Arşiv

  • Ağustos 2020 (6)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)
  • Ekim 2019 (13)
  • Eylül 2019 (15)

    Etiketler

    Ekonomik gelişme ve iktidarın oy oranı

    Hasan Ersel, Dr.05 Temmuz 2007 - Okunma Sayısı: 1470

     

    Geçmişteki seçimlerde seçmen iktidarları nasıl değerlendirmiş? İktidarda olmak bazı şeyler yapmak anlamına geldiği kadar, bazı şeyleri de yapamamak demektir. İktidar da olmak bu nedenle bir yandan avantajdır, bir yandan da dezavantaj. Haklı ya da haksız, iktidarda olan parti(ler) bu sorulara muhatap olurlar. Tabii soru sahipleri, seçmen sıfatıyla hareket ettiklerinde de memnuniyet ya da memnuniyetsizliklerini oylarıyla ifade ederler. Bu nedenle seçimde iktidar partilerinin oy oranlarını ne olacağını kestirebilmek için, iktidarları döneminde ne yaptıklarına bakmak gerekir. Tabii, bunu yaparken de oy verenlerin davranışlarını etkileyen diğer faktörleri de hesaba katmak gerek.

    İki değerli öğretim üyesi, Ali Akarca ve Aysıt Tansel'in, Türkiye'de seçimlerde iktidar partisinin (koalisyonsa partilerinin) oy oranları ile ekonomik durum arasındaki ilişkileri ele alan çok ilginç bir çalışması geçtiğimiz yıl sonunda yayınlandı. Çalışmanın künyesi şöyle:

    Ali Akarca & Aysıt Tansel: Economic Performance and Political Outcomes-An Analysis of the Turkish Parliamentery and Local Election Results Between 1950-2004. Public Choice, 2006, s. 77-104

    ***

    Yazarlardan Ali Akarca, Chigago'daki Illinois üniversitesinde, Aysıt Tansel ise Ankara'daki Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde öğretim üyesi. Her ikisi de iktisatçı. Yazarlar 1950-2004 dönemindeki bütün seçimleri ele alıyorlar. Yani sadece milletvekili seçimlerini değil; senato seçimleri, yerel seçimler, ara seçimler de hesaba katılıyor. Tabii hesaba katılırken farklılıkları da ortaya konuluyor. Türkiye'de böyle bir çalışmayı yapmak pek kolay değil. Çünkü bu dönemde pek çok kesinti var. Darbeler oluyor, partiler kapatılıyor, yeni partiler ortaya çıkıyor. Bütün bunları hesaba katmak gerek. Yazarlar, bu sorunlarla tek tek uğraşmışlar.

    Ben bu yazımda, çalışmanın iki bulgusu üzerinde kısaca durmak istiyorum. Bunlardan ilki iktidarda olmanın yıpratması olgusu, ikincisi de makro iktisadi değişkenlerin iktidar partisinin oy oranı üzerindeki etkisi.

    Bu çalışmanın bulgularına göre, Türkiye'de partilere bağımlılık, yani oylarda hareketsizlik (inertia) görülüyor. Ama bu tam bir bağımlılık anlamına gelmiyor. İktidar partisi, ortalamada, bir önceki seçimde aldığı oyların yüzde 82'sini, yine alıyor. Ama seçmenin yüzde 18'i oyunu bir sonraki seçimlerde başka partilere veriyor. Buna bir de iktidarda kalmanın yıpratmasını eklemek gerekiyor. Yazarlar bunu iktidarda kaldığı süre ile ölçmüşler. Ulaştıkları sonuç ilginç. İktidardaki parti, iktidarda kaldığı her yıl için oylarının yüzde 5'ini kaybediyor. Dikkatinizi çekeyim. Bu olayın ortaya çıkması için uygulanan politikaların kötü sonuç vermesi gerekmiyor. Bu sadece iktidar yıpranması. Bu bulgu neden Türkiye'de seçimlerin niçin hiç zamanında yapılmadığını açıklıyor galiba.

    ***

    Yazarlar iktisadi büyüme ile iktidar partisinin oyları arasındaki ilişkiye bakmışlar. Buldukları sonuç şöyle: Kişi başına Gayrısafi Yurtiçi Hasıla'daki (GSYH) her 1 puan artış, iktidar partisinin oylarını 0,88 puan (birden az) artırıyor. Yani iktidar partisinin büyümeye yansıyan iktisadi başarımı ona oy olarak dönüyor. Ama bir ilginç nota var. Sadece seçimden bir önceki yılın büyüme oranı seçmen davranışlarını etkiliyor. Seçmen daha önceki yıllarda olup bitenleri hesaba katmıyor görünüyor. Ne demiş büyüklerimiz: Hafızayı beşer nisyan ile malûldur (insan belleği unutma özürlüdür).

    Devam edeceğim.


    Bu köşe yazısı 05.07.2007 tarihinde Referans Gazetesi'nde yayımlanmıştır.


     

    Etiketler:
    Yazdır