logo tobb logo tobbetu

AB’ye Kimliklere Odaklanmak Yerine Projelerle Ortaklık Çağrısı... TEPAV AB Enstitüsü Direktörü Eralp, Türkiye ile Birlik’in sosyal taraflarının temsil edildiği KİK toplantısında, katılım sürecinin AB üyelerine nasıl daha iyi anlatılabileceği üzerine konuştu.
Haber resmi
27/06/2012 - Okunma sayısı: 1314

 

BERLİN - TEPAV Avrupa Birliği Enstitüsü Direktörü Nilgün Arisan Eralp, Türkiye - Avrupa Birliği Karma İstişare Komitesi (KİK)’nin otuzuncu toplantısı kapsamında 27 Haziran 2012 Çarşamba günü düzenlenen “Türkiye’yi Anlatmak - Türkiye’nin İmajı ve AB Süreci” başlıklı seminerde değerlendirmelerde bulundu.  Eralp, konuşmasında, Birlik’in kendini “kimlik” üzerinden değil eskiden olduğu gibi “ortak projeler” üzerinden tanımlamaya geri dönmesi ve Türkiye’yle özellikle Arap dünyasındaki dönüşümün demokratikleşme ile ekonomik gelişme yönünde seyretmesine katkıda bulunacak projeler geliştirilmesi üzerinde durdu.

Seminerin “Türkiye’nin AB Katılım Süreci, Üye Ülkelere Daha İyi Nasıl Anlatılır?” başlıklı oturumunda konuşan Eralp, “AB’de Yaşayan Türk toplumunu temsil eden sivil toplum örgütlerine ne görev düşer?” başlıklı oturumda da moderatörlük yaptı.

Ancak toplumların sahiplenerek içselleştirebildiği bir bütünleşme sürecinin sürdürülebilir olacağına dikkat çeken Eralp, bu bağlamda en önemli unsurun toplumlar arasında karşılıklı güven olduğunu vurguladı. Eralp, AB üye ülkeleri kamuoylarında genel olarak Türkiye’nin üyeliğine sıcak bakılmadığını, bu yaklaşımın da haliyle Türkiye’deki toplumun üyeliğe bakışını olumsuz etkilediğini belirtti.

“Ülkelere ve ülkelerin farklı kesimlerine ayrı strateji gerek”

TEPAV’ın Türkiye’nin AB üye ülkelerine yönelik iletişim stratejisine her zaman katkıda bulunduğunu ifade eden Eralp, Vakfın 2007-2008 yıllarında AB üyelerinde Türkiye algısını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirdiği “Talking Turkey” isimli projeyi hatırlattı. Eralp, proje bulgularından “AB üye ülke kamuoylarının Türkiye hakkında homojen bir görüşe sahip olmadığı ve aynı üye ülke içinde bile farklı kesimlerin Türkiye’ye bakışının farklılık arz edebildiği” şeklindeki tespitin halen geçerli olduğunu söyledi.

Bu nedenle Türkiye’nin farklı üye ülkelere ve farklı kesimlere yönelik ayrı stratejiler geliştirmesi gerektiğini ifade eden Eralp, Türkiye’ye ilişkin tartışmaların gerçek bilgiye dayalı tartışmalar olmasının sağlanmasının da en önemli nokta olduğunu belirtti.

Arap ülkelerinde yaşanan dönüşümde ortaklık fırsatı…

AB iletişim uzmanlarının bazen çok önemli bir olayın toplumları etkileyebileceği konusundaki görüşlerine değinen Eralp, Arap ülkelerinde yaşanan dönüşüm bağlamında Türkiye ile Birlik arasında başarıya ulaşan bir “ortaklığın” da toplumlar üzerinde çok olumlu bir etki bırakacağını ifade etti. Eralp, eskiden kendisini bugünkü gibi “kimlik” yerine  “ortak projeler” üzerinden tanımlayan AB’nin, yeniden bu tanımlamaya dönerek; Türkiye ile birlikte özellikle Arap dünyasındaki dönüşümün demokratikleşme ve ekonomik gelişme yönünde seyretmesine katkıda bulunacak ortak projeler geliştirebileceğini vurguladı.

Yazdır

« Tüm Haberler