logo tobb logo tobbetu

Japonya'yla Ortadoğu'da İşbirliği İmkanları Araştırıldı TEPAV - ORSAM işbirliğiyle "Ortadoğu'da Barışın İnşası İçin Türk - Japon İşbirliği: Afganistan'a Özel Bakış" başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirildi.
Haber resmi
24/03/2011 - Okunma sayısı: 2704

ANKARA - TEPAV ile Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM), 23 Mart 2011 Çarşamba günü düzenledikleri yuvarlak masa toplantısıyla Japonya ile Türkiye'nin Ortadoğu'daki işbirliği imkânlarını Afganistan özelinde masaya yatırdı.

TEPAV'da düzenlenen "Ortadoğu'da Barışın İnşası İçin Türk - Japon İşbirliği: Afganistan'a Özel Bakış" başlıklı yuvarlak masa toplantısında, aralarında diplomasi, akademi, sivil toplum ve kamu - özel sektör temsilcilerinin bulunduğu geniş bir katılımla "Türkiye ve Japonya'nın Ortadoğu Politikaları" ile "Afganistan'da Barışın İnşası: Siyaset, Güvenlik, Ekonomi" konulu iki oturum gerçekleştirildi.

Türkiye'den öğreneceklerimiz var

Toplantının Eski Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen ilk oturumunda konuşan Doshisha Üniversitesi Küresel Çalışmalar Merkezi'nden Prof. Dr. Hisae Nakanishi, Türkiye'nin bölgede yürüttüğü ikili çalışmaları başarılı bulduğunu ve bu konuda Japonya'nın Türkiye'den öğrenecekleri olduğunu söyledi. Aynı zamanda Beyrut, Amman ve Filistin'de çalışan "Ortadoğu'da Çatışmaların Azaltılması" isimli oluşumda takım liderliği yapan Nakanishi, bölgeye ilişkin gözlemlerinden de bahsetti. Nakanishi, Ortadoğu'da durdurulamaz bir dönüşüm sürecinden geçildiğini ve farkındalığın arttığını, özellikle genç aktivistlerin insan hakları konusunda çaba harcadıklarını belirtti. Nakanishi, bölgede yapılacak çalışmalarda sivil toplumla işbirliğinin önemi üzerinde durdu.

ODTÜ'den Doç. Dr. Özlem Tür ise 11 Eylül saldırılarının ardından yaşanan süreçte Türkiye'nin Ortadoğu'da önemli adımlar atma konusunda çeşitli fırsatlar edindiğini, bugün gelinen noktada da ekonomik anlamda ve "yumuşak güç" olarak bölgede yükselen bir model olduğunu söyledi.

Türk dış politikasının gelişmekte olduğunu ancak halen birbiriyle çelişen noktaları bulunduğunu ifade eden Bilkent Üniversitesi'nden Doç. Dr. Tarık Oğuzlu ise örneğin Türkiye'nin güvenlik nedeniyle Ortadoğu rejimlerinin liderleriyle karşı karşıya gelmek istemezken, diğer yandan Osmanlı mirasından gelen sorumluluklar taşıdığını belirtti.

Söz konusu oturumda ayrıca Japonya Ulusal Savunma Akademisi'nden Prof. Dr. Ryoji Tateyama da bir konuşma yaptı.

Kapasite kuracak yeni inisiyatifler gerek

İkinci oturumun moderatörlüğünü yapan ORSAM Başdanışmanı Armağan Kuloğlu ise Afganistan'da istikrar için tek yolun uluslararası güçlerin merkezi kapasiteyi yeniden düzenlemesinden geçtiğini dile getirdi. Yeni inisiyatiflerin oluşturulmasının mevcut çalışmalara hız verilmesi açısından önemine işaret eden Kuloğlu, Türkiye'nin Vardak ve Cevizcan'daki İl İmar Ekibi (PRT)'nin çalışmaları ile inşa çalışmalarının ve eğitime verdiği desteklerin Afganistan'a yaptığı önemli katkılar olduğunu belirtti.

Japonya'nın Afganistan'da sürdürdüğü çalışmalar hakkında konuşan Kobe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yasuyuki Shimada, Afganistan'a Japon yardımlarının uzun zamandır sürdüğünü ve ülkede yürüttükleri projeler arasında Kabil Uluslararası Havaalanı'nın yeniden yapımı olduğunu belirtti. Sıradaki projenin yeni başkentin geliştirilmesi noktasında olacağına değinen Shimada, Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile Türkiye'nin ortak projeler planladığını sözlerine ekledi.

Güvenlik tek başına çözüm değil

Dışişleri Bakanlığı'ndan Burçin Gönenli de Afganistan'da geçmiş yıllara kıyasla bir gelişimin varlığına işaret ederken, uluslararası toplumun bu sürece destek olması gerektiğini ancak ülkede güvenliğin sağlanmasının tek başına çözüm olmayıp yeniden inşa süreci ile bölgesel işbirliğinin de sürdürülmesinin önemli olduğunu belirtti. Gönenli, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA)'nın ülkede sürdürülmekte olan yeniden yapım projelerinin önemli bir kısmını yürüttüğünü ifade etti.

Afganistan'daki etnik yapı hakkında bilgi veren Bilkent Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hasan Ali Karasar ise, Peştu'ların etkin olduğu ülkeye  bu bağlamda siyasi açıdan Pakistan'ın etkisine değindi. Karasar, tarihi boyunca tek bir millet olmamış Afganistan'da insanların kendilerini Afgan olarak tanımlamadıklarını ve etnik dengenin kurulmuş olduğu bir yönetiminin de bulunmadığını belirtti. Bu çerçevede geçmişteki çatışmaların hafızalarda hala yerini koruduğunu söyleyen Karasar ayrıca, uluslararası toplumun halkın entegrasyonu konusunda yapıcı rol oynayamadığını sözlerine ekledi.

Oturumda, Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES)'ndan Aslı Karatekin de Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) işbirliğiyle Afganistan'da mesleki eğitim alanında sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.


 

 

Etiketler: Orta Doğu, Afganistan,

Yazdır

« Tüm Haberler