TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

TEPAV Kalkınma Programı Direktörü Hüseyin Ekrem Cunedioğlu, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu'nda yaptığı sunumda, Türkiye'de okul saldırılarının ulaştığı seviyeye dikkat çekti. TEPAV Araştırmacısı Yusuf Tuna Alemdar ile hazırlanan rapora dayanan sunumda, gençlik şiddetinin nedenleri, şiddeti besleyen mekanizmalar ve çözüm önerileri kapsamlı biçimde değerlendirildi.
TEPAV Kalkınma Programı Direktörü Hüseyin Ekrem Cunedioğlu ile Araştırmacı Yusuf Tuna Alemdar, TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu'nun 24 Haziran'da gerçekleştirilen 7. toplantısına katıldı.
Cunedioğlu, Alemdar ile birlikte hazırladıkları "Türkiye'de Gençlik Şiddeti: Üç Soru, Yedi Mekanizma, Bir Yol Haritası" başlıklı rapor kapsamında Komisyon'a yaptığı sunumda, Türkiye'de 100 bin okul çağı çocuğu başına düşen okul saldırısı oranının 2024-2025 döneminde ABD ile benzer düzeye ulaştığını açıkladı. Sunumda, gençlik şiddetinin nedenleri, işleyiş mekanizmaları ve çözüm önerileri "Neden artıyor?", "Nasıl düşünülebilir hâle geliyor?" ve "Nasıl uygulanabilir hâle geliyor?" soruları çerçevesinde ele alındı.
Sunumda öne çıkan bulgu, 100 bin okul çağı çocuğu başına normalize edildiğinde Türkiye'deki okul saldırısı oranının 2024-2025 döneminde ABD ile benzer düzeye ulaştığı oldu. Aynı göstergenin, benzer sosyoekonomik konumdaki Brezilya'nın ise yaklaşık beş katı olduğu belirtildi.
Cunedioğlu, "Yılda ortalama beş saldırı artık yeni normal hâline geldi." değerlendirmesinde bulundu.
Gençlik şiddeti yedi mekanizma üzerinden analiz edildi
Sunum ve raporda gençlik şiddeti; gerilim birikimi, göreli yoksunluk, kurumsal kopuş, ahlaki çözülme, normatif erozyon, kimlik boşluğu ile fırsat yapıları ve dijital ekosistem olmak üzere yedi mekanizma üzerinden analiz edildi.
Şiddetin artışında gerilim birikimi, göreli yoksunluk ve kurumsal kopuşun etkili olduğu belirtilirken, dijital platformların şiddeti meşrulaştıran anlatıları algoritmalar aracılığıyla yaygınlaştırdığına dikkat çekildi. Dijital ekosistemin ise tek başına bir mekanizma değil, diğer mekanizmaların etkisini artıran yatay bir güçlendirici olarak işlediği ifade edildi.
Göreli yoksunluk hissi belirleyici unsur olarak öne çıktı
Sunumda paylaşılan PISA 2022 verilerine dayanan ekonometrik analizlerde, gençlerin yaşam memnuniyetini belirleyen en güçlü unsurun sosyoekonomik köken değil, öznel sosyal konum ve göreli yoksunluk hissi olduğu belirtildi.
Aracı değişken analizlerinin, göreli yoksunluk hissinin toplam etkinin yaklaşık yüzde 75'ini açıkladığını gösterdiği aktarıldı.
Kurumsal kopuş başlığı altında ise Türkiye'nin PISA 2022 sonuçlarına göre 15 yaş grubunda yaşam memnuniyetinin en düşük olduğu OECD ülkesi olduğu, gençlerin gelecek kaygısı endeksinin OECD ortalamasının iki katına ulaştığı belirtildi.
Cunedioğlu, "2018 ile 2022 dalgalarını karşılaştırdığımızda Türkiye, yaşam memnuniyetinin 15 yaş grubunda en çok azaldığı ülkelerden biri. Türkiye'de yaşam memnuniyeti gençler arasında düşük seyredip azalıyor ve çok ciddi bir dağılım problemi var. Homojen bir mutsuzluktan bahsetmiyoruz." dedi.
Çözüm önerileri kısa, orta ve uzun vadeyi kapsıyor
Raporda, gençlik şiddetiyle mücadeleye yönelik kısa, orta ve uzun vadeli politika önerileri de paylaşıldı. Kısa vadede okul iklimi reformu, NEET gençlere erken müdahale, hane içi silah erişiminin sıkılaştırılması ve dijital içerik moderasyonu önerildi.
Orta vadede Sosyal-Duygusal Öğrenme müfredatının eğitim sistemine tam entegrasyonu ile gençlik meclislerinin yaygınlaştırılması; uzun vadede ise kurumsal güvenin yeniden inşası ve sistematik bir izleme altyapısının kurulması gerektiği belirtildi.
Raporda, gençlik şiddetiyle mücadelede tek bir politika aracına dayalı çözümlerin yeterli olmayacağı; ekonomik, sosyal, kurumsal ve dijital politikaların birlikte ele alındığı bütünleşik bir yaklaşımın benimsenmesinin önem taşıdığı vurgulandı.

27/06/2026

27/06/2026

23/06/2026

22/06/2026

19/06/2026