TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

Değerlendirme Notu / Ömer Faruk Can, H. Ekrem Cunedioğlu, Zeynep Tuncerli
Yıllık tüketici enflasyonu TÜİK verilerine göre Temmuz 2026’da %31,75 olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılının tamamında yıllık enflasyonun %44,38'den %30,89'a indiği hatırlandığında, manşetin 2026'da yatay seyretmesi "dezenflasyon durdu" yorumlarını yaygınlaştırmıştır. Bu not, gündemdeki bu tartışmaya katkı sağlamayı amaçlamakta; bunu yaparken sadece yıllık manşet üzerinden değerlendirme yapmanın yeterli olmayacağını öne sürmektedir.
Türkiye'de enflasyon tartışması neredeyse yalnızca yıllık manşet üzerinden yürümekte ve tartışmanın iki kutbu da ölçüm tercihinden kaynaklanan bir yanılgı payı taşımaktadır. Manşete bakınca dezenflasyon durmuş görünmektedir. Oysa yıllık manşet son on iki ayın bilançosudur ve bugünün fiyatlama temposu hakkında söylediği, yapısı gereği sınırlıdır. Verinin detayına inildiğinde tablo farklılaşmaktadır. Bununla birlikte detaya inmenin de doğru yolu vardır: ham momentum gibi mevsim etkisinden arındırılmamış ölçülerin ima ettiği hızlı iyileşme okuması da en az manşete sıkışmış okuma kadar yanıltıcı olabilir.
Enflasyona dair sorular tek tip değildir. Fiyatların ne kadar hızlı arttığı, bu artışın sepetin ne kadarına yayıldığı, hangi kalemlerden kaynaklandığı ve önümüzdeki dönem açısından ne ifade ettiği sorularının her biri farklı bir göstergeyle yanıtlanmalıdır. Bu göstergelerle bakıldığında Temmuz 2026 verisinin verdiği cevap nettir: dezenflasyon durmamış, adres değiştirmiştir. Ancak bu cevabı görünür kılan göstergelerin önemli bir kısmı Türkiye'nin resmî istatistik setinde düzenli olarak yayımlanmamaktadır. Burada ele alınan göstergelerin resmî rakama alternatif değil, aynı TÜFE verisinin farklı sorulara cevap veren okumaları olduğu da unutulmamalıdır.
Notun birinci bölümünde yıllık manşetin bu soruların hangilerine cevap veremediği ortaya konmaktadır. İkinci bölümde cari tempo, mevsim etkisinden arındırılmış üç aylık momentum üzerinden ölçülmektedir. Üçüncü bölümde dağılım temelli göstergelerle (ağırlıklı medyan, budanmış ortalama ve yayılım) artışın yaygınlığı incelenmektedir. Dördüncü bölümde manşet ile alternatif göstergeler arasındaki mesafenin adresi olan hizmet-mal makası ve yönetilen-yönlendirilen fiyatlar, beşinci bölümde tablonun kırılgan tarafı olan gıda ele alınmaktadır. Altıncı bölüm ileriye dönük tek resmî gösterge olan beklenti anketlerinin bu işlevi ne ölçüde gördüğünü sınamakta; not, üç somut öneriyle sona ermektedir.
Değerlendirme notuna buradan ulaşabilirsiniz.