logo tobb logo tobbetu

Zincirleme afetler çağında kentsel mekânı yeniden düşünmek Politika Notu / Sercan Sevgili
Haber resmi
12/08/2023 - Okunma sayısı: 2699

 

 

21. yüzyılda hissedilir bir düzeye ulaşan iklim değişikliği ve artan sıcaklıklar dünya ve insanlık için ciddi bir tehdit haline gelmektedir. 3 Temmuz 2023’te 17.01 derece ile insanlık tarihinde yaşanan en yüksek küresel ortalama sıcaklıklar kaydedilmiştir. Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre 2023-2027 yılları arasında bir yılın, en sıcak yıl olan 2016’dan daha sıcak olmasına neredeyse kesin gözüyle bakılmaktadır. Sıcakların yanı sıra ani seller de kentler için tehdit unsuru oluşturmaktadır. Son 10 yılda Ankara ve İstanbul’da 2 katına çıkan su geçirmeyen mekânsal yüzey suyun toprakla buluşmasını engellenmektedir. Bu durum, bu sene yaşadığımız sel felaketlerinin nedenine işaret etmektedir. Ankara’da hissedilen yüksek sıcaklıklar ve sel baskınları, birbirlerini tetikleyen birleşik afetler zinciri oluşturmaktadır. Gıda güvenliği, kuraklık, sel felaketleri ve insan sağlığını etkileyen sıcaklar aslında birbirine bağlı olan birleşik afetler çağının birer sonucu olarak görülmektedir. Bu durum, tarımsal üretimi ve buna bağlı olarak fiyatlar ile ekonomiyi olumsuz yönde etkilemektedir. Paris Anlaşması ile katılımcı ülkelerin, dünya sıcaklığını 2°C'nin altında tutmak için taahhütte bulunduğunu bilmekteyiz. Kentsel mekânda bu hedefe ulaşmak nasıl mümkün olabilir? Kentsel mekânları kullanarak hissedilen sıcaklıkları düşürmek mümkün mü? Bu politika notunda, 2023 yılında hem yüksek sıcaklıklarla başa çıkmaya çalışan hem de sel ve taşkın gibi afetlere maruz kalan Ankara için Rhinoceros 3D uygulamasına bağlı Grasshopper eklentisi ile parametrik modelleme yapılması amaçlanmaktadır. Çalışma sonucunda, kentsel kamusal mekânlarda bulunan doğal etmenlerin ısı kaybına yol açtığı, Ankara özelinde gözlemlenmiştir.

 

 

Politika notunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Yazdır

« Tüm Haberler