Arşiv

  • Mart 2019 (9)
  • Şubat 2019 (13)
  • Ocak 2019 (17)
  • Aralık 2018 (14)
  • Kasım 2018 (14)
  • Ekim 2018 (17)
  • Eylül 2018 (13)
  • Ağustos 2018 (19)
  • Temmuz 2018 (21)
  • Haziran 2018 (24)
  • Mayıs 2018 (22)
  • Nisan 2018 (22)

    Etiketler

    Merkez Bankası yasasında değişiklik

    Fatih Özatay, Dr.18 Mayıs 2016 - Okunma Sayısı: 1505

    İtiraf edeyim ki bilmiyordum. Yasasında 1977 yılında yapılan değişiklikler çerçevesinde ABD Merkez Bankası’nın (FED) meğerse üç ana amacı varmış: Maksimum istihdam, fiyat istikrarı ve uzun vadeli faizlerin düşük bir oranda gerçekleşmesi. “Düşük düzeyde uzun vadeli faiz” amacını eski FED Başkanı Bernanke’nin birkaç ay önce çıkan kitabından (Courage to Act: Eyleme Geçme Cesareti) öğrendim. Bernanke, kitabının 49'uncu sayfasında FED’in herkesin bildiği maksimum istihdam ve fiyat istikrarı ana hedeflerini metin içinde veriyor, pek bilinmeyen üçüncü hedefi ise dipnotta zikrediyor. Üçüncü hedefe dipnot düzeyinin reva görülmesinin nedeni dipnottan açık. Şöyle: “Enflasyon düşük olduğunda uzun vadeli faiz hadleri de düşük olacağından, düşük faiz hedefi fiyat istikrarı hedefince zaten kapsanmaktadır. Bu nedenle FED kararlarında bu hedefe pek atıfta bulunulmaz.”

    Şimdi, buradan bize “ne ekmek çıkar?”. İki tane. Birincisi, merkez bankalarına faiz haddini düşük tutma hedefi de verilebiliyor (muş). Üstelik bunu yapan bir muz cumhuriyeti değil; dünyanın en gelişmiş ekonomilerinden biri: ABD. İkincisi, enflasyon düşükse faiz haddi de düşük olacaktır; tersi değil diyor tanınmış bir akademisyen olan eski FED Başkanı. İkinci “ekmek” konusuna girmeyeceğim; çünkü dipnotta belirtilen husus zaten iktisatçıların üzerinde anlaştıkları bir gerçek, dolayısıyla yeteri kadar açık. Üzerinde durmanın bir anlamı yok.

    Oysa ilk konu oldukça eğlenceli. Türkiye açısından düşünsenize bir: Merkez Bankası’nın yasası değiştiriliyor ve “fiyat istikrarı” ana hedefinin yanı sıra ona bir de “düşük uzun dönemli faiz” hedefi veriliyor. Hatta (hem yazması daha kolay hem de daha eğlenceli olsun diye) “düşük uzun vadeli faiz” değil de “düşük faiz” ana hedefi verilsin.

    Bayağı tartışma yaratacak bir değişiklik olur. Mesela, hemen sorulacak sorulardan biri: “Yoksa Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı hedefi ikinci plana mı itiliyor?” Salt Bernanke’nin dipnotta belirttiği husus dikkate alındığında bu sorunun haklı bir soru olmadığı düşünülebilir. Öyle ya, sonuçta iktisat kuramı “enflasyon düşükse faiz haddi de düşük olacaktır” diyor. Bu durumda, böyle bir değişiklik neden gümbürtü koparsın ki?

    Ama kazın ayağı öyle değil. Son yıllarda Merkez Bankası’nın faiz haddini düşük tutmak konusunda baskı altına alındığını bilmeyen yok. Böyle bir değişiklik, dolayısıyla, bu baskının son aşaması olarak yorumlanacaktır. “Normal koşullar altında (faiz baskısı olmadığında)” böyle bir değişiklik o kadar da dikkat çekmeyecek; olsa olsa Bernanke’nin kitabındaki sözünü ettiğim dipnotta belirtildiği gibi “anlamsız” bir değişiklik olacaktır. “Ne anlamı var bu değişikliğin; zaten malumun ilanı değil mi?” mealinde sorulara yol açar en fazla. Bu tür soruların da bir sakıncası yok.

    Neyse, ileride Merkez Bankası yasasında değişiklik zaten gündeme gelecektir. Yasayı değiştirmeye çalışacaklara bedava danışmanlık olsun maksat: Fiyat istikrarının yanı sıra düşük faiz maddesi de ekleyebilirler amaçlar içine. Yeter ki koşullar uygun olsun; sorun olmaz. Elbette isteniyorsa mevcut yasada “ikincil” düzeyde görülen büyüme ve istihdam için de değişiklikler yapılabilir. Mevcut yasanın dördüncü maddesinde yer alan “Banka, fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla Hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını destekler” fıkrası, mesela ilk fıkra ile birleştirilerek yeniden şöyle yazılabilir: “Bankanın temel amacı fiyat istikrarını ve tam istihdamı sağlamak ve uzun vadeli faiz haddini düşük tutmaktır”. Bakalım, ileride nasıl bir değişiklik olacak Merkez Bankası yasasında…

    Bu köşe yazısı 18.05.2016 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayımlandı.