Arşiv

  • Temmuz 2024 (11)
  • Haziran 2024 (14)
  • Mayıs 2024 (16)
  • Nisan 2024 (15)
  • Mart 2024 (19)
  • Şubat 2024 (19)
  • Ocak 2024 (18)
  • Aralık 2023 (17)
  • Kasım 2023 (14)
  • Ekim 2023 (15)
  • Eylül 2023 (12)
  • Ağustos 2023 (21)

    'Çünkü annesi burada' en önemli teşvik olmalıdır

    Güven Sak, Dr.05 Ağustos 2008 - Okunma Sayısı: 1186

     

    Temmuzun ilk haftasında İsrail'deki Tefen Sanayi Bölgesi notlarına başlamıştık. "Burada Ar-Ge değil, İsviçre'ye ihracat yapılır" başlıklı yazıyı hatırlayacaksınız. Amacımız açıktı: Türkiye'nin araştırma geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerini destekleme sisteminde bir performans kriteri eksikliği vardı. Ar-Ge desteklerinin salt bilimsel yayın saiki ile değil, hem iktisadi hem de operasyonel bir kritere dayalı olarak dağıtılmasında fayda vardı. Bugün müsaadenizle Tefen izlenimlerine devam edelim. Sanayi bölgesini gezerken arada SanDisk firmasının üretim tesisine de uğradık. İşte "çünkü annesi burada"nın ne anlama geldiğini orada öğrendik. Merak edenleri aşağıya bekleriz efendim. SanDisk dünyanın bir numaralı flash bellek üreticisi Hani veri depolamada kullandığımız, taşınabilir bellek kartları var ya? İşte SanDisk bu alanın öncüsü. Şirket, 1988 yılında ABD'de kurulmuş. Kurucusu bu taşınabilir veri depolama teknolojisinin öncülerinden biri. Bir nevi başarılı bir Ar-Ge uygulaması SanDisk. Bu teknolojinin doğduğu yerde, ABD'nin California eyaletinde ortaya çıkmış ve serpilmiş SanDisk şirketi. Şimdilerde ise Nasdaq'da işlem gören halka açık bir şirket niteliğinde. Şirket, yaklaşık 6 yıldır üretime yönelik faaliyetlerinin önemli bir bölümünü İsrail'de gerçekleştiriyor. İsrail'de üç ayrı sanayi bölgesinde, üç ayrı üretim tesisi var. Üretim faaliyeti için iki önkoşul var: Bir bilgisayar, bir de onu kullanabilecek nitelikli bir çalışan. Söylenen o ki, yaklaşık 3 milyar dolar olan yıllık gelir akımının yüzde 70'i İsrail'de yaklaşık 600 kişinin çalıştığı üretim tesislerinden kaynaklanıyor. Burada elbette Ar-Ge de yapılıyor. SanDisk'in yalnızca ABD'de toplam 780 adet patenti var. ABD dışında ise tam 400 adet patente sahip bir şirket bu. Peki, SanDisk İsrail'de ne arıyor? Bundan 6 yıl önce, İsrail'deki faaliyetine önce Tefen Sanayi Bölgesi'nde başlamış. Ama sonra operasyon hacmini hızla genişletmiş. Operasyon ünitelerinin sayısını üçe çıkarmış. Açık ki, beceri sahibi bir işgücü ve olumlu bir yatırım iklimi görmüş. İsrail'i tarihinde ilk kez, geçen yıl, dış ticaret fazlası veren bir ülke haline getiren yatırım teşvik sisteminden hoşnut kalmış. Ama onlar kadar önemli bir başka hususu, SanDisk'i kurduğu Tefen Sanayi Bölgesi'ne getirmek için, tam on iki yıl önce ilk temaslara başlamış olan İsrail'in önde gelen sanayicilerinden Stef Wertheimer dile getirdi: SanDisk operasyonlarını İsrail'e kaydırmıştı, çünkü şirket yöneticileri ve çalışanlarının bir bölümünün anneleri İsrail'deydi. Arada bir de olsa, "ev yemeği yemek", herkes için çekici bir müşevvik niteliğindeydi. Bu uzun girişten sonra, müsaadenizle şu "çünkü annesi burada" müşevviki üzerine bir iki sonuç çıkaralım. Birinci nokta şudur: Sanayimizin teknolojik yenilenmesinde, yurtdışında yerleşen ve iş kuran Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yeniden ülkelerine nasıl çekilebileceği üzerinde düşünmekte fayda vardır. Yerel teknolojik yenilenmenin temeli teknoloji transferidir. Teknolojinin bir ülkeden diğerine büyük bir hızla yayılabildiği bir çağdayız. Bu yayılma sürecinde Türkiye, yabancı sermayenin gözünde, diğer ülkelerden bir tanesidir. Türkiye'yi diğer ülkeler arasında birinci yapmak herhalde yabancı sermaye stratejimizin temeli olmalıdır. Türkiye'nin bu süreçte diğer ülkelere oranla daha şanslı olabilmesini sağlamanın bir yolu da yurtdışında, özellikle ABD'deki Türkiye diyasporasına yönelmek olabilir. Türkiye buraya bakıldığında kendisini kolaylıkla diğer ülkeler grubu içinde farklılaştırabilir. Bu çerçevede, "çünkü annesi burada" müşevviki önemlidir. ABD'deki Türk diyasporasının, Avrupa'daki Türk diyasporasından büyük ölçüde farklılaştığını hatırlatmaya da gerek yok sanırız. ABD'deki Türklerin büyük bir kısmı, bu toprakların yatırım ortamındaki ve eğitim sistemindeki aksaklıklardan dolayı göç etmiş, çoğu mühendis kökenli ve esasen de Ar-Ge'ci Türklerden oluşmaktadır. İkinci olarak, elbette, amaç "zaten annesi burada" diye oradan birilerini buraya taşımak olmamalıdır. Türkiye, sanayi stratejisi ile uyumlu olarak tasarladığı yabancı sermaye stratejisini uygulamaya koyarken önceliği rahatlıkla Türkiye diyasporasına verebilir. Burada amaç esasen "o" yabancı yatırımı buraya çekmektir, diyasporaya yöneliş ise "araçsal"dır. Süreci başlatabilmek, stratejiyi uygulamaya aktarabilmek için, diyasporaya yönelmek düşünülebilir, çünkü onların ek bir müşevviki vardır; "çünkü annesi burada"dır. İsrail örneği işin sonuç verdiğini göstermektedir. SanDisk davet aldıktan sonraki altı yıl İsrail'e gelmemiştir. Halbuki o zaman da anneler oradadır. Ne zaman ki, İsrail, yatırım ortamını ve teşvik sistemini uygun hale getirmiştir. "Çünkü annesi burada" müşevviki devreye olanca ağırlığı ile girivermiştir. Katkı marjinal ama önemlidir. Üçüncü sonuç şudur: Sanayi Bakanlığımız nasıl sanayi envanteri üzerinde çalışıyorsa, birilerinin de yurtdışındaki vatandaşlarımızın endüstriyel faaliyetleri üzerine bir veritabanı derlemeye başlamasında fayda vardır. Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'ndaki ilgililere duyurulur.


    Bu yazı 05.08.2008 tarihinde Referans Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

     

    Etiketler:
    Yazdır