logo tobb logo tobbetu

TEPAV’dan Türk-Ermeni Ortaklığı İçin “Uzlaşı Rehberi”… İki ülke arasında güven inşası ve uzlaşı sağlanması amacıyla gerçekleştirilen projenin çıktılarının toplandığı kitap tanıtıldı.
Haber resmi
11/01/2012 - Okunma sayısı: 2973

ANKARA – TEPAV tarafından German Marshall Fund (GMF)’un desteğiyle yürütülen  “Sürdürülebilir ve Etkin Türk-Ermeni Sınır Ötesi Ortaklıkları için Güven İnşası ve Uzlaşı Rehberi Projesi”nin çıktıları, “Uçurumu Kapatmak: Son Yirmi Yıldaki Türk-Ermeni Sivil Toplum Faaliyetlerine Bakış” başlıklı kitapta toplandı.

Araştırma, mülakat ve çalıştaylarla sivil toplumun 1995-2010 döneminde iki ülke ilişkileri konusundaki girişimlerini değerlendirerek bundan sonrası için önerilerde bulunan çalışma, alanda faaliyet gösterenler için rehber olma niteliği taşıyor.

TEPAV Araştırmacısı Seda Kırdar’ın asistanlığında TEPAV Dış Politika Çalışmaları Kıdemli Analisti Dr. Burcu Gültekin Punsmann ile Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Esra Çuhadar Gürkaynak tarafından hazırlanan çalışmanın tanıtımı için 11 Ocak 2012 Çarşamba günü TEPAV’da bir toplantı düzenlendi.

“Algıları açmak için sınırın açılmasını beklemeyelim”

Toplantının açılışında konuşan GMF Ankara Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı, Türkiye ile Ermenistan’ın sadece sınır komşusu olmayıp ortak belleklere sahip ülkeler olduğunu söylerken, bu nedenle konunun daha fazla güçlük barındırdığını ve bu açıdan sivil toplumun bu alanda yapacağı çok şeyler olduğunu anlattı. Ancak karşılıklı olarak algıların, belleklerin açılması için örneğin Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasını beklemeye gerek olmadığını ve bunun bugünden yapılmaya başlanabileceğini belirten Ünlühisarcıklı, kendisinin bu konuda sivil toplum aktivitelerinin etkisini hep merak etmiş olduğunu da ekledi. Ünlühisarcıklı, bu çerçevede yayımlanan çalışmanın önemli boşluğu kapatacağını vurguladı.

En büyük artış 2001, 2005 ve 2008’de…

Açılışın ardından çalışmanın öne çıkan bölümleri, Burcu Gültekin Punsmann ile Esra Çuhadar Gürkaynak tarafından yapılan bir sunumla katılımcılarla paylaşıldı. Bu çerçevede üzerinde durulan bulgulardan bazıları şunlar oldu:

-       Türk-Ermeni sivil toplum girişimleri 1995 yılından bu yana yükselişte. Sivil toplum ve özel aktörlerin ikili ilişkilere dahil olmaya başlaması 1997 yılından sonraya rastlıyor.

-       Girişimlerde ilk büyük artış 2001, ikincisi 2005 ve sonuncusu da 2008 yılında gözlendi. Burada fonlamada özellikle ABD kaynaklarının bu dönemde artması ile müzakerelerin zamanlamaları etkili.

-       Yapılan projelerin yüzde 23.8’i interaktif çalıştay ve ortak çalışma grubu özelliği taşırken, onu değişim/diyalog ve irtibat (yüzde 19) ile konferans/akademik format ve kültürel projeler (yüzde 17.4’lük paylarla) izliyor.

-       Türk-Ermeni girişimlerinde fon kaynaklarına bakıldığında ise en büyük pay Amerika’nın (yüzde 47.3). Avrupa kaynaklı projeler yüzde 26.3, yerel kaynakla sürdürülenler yüzde 17.5 ve karma fona sahip olanlar yüzde 8.7 pay aldı.

-       Projelerin büyük bölümü İstanbul ve Erivan’daki sivil toplum kuruluşları tarafından yapılıyor olup, sınır bölgesi yetersiz temsil ediliyor. Ankara’daki STK’lar için de durum aynı.

 

ermenistan.520px

Çalışmada ayrıca Türkiye’deki girişimlerin etkisinin artırılmasına duyulan ihtiyacın büyüdüğüne işaret edilirken, “Birbirini tamamlayan süreçler olan ‘uzlaşı’ ile ‘normalizasyon’ arasında yaratılan ikiliğinin üstesinden gelmek ve bu süreçleri eş zamanlı olarak ilerletmek gerekli” dendi. “Siyasi iradeye daha yakın faaliyet yürüten sivil toplumcuların, karar alıcılarla daha yakın etkileşimi”ne işaret edilen çalışmada, “Ortaklaşa yapılan bu faaliyetler hem çalışmanın etkisini arttıracak hem de siyasi irade dışı aktörleri de bu sürece dâhil edecek” değerlendirmesinde bulunuldu.

Ortaya konan ihtiyaçlar arasında “kaynakların çeşitlendirilmesi ve finansmana erişim sürecinin demokratik kılınması, ilişkilerin güçlendirilmesiyle kapasite inşası ve sürecin kurumsallaşma, sınır ötesinde profesyonel ortaklıklar oluşturulması, iki toplum arasında bilgi kanalları kurulması, ortak geçmiş ve paylaşılan hafızayı yeniden keşfe yardımcı olunması”ndan bahsedildi. Ayrıca Azerbaycan’ı da içine alan üçlü uzlaşı projelerin, varolan kökleşmiş güven eksikliğinin giderilmesine yardımcı olabileceği vurgulandı.

Proje, yılsonunda tamamlandı

“Sürdürülebilir ve Etkin Türk-Ermeni Sınır Ötesi Ortaklıkları için Güven İnşası ve Uzlaşı Rehberi Projesi”, TEPAV tarafından geçen yılın Haziran ayında başlatıldı ve yılsonunda tamamlandı. Bu kapsamda bugüne kadar Türkiye ile Ermenistan arasında güven tesis etme ve uzlaşı amacıyla yapılan projelerin bir envanteri oluşturuldu. Bu çerçevede şu başlıklar çerçevesinde değerlendirme ve analizler yapıldı:

“Projelerin odak noktaları, katılım düzeyleri (elitler veya taban), süreleri ve uygulandıkları bölge; projelerin temelini oluşturan toplumsal değişim teorileri (projeyi düzenleyen kişilerin anlaşmazlığın temel nedenleri hakkındaki görüşleri, projelerinin anlaşmazlığın hangi yönlerini neden ele aldığı, gerçekleştirdikleri belirli faaliyetler, bu faaliyetlerin anlaşmazlık konusu ile nasıl ilişkilendirildiği gibi); proje uygulayan kişilerin projenin ortaya çıkardığı kavrayış, sonuç ve fikirleri toplum ve siyasetin bütününü yönlendirmede ne şekilde kullandıkları, proje liderlerinin siyaset çevrelerine erişimi olup olmadığı veya daha temel olarak projelerin herhangi bir siyasi sonuca ulaşmaya çalışıp çalışılmadığı…”

Temmuz ayında da seçilmiş Türk ve Ermeni proje uygulayıcıları biraraya getirilerek,  TEPAV’da düzenlenen çalıştayla daha önce edinilmiş deneyimler ve bunların politika yapım sürecine nasıl katkıda bulunabileceği masaya yatırıldı. TEPAV'ın davetlisi olarak Ankara'da bulunan Ermenistan heyeti, çalıştayın ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile de görüştü.

 

İngilizce olarak kaleme alınan kitaba ulaşmak için tıklayınız.

 

Yazdır

« Tüm Haberler