logo tobb logo tobbetu

Köşe Yazıları

Fatih Özatay, Dr. - [Yazarın tüm yazıları]

Geçen hafta açıklanan makro veriler arasında bir gezinti 10/06/2007 - Okunma sayısı: 1464

 

Bu pazar gelin siyasi gerginlikleri falan bir tarafa bırakıp, son günlerde açıklanan çeşitli verilere bir göz atalım. Önce enflasyon gerçekleşmeleri:

Geçen pazar, mayıs ayı için TÜİK'in açıklayacağı rakamın bize olumlu bir sürpriz yapabileceğini belirtmiştim. Aslında bu yorumum İTO'nun daha önce açıkladığı enflasyon verilerinin gıda alt kalemindeki düşüşe dayanıyordu. Bu nedenle İTO verilerini izleyenler açısından TÜİK'in açıklayacağı rakamın düşük çıkması pek de sürpriz olmayacaktı. Benim beklediğim rakam yüzde 9'a çok yakın bir düzeydi. Sürpriz olarak yüzde 9'un biraz altını düşünüyordum.

Beklediğim ölçüde bir sürpriz gerçekleşmedi, ancak yine de yüzde 9.2 gibi düşük bir düzeye indi enflasyon. Haziran ve temmuz aylarında (yeni bir olumsuzluk olmazsa) yüzde 8'lerde (temmuzda 8'e yakın) bir enflasyon rakamı görebileceğiz.

İthalat ve büyüme

Bir olumlu nokta şu: Hizmet sektörü enflasyondaki katılıkta bir miktar azalma eğilimi görülüyor. Enflasyona ilişkin bir ilginç not da tüm enflasyon göstergelerinin aralarındaki farkın mayıs ayında son derece azalmış olması. Meselâ, geçen sene mayıs ayında bir çekirdek göstergeye göre yıllık enflasyon yüzde 5.8 iken, bir diğerine göre yüzde 10.2 idi. Ocak ayında ise yüzde 8.3 ile yüzde 12.5 arasına dağılan farklı enflasyon rakamları söz konusuydu. Mayıs ayında bu aralık daraldı: Yüzde 8.9 ile 9.7 bandına sığdı çekirdek enflasyon rakamları. Enflasyon beklentilerinde ise küçük düşüşler gerçekleşti.

İthalatımız ile büyüme hızımız arasında yakın bir ilişki olduğunu biliyoruz. Hızla büyüdüğümüz dönemlerde hem ara malı hem de yatırım malı ithalatımız artıyor. Grafik 1'de bu ilişki 2002 Ocak ayı ile 2007 Nisan ayı arasındaki dönem için bir kez daha gösteriliyor. Düz çizgi aylar itibarıyla yıllık sanayi üretimi artışını, kesikli çizgi ise yine aylar itibarıyla yıllık ithalat artışımızı ifade ediyor.

Kaba bir fikir vermek amacıyla son dört ayda ithalat ve sanayi üretimi artış hızlarında gerçekleşen gelişmeyi bir de rakamsal olarak vereyim. Önce sanayi büyümesi: Yüzde 14.9, 7.3, 3.2 ve 1.4. Sürekli bir düşüş var. Paralel biçimde toplam ithalatımızın artış hızı da azalıyor: Yüzde 28.3, 15.7, 12.4, 10.6.

Son aylarda ithalat artış hızında gördüğümüz yavaşlamanın şüphesiz büyüme hızındaki yavaşlama ile yakın ilgisi var. Özellikle dayanıklı tüketim mallarına olan talepte belirgin bir düşüş söz konusu. Enflasyon açısından bakıldığında olumlu olan bu gelişme, büyüme ve istihdam cephesinden bakıldığında olumsuz bir nitelik kazanıyor.

Şüphesiz bu ikilem sürdürülebilir (potansiyel) büyüme hızımızın onca reforma karşın hâlâ arzuladığımız düzeyde olmamasından kaynaklanıyor. Tarihsel verilere göre yüzde 4'ler düzeyinde olan uzun dönem büyüme hızımız 1990-2001 arasında yüzde 3.2'ye kadar düşmüştü. 2002-2006 arasında yüzde 7'yi aştı ortalama büyüme hızımız. Potansiyel büyüme hızımızın tarihsel düzeyinin üzerine çıkmış olması beklenir gerçekleştirilen reformlar sayesinde. Ancak yüzde 7'lere yükselmiş olması da düşünülemez.

Mevcut büyüme hızı ile potansiyel arasındaki bu fark şüphesiz bazı dengesizliklere yol açıyor: Cari işlemler açığı artıyor, enflasyon arzulanılan hızda düşmüyor. Marifet büyüme hızını geçici olarak değil, kalıcı biçimde yükseltmekte. Bunun yolu da mikro reformlardan geçiyor. Bunları yapmadıkça cari işlemler hesabımız düzeliyor diye sevinirken aynı zamanda da büyüme hızımız azalıyor diye üzüleceğiz. 'Acıların çocuğu' olmaya mahkûm muyuz?

İhracat ve cari açık

Tablo 1'de 1996-2007 döneminde yıllık ihracat rakamları milyar dolar olarak yer alıyor. 2007 için verilen rakam nisan ayı itibarıyla son on iki ayın toplam ihracatı. Tablonun 1996'dan başlamasının bir nedeni var. Bu yıl ihracatımızda büyük bir sıçrama gerçekleşiyor: 1995'teki 21 milyar dolar düzeyinden bir yıl sonra 32 milyar dolara çıkıyor.
1996'da ulaşılan düzey etrafında uzunca bir süre çok az oynaklık gösteriyor ihracatımız. 2002 başına kadar yerinde saydığını belirtebiliriz. 2002'den itibaren ise toplam ihracatımız baş döndürücü bir hızla yükseliyor. Liranın onca değerlendiğinin belirtildiği bu dönemde bu sıçrama çok çarpıcı. Cari açığımızın zirveye çıktığı ay 2006'nın kasımıydı (33.6 milyar dolar). O tarihten bu yana biraz dalgalı da olsa bir düşüş eğiliminden söz edilebilir. Yeni açıklanan nisan ayı rakamlarına göre cari açığımız 31.3 milyar dolara inmiş durumda. Şüphesiz milli gelire oranlandığında (milli gelirdeki büyüme nedeniyle) bu düşüş daha belirginleşecek.

 

frafikk

Grafik 1: İthalat artış hızı (kesikli çizgi) ve sanayi büyümesi
(%, 1998 Ocak 2007 Nisan)


Tablo 1: Toplam ihracatımız (bavul ticareti dahil, milyar dolar)
1996. . . . . . . . . . 32.1
1997. . . . . . . . . . 32.1
1998. . . . . . . . . . 30.7
1999. . . . . . . . . . 28.8
2000. . . . . . . . . . 30.7
2001. . . . . . . . . . 34.4
1996-2001 ortalaması. . . . . . . . . . 31.5
2002. . . . . . . . . . 40.1
2003. . . . . . . . . . 51.2
2004. . . . . . . . . . 67.0
2005. . . . . . . . . . 76.9
2006. . . . . . . . . . 91.9
2007 (nisan). . . . . . . . . . 98.6


Bu köşe yazısı 10.06.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

Paylaş Bookmark and Share

« Diğer köşe yazıları