Arşiv

  • Ekim 2022 (2)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)
  • Aralık 2021 (13)
  • Kasım 2021 (11)

    Sadece aklımızda bulunsun diye

    Fatih Özatay, Dr.21 Mayıs 2007 - Okunma Sayısı: 1130

     

    Önemli bir toplantıya gideceksiniz. Toplantının yapılacağı yer, iş günlerinde ve o saatte bulunduğunuz yerden en fazla yarım saat mesafede. Bu süre, elinizdeki mevcut bilgiler ve o zamana kadarki deneyiminiz ışığında belirlediğiniz bir süre.Şüphesiz bu süreyi artırabilecek riskler de var. Hava sıcak, iç siyaset gergin, insanların burunlarından soluduklarını hissediyorsunuz. Bu nedenle bir trafik kazası olması olasılığı her zamankinden fazla. Trafik sıkışabilir, geç kalabilirsiniz. Bu türden olumsuz dışsal şokları da dikkate alarak, biraz ihtiyatlı davranıyor ve zamanında yetişmeyi güvence altına almak için diyelim ki 40 dakika öncesinden yola çıkıyorsunuz.Ama hedeflediğiniz sürede gidemiyorsunuz. Lastiğiniz patlıyor. Arabayı kenara çekmek falan gerekiyor. Sonra bir taksi peşinde koşuyorsunuz, buluyorsunuz, ama gerçekten bir trafik kazası olmuş, yol kapanmış. Toplantının ortasında dalıyorsunuz içeriye. Ne yaparsınız?Herhalde bir açıklama yapmanız gerekir. Siz de öyle yapıyorsunuz. Enflasyon hedeflemesi rejiminde de bu türden açıklamalara sık sık ihtiyaç duyuluyor. Elinizdeki tüm bilgiler ve o zamana kadarki deneyiminizışığında bir faiz politikası uyguluyorsunuz hedefe ulaşmak için. Bu hedefin tutturulmaması riski dışsal olumsuz koşullar nedeniyle her zaman var. O riskleri de göz önüne alıyorsunuz. Bazı dönemlerde bu riskler daha fazla. O dönemlerde daha temkinli davranıyorsunuz.Dışsal koşullar olumsuz yönde gelişiyor ve bu nedenle hedeften sapıyorsanız siz de açıklama yapıyorsunuz. Kendinizi anlatmaya çalışmaktan başka şansınız yok. Sözgelimi, kötü giden hava koşullarının işlenmemiş gıda ürünlerinin fiyatları üzerinde etkili olduğunu, bir süre önce uluslararası piyasalarda yaşanan çalkantı nedeniyle kurların arttığını ve benzeri unsurları sıralıyorsunuz. Bunların enflasyonu ne kadar yükselttiğini belirlemeye çalışıp, kamuoyuna bilgi veriyorsunuz.Karşınızda çok şüpheci bir kamuoyu olabilir, geçmişte hedefleri tutturmuş olsanız bile, yaptığınız açıklamalara dudak bükebilirler. Olsun, yapacak başka bir şey yok; arkanızda sağlam bir maliye politikası varsa, gelirler politikası hedefle uyumlu ise, siz de para politikasını doğru uyguluyorsanız, nasıl olsa zaman sizi haklı çıkaracaktır. Sabredeceksiniz, biraz da şansa ihtiyacınız olacak, peşi sıra olumsuz yeni dışsal şoklar oluşmasın diye.Enflasyon hedeflemesi uygulayan tüm merkez bankaları bu nedenle hedeften sapmalar karşısında açıklama yaparlar. Bunların amacı bahane bulmak değil, sapmanın teknik nedenlerini anlatıp, uygulanan rejime güvenin sarsılmasını önlemektir.Brezilya'da 2002 enflasyon hedefi yüzde 3.5'di. Buna karşın gerçekleşme yüzde 12.5 oldu. Bakın bir raporda iki başkan yardımcısı bunun nedenlerini nasıl açıklıyor (BIS Papers No: 23, Mayıs 2005, sayfa 98-108):"...Bazı büyük şirketlerin hesaplarında yaptıkları tahribata ilişkin skandallar nedeniyle tüm dünyada risk iştahının azalmasına karşın, iç politika, güven krizinin patlak vermesinde çok daha önemli bir rol oynadı. Tüm yükselen piyasa ekonomilerine akan sermaye durma noktasına geldi, ama Brezilya bu gelişmeden çok daha fazla etkilendi; 28 milyar dolar sermaye çıkışı oldu... Güven krizinin yerli kısmının arkasında birkaç neden vardı: Birincisi, yeni hükümetin uygulayacağı politikaların yatırımcılar açısından pek de iyi bir ortam yaratmayacağından korkuluyordu. İkincisi, Brezilya'nın yüksek düzeydeki kamu borcunun azaltılmasına sağlayacak düzeyde faiz dışı bütçe fazlası yaratılmayacağından endişe ediliyordu. Üçüncüsü, para politikası hakkındaki şüpheler ise daha da yoğundu. Tüm seçim kampanyası boyunca, tüm partiler Brezilya'nın çok daha hızlı büyümesi gerektiğine vurgu yapmışlardı. Bunun kısa vade de nasıl sağlanacağı da belirsizdi... Sonuçta real yüzde 53 değer kaybetti..." Aklımızda bulunsun.

     

    Bu köşe yazısı 21.05.2007 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır