Arşiv

  • Haziran 2024 (9)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)

    Otobüs duraklarında bekleyenlere...

    Fatih Özatay, Dr.26 Mart 2009 - Okunma Sayısı: 990

     

    Seçim kampanyasında bir söz oldukça etkileyiciydi ve 'Jipe binenlerle durakta otobüs bekleyenler' ayrımına dayanıyordu. Bu yazıyı yazdığım saatlerde beşinci önlem paketinin açıklanacağı duyuruluyordu televizyon haberlerinde. Paketin merkezinde, bu köşede eylül ayından bu yana krize karşı yapılacaklar listesinin başında bir yerde yer alan kredi garanti sistemi kurulması yer alacakmış.

    Eğer haberler doğru çıkarsa, krizin Türkiye ekonomisine yapmakta olduğu tahribatı azaltıcı bir önlem devreye sokulmuş olunacak. Yalnız unutmayalım; hem döviz cinsinden hem de lira cinsinden ayrı ayrı kredi garanti sistemleri önerilmişti bu köşede. Eğer açıklanacağı söylenen paket sadece lira cinsinden krediler için olursa yetersiz kalacak. Sistemin nasıl çalışacağı, nasıl bir fon kurulacağı, yapısının ne ölçüde özerk olacağı, hepsi çok önemli; ama bunlar yeni paket açıklandıktan sonra ele alınacak konular.
    Bu aşamada şu noktanın özellikle altının çizilmesi gerekiyor: Bu önlemler 'durakta otobüs bekleyenler" için doğrudan bir yarar sağlamıyor. Dolaylı yararı elbette var; sonuçta ekonominin küçülme hızını düşürmek amaçlanıyor, işsizliğin daha az artmasına çalışılıyor. Ama dolaysız yarar sağlayacak 'bir şeyler' de yapmak gerekiyor onlar için.

    Salt teknik açıdan bakınca da bu 'bir şeylerin' yapılması gerekiyor. Zira iç talep yerlerde sürünüyorsa tek başına kredi mekanizmasını yeniden çalıştırmaya yönelik önlemler, büyüme ve işsizlik açısından fazla bir yarar getirmezler. Şirket ürettiği malı satamayacaksa, neden kredi alsın ki? İç talebi artırıcı önlemlere de ihtiyaç var. Son geçici vergi indirimi kararları da 'duraktakileri' etkilemiyor. Ayrıca bu kararların iç talebi kalıcı biçimde artırıcı etki yapacakları da, geçen hafta ele aldığım gibi çok su kaldırır.

    TEPAV Küresel Kriz Çalışma Grubu krize karşı yapılabilecekleri, bu yapılabileceklerin maliyetini ve faydasını içeren geniş bir raporu web sayfasına koydu (http://www.tepav.org.tr/tur/index.php). O raporda önerilen önlemlerin bir kısmı işte o 'durakta bekleyenler' için. Neler mesela?

    Birincisi, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'ndan 1000 TL veya daha az emekli aylığı alanlara 500 TL tutarında bir defalık ikramiye verilmesi öneriliyor. TEPAV'ın hesaplamalarına göre böyle bir plan, emeklilerin yaklaşık yüzde 97'sini kapsayacak, yardımdan yararlanacak tahmini kişi sayısı 5,4 milyon kişi olacak ve bütçeden ayrılması gereken kaynak 2,7 milyar liraya ulaşacak (2009 için hesaplanan GSYİH'nin yaklaşık yüzde 0,4'ü) TEPAV raporunda, ikinci olarak, 2022 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan maaş bağlanan yaşlı, malul ve sakatlara 500 TL değerinde tek seferlik ikramiye verilmesi önerisi yer alıyor.

    Yardımdan yaralanacak kişi sayısı 1,2 milyon olarak tahmin ediliyor. Planın uygulanması halinde bütçeden 0.6 milyar lira kaynak ayrılması gerekiyor (GSYİH'nin yüzde 0,08'i düzeyinde).

    Rapordaki üçüncü önlem ise işsizlik sigortasının kapsamının genişletilmesine yönelik. Burada iki alternatif öneriliyor: İşsizlik ödeneği yasal üst limit olan asgari ücretin yüzde 80'ine yükseltilebilir. Bu durumda ayda ortalama 989 bin kişi maaş alabiliyor. Diğer seçenek ise kişi başına işsizlik ödeneğini mevcut durumdaki gibi tutarak alan kişi sayısını  artırmak. Bu durumda ayda ortalama 1,4 milyon kişi bu imkandan yaralanabiliyor. İşsizlik sigortasının dengesinin bozulmaması için, doğacak kaynak ihtiyacının bütçeden karşılanması gerekiyor. Hesaplar, kaynak ihtiyacının 4.5 milyar lira olduğunu gösteriyor (GSYİH'nin yüzde 0.5'i).

    TEPAV'ın temel senaryosu (krize karşı ek bir şey yapılmaz ve mevcut küresel koşullar sürerse) 2009 için yüzde 5.5'lik bir küçülme öneriyor. Bu önlemlerle 2009 küçülmesini 1.3 puan azaltmanın mümkün olduğu gösteriliyor raporda. Nihai etki ise küçülme hızını 2.7 puan azaltıcı yönde.

    Bu yazı 26.03.2009 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır