TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

Değerlendirme Notu / Sercan Sevgili, Yusuf Tuna Alemdar
Küresel ticaret yolları, uzun süre belirli ana güzergâhlar üzerinden öngörülebilir biçimde işlemiştir. Ancak son yıllarda bu varsayım belirgin bir şekilde zayıflamıştır. Süveyş-Kızıldeniz hattındaki güvenlik riskleri, kuzey kara yolu ve demir yolu rotalarındaki siyasi kırılganlıklar, Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşan enerji güvenliği baskısı ve Hazar geçişindeki kapasite sorunları, küresel ticaretin tek bir ana hata dayanamayacağını göstermektedir. Ticaret akışlarının sürekliliği artık yalnızca mesafe, maliyet veya hız üzerinden değil, aynı zamanda güvenlik, altyapı kapasitesi, sınır geçişleri, enerji arzı ve jeopolitik riskler üzerinden de şekillenmektedir.
Bu tabloya Güney Kafkasya’daki yeni bağlantı arayışları, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC), Irak Kalkınma Yolu ve Suriye’nin yeniden inşa gündemi eklendiğinde, koridor tartışması sadece ulaştırma altyapısına ilişkin bir mesele olmaktan çıkmaktadır. Koridorlar giderek üretim ağlarının, limanların, sınır kapılarının, sanayi bölgelerinin, enerji ve dijital altyapının birlikte değerlendirildiği ekonomi politik yapılara dönüşmektedir. Bu nedenle yeni dönemin temel sorusu, hangi rotanın tek başına daha kısa, hızlı veya ucuz olduğu değil; çoğalan ticaret rotalarının hangi ekonomik düğümlerle işlev kazanacağı ve nasıl birbirini tamamlayan bir koridor mimarisine dönüşeceğidir.
Bir güzergâhın harita üzerinde var olması, tek başına koridor niteliği taşıması için yeterli değildir. Rota, yükün hareket ettiği fiziksel hattı ifade eder. Koridor ise bu hareketin üretim, ticaret, lojistik, depolama, gümrük, veri, enerji ve finansman bileşenleriyle ekonomik sisteme dönüştüğü yapıdır. Bu nedenle çoklu koridorlar çağında stratejik üstünlük, en fazla sayıda rotaya sahip olmaktan değil, bu rotaları çalıştıracak düğüm mimarisini kurabilmekten doğmaktadır.
Türkiye, bu çoklu rota mimarisinin önemli kesişim alanlarından birinde yer almaktadır. Ülke yalnızca Asya ile Avrupa arasında bir geçiş coğrafyası değildir. Karadeniz ile Akdeniz, Güney Kafkasya ile Balkanlar, Suriye-Irak-Levant hattı ile Avrupa iç pazarı arasında birden fazla coğrafi eşiği aynı anda barındırmaktadır. Ancak bu konum tek başına kalıcı bir üstünlük üretmemektedir. Türkiye’nin koridorlar çağındaki değeri, mevcut ve potansiyel hatları limanlar, sanayi havzaları, sınır geçişleri, lojistik merkezler, serbest bölgeler ve dijital altyapılar üzerinden birlikte işletebilecek entegre bir mimariyi kurabilmesine bağlıdır.

08/07/2026

08/07/2026

04/07/2026

02/07/2026

01/07/2026