık enflasyon mayısta yüzde 9'un altına düşebilir 03/06/2007 - Okunma sayısı: 1801

 

Pazartesi günü mayıs ayı enflasyon rakamlarını öğreneceğiz. Hem çekirdek enflasyonun ana belirleyicilerinde son aylarda gözlenen hareketlere hem de cuma günü açıklanan İTO verilerine dayanarak bizi güzel bir sürprizin beklediği belirtilebilir.

İTO'nun İstanbul ücretliler geçinme endeksinin gösterdiği fiyat artışları ile TÜİK'in yayımladıkları arasında pek bir ilişki yok. Bu saptama genel endeksten elde edilen fiyat artışları için söz konusu. İTO endeksinde yer alan gıda harcamaları grubundaki fiyat hareketleri ise, TÜİK'in açıklayacağı gıda harcamaları fiyat artışları için önceden bir fikir verebiliyor.

Tablo 1'de 2003-2007 döneminde mayıs aylarında gerçekleşen gıda sektörü fiyat artışları var. İlk sütunda yer alanlar İTO endeksine göre hesaplananlar, ikinci sütundakiler ise TÜİK'in açıkladıkları. Tüm yıllar için mayıs aylarında TÜİK'in gıda fiyat artışları İTO'nunkilerin altında kalmış. 2003'te İTO serisinde çok yüksek bir artış var. Bu yılı dışarıda tutsak bile, deminki saptamam diğer yıllar için çok belirgin. Son üç mayısın TÜİK'in enflasyonu İTO'nunkine göre ortalamada yaklaşık 0.7 puan daha düşük gıda grubunda.

Cuma günü İTO'nun açıkladığı verilere göre mayıs ayında gıda grubunda fiyatlar yüzde 1.34 oranında düşmüş. Üstelik bu enflasyon rakamı, son beş yılda gıda grubunda gerçekleşen en düşük enflasyon rakamı.

İTO verilerinde dikkat çeken bir diğer nokta da, gıda sektörünün alt kalemi olan yaş sebze ve meyve grubunda mayıs ayında fiyatların çok yüksek bir oranda düşmüş olması (yüzde 8.61). 2006 yılında aynı ayda oysa fiyat artışı var ve bu artış yüksek (yüzde 4.29).
Gıda grubunun TÜİK'in tüketici endeksindeki ağırlığı yüzde 28. Ağırlığı en fazla olan grup bu. Öte yandan uzun bir süredir özellikle yaş sebze ve meyve fiyatlarında yüksek artışlar gerçekleşiyordu. Bu nedenlerle genelde gıda grubundaki, özelde de yaş sebze ve meyve alt grubundaki fiyat artışlarının bundan sonra nasıl bir şekil alacağı enflasyon dinamiği açısından önemli.

Enflasyonun ana eğiliminin aşağı doğru olduğu dönemlerde, ana eğilimi belirleyen ekonomik unsurlardaki olumlu etkilerden pek de etkilenmeyen ve daha çok hava koşullarına bağlı olarak belirlenen yaş sebze ve meyve fiyatındaki yükselişler, bu ana eğilimi maskeliyordu. Bunun sonucunda enflasyon beklentileri ana eğilimden uzaklaşıyordu.

Pazartesi günü açıklanacak mayıs ayı enflasyon oranları açısından olumlu bir sürpriz beklememin temel nedeni bu. Mayıs ayı enflasyonunun düşük çıkmasını sağlayacak ve uzun bir süredir beklediğimiz enflasyonda düşüş yönündeki eğilimi başlatabilecek ekonomik nedenler de bol miktarda var. Bunlar sürpriz değil, ortadalar çünkü.

İlki, hiç şüphesiz, liranın değerlenme eğiliminin sürüyor olması. Şüphesiz bu eğilimin tersine dönüp dönmeyeceği iki temel unsura bağlı: Birincisi, yabancı mali yatırımcıların risk alma iştahları ve dolayısıyla gelişmiş ülkelerde olan biten ile ilgili. Bu cephede şimdilik işler fena gitmiyor; ama bunun bir garantisi yok. İkincisi, cumhurbaşkanlığı gerilimi şimdilik buzdolabında. Oysa eninde sonunda önümüze gelecek ve temel belirleyici olacak. Bu belirsizlik unsurları bir tarafa, kurun mevcut düzeyi ve eğilimi, enflasyonu düşürücü yönde çalışıyor.

Enflasyonu düşürücü yönde gelişen ikinci unsur ise, faiz hadlerindeki yüksekliğe ve tüketiciler ile şirketler kesimine açılan kredi miktarının artış hızındaki yavaşlamaya bağlı olarak iç talebin bazı unsurlarında görülen hareketler. 2003 yılından bu yana özel kesim tüketim harcamalarının en düşük hızla arttığı yıl 2006 oldu. Dayanıklı tüketim mallarına yapılan harcamalar ise 2006'nın ikinci yarısında ve bir ölçüde de içinde bulunduğumuz yılın ilk aylarında durma noktasına geldi.

Bu iki ekonomik unsur ile özellikle yaş sebze ve meyve fiyatlarında oluşabilecek önemli miktarda bir sürpriz azalış, mayıs ayı enflasyonunu önceden beklenen düzeyin oldukça altına itebilir. Unutmayalım son on iki aydır enflasyon yüzde 9,7 ile 11.7 aralığında salınıp duruyor. Hatırda tutmamız gereken bir diğer unsur da Tablo 2'deki veriler. 2006 yılının nisan-temmuz döneminde aylık enflasyon oranları 2003-2005 yıllarında gerçekleşen ortalama aylık enflasyon oranlarının hep üstünde kaldı. Şimdi çıkacak oldukça düşük bir enflasyon, bu nedenle yıllık fiyat artışlarını çok daha makul bir düzeye indirebilir (nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 10.7 düzeyindeydi).

Mayıs ayında sıfıra yakın bir aylık fiyat artışı benim için sürpriz olmayacak. Yıllık enflasyon oranı yüzde 9'un altına düşebilir bu durumda. Eğer bu 'iyimser' beklentim gerçekleşirse, yukarıda belirttiğim Mayıs 2006'dan bu yana içine sıkıştığı dar aralıktan çıkacak demek enflasyon. İyi de ekonomimizin önümüzde bu kadar belirsizlik varken, özellikle cumhurbaşkanlığı süreci her türlü gerginliğe açıkken, bunlar kimin umurunda diyebilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız. Ama ne yapayım, (eski) iş hastalığı işte; vakti gelince bir enflasyon yazısı döşenmekten alamıyorum kendimi, af ola.

fatih 01

 

Bu köşe yazısı 03.06.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

Paylaş Bookmark and Share

« Diğer köşe yazıları