Arşiv

  • Mayıs 2024 (12)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)
  • Temmuz 2023 (18)
  • Haziran 2023 (13)

    Cari açık

    Fatih Özatay, Dr.31 Temmuz 2008 - Okunma Sayısı: 1154

     

    Uzun bir aradan sonra Radikal'de yeniden yazmaya başladıktan sonraki ilk yazılarım genellikle cari açık sorunu üzerineydi. 'Cari açık için yapılabilecekler' falan gibi iddialı başlıklar da atmışım. O 'mümtaz katkıma' karşın aradan geçen sürede cari açık sorununu çözemedik, bari bugün yeni bir liste vereyim. İlk madde: Merkez Bankası faizleri aşağıya indirecek. Elini tutan yok, mümkünse yüzde 12 falan olsun. 10 değil 12, çünkü biraz da reel faiz vermek gerekir. İkinci madde: Rekabet gücümüzü artıracağız. Sorumluluk alanları rekabetle ilgili olan sayın bakanlarımızdan 'rekabet gücümüzü mutlaka artırmamız gerekir' şeklinde açıklamalar bekliyoruz. Köşe yazarları olarak bizler de elbet üzerimize düşeni yaparız. Üçüncü madde: Büyüme hızımızı yüzde 10'un üzerine çıkaracağız. Ama bunu verimliliği artırarak yapacağız. Bütün işletmelere 'verimliliği artırın' talimatı gönderilecek. Özel kesim kamu kesimi ayrımı yapılacaksa, özel kesime 'lütfen' deriz, olur biter. Dördüncü madde: Üretim hızla artırıldı ya, bu artışın ithal girdi kullanımını tahrik etmemesi için ithalatı caydırıcı önlemler de alınmalı. Nakliyecilerin kullandığı akaryakıtı farklı renkte boyayabiliriz mesela. İthal malları taşıyanlara farklı renkten, mesela mor olabilir, akaryakıtı yüksek fiyattan satabiliriz. İthal mallarını da ara malları ve nihai mallar olarak ikiye ayırıp, bu malları taşıyanlar için farklı renk (açık mor ve koyu mor) ve farklı fiyat uygulamasına gidilebilir. Eğer bir kamyon, her iki maldan da taşıyorsa, taşınan malların değerine göre ağırlıklı ortalama alınarak motorin fiyatı hesaplanabilir. Beşinci madde: En iyisi, ihracat ve ithalat için farklı kur uygulamak. Merkez Bankası faizi indirecek ya, ihracat kurunu da yüksek bir yere getirebilir (mesela bir avro 2.5 lira olabilir). Çeşitli aralıklarla bu kur yükseltilebilir. Altıncı madde: Cari açık düşürülecektir.
    İtiraf edeyim bu listeyi son günlerde okuduğum bazı yazılardan esinlenerek hazırlamış bulunmaktayım. Orijinal fikir benim değildir. Ben sadece aktardım sizlere. Eksiklerden elbette sadece ben sorumluyum. Yazının yukarıdaki ciddi bölümünden sonra biraz da eğlenmeyi hak ettik sanırım... Cari açık büyük bir sorun. Rekabet gücümüz açısından yerli paranın uzun bir süredir değerli olması da öyle. Değerli lira bilançolar üzerinden ilginç bir dinamik yaratıyor. Onca kriz deneyimimize karşın, şirketler kesimi döviz cinsinden borçlarını giderek artırıyor. Bu durumda kurun hızla yükselmesi şirketler kesiminin bilanço yapısını zayıflatma riskini taşıyor ve büyüme hızını düşürücü yönde çalışıyor. Bu dinamik bizleri sevimsiz bir çıkmaza götürme potansiyeline sahip. Şu: Ortada bir dengesizlik var, o dengesizliğin alışılageldik çözüm yollarından biri çok daha büyük bir dengesizlik yaratabiliyor. Bu sevimsiz dinamik yüzünden öyle eylemsiz oturmayacağız elbette. Olmazsa olmaz koşulun mali disiplin olduğunu unutmamak gerekiyor. Ama nasıl bir mali disiplin? 'Ne olursa olsun mali disiplin değil', artık 'farklı bir mali disiplin' ve farklı bir uygulama çerçevesi gerekiyor. Bu açıdan yenilerde açıklanan Orta Vadeli Program'a bakmakta yarar var. Önemli eksiklerine karşın doğru yönde atılmış bir adım bu.

     

    Bu yazı 31.07.2008 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

     

    Etiketler:
    Yazdır