TEPAV web sitesinde yer alan yazılar ve görüşler tamamen yazarlarına aittir. TEPAV'ın resmi görüşü değildir.
© TEPAV, aksi belirtilmedikçe her hakkı saklıdır.
Söğütözü Cad. No:43 TOBB-ETÜ Yerleşkesi 2. Kısım 06560 Söğütözü-Ankara
Telefon: +90 312 292 5500Fax: +90 312 292 5555
tepav@tepav.org.tr / tepav.org.trTEPAV veriye dayalı analiz yaparak politika tasarım sürecine katkı sağlayan, akademik etik ve kaliteden ödün vermeyen, kar amacı gütmeyen, partizan olmayan bir araştırma kuruluşudur.

TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu’nun Eylül 2026 Para Politikası Değerlendirme Notu’nda, enflasyondaki katılık nedeniyle erken bir faiz indiriminin para politikasının itibarını zedeleme riski taşıdığı belirtilerek politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulması önerildi. Notta, TCMB’nin son Enflasyon Raporu’ndaki yüzde 15’lik 2027 yıl sonu enflasyon hedefinin OVP’de yüzde 21 olarak belirlenen hedefle uyumlu olmamasının para politikasına güveni azaltıcı bir gelişme olduğu vurgulandı.
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu’nun Eylül 2026 tarihli 30’uncu Para Politikası Değerlendirme Notu yayımlandı. Buna göre, Ağustos 2026’da yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,51 olurken, yıllık enflasyon son 13 aydır yüzde 30,7 ile yüzde 33,3 arasında dar bir aralıkta seyretti. Mevcut koşullar altında 2026 yıl sonu enflasyonunun güncellenen hedefin üzerinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtilen notta, OVP’de yüzde 21’e yükseltilen 2027 yıl sonu enflasyon hedefine ulaşılmasının da zor göründüğü ifade edildi.
2027 enflasyon hedeflerindeki farklılığa dikkat çekildi
Değerlendirme notunda, 2027-2029 dönemi için açıklanan Orta Vadeli Program’da 2027 yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 21 olarak belirlendiği hatırlatıldı. TCMB’nin 12 Şubat 2026’da yayımlanan Enflasyon Raporu’nda yüzde 9 olarak açıkladığı 2027 yıl sonu hedefini 14 Mayıs’taki raporda yüzde 15’e yükselttiği, OVP’den yalnızca 24 gün önce, 13 Ağustos’ta yayımlanan yılın üçüncü Enflasyon Raporu’nda ise bu hedefi koruduğu belirtildi.
Notta, uygulanmakta olan programın enflasyonu kalıcı biçimde düşürecek politika adımlarını kapsamaktan uzak olmasının hedeflerin sık ve yukarı yönlü güncellenmesine yol açtığı, bu güncellemelerin de enflasyon beklentilerinin hedeflerin oldukça üzerinde kalmasına neden olduğu ifade edildi. TCMB’nin son Enflasyon Raporu’ndaki 2027 yıl sonu enflasyon hedefinin OVP ile uyumlu açıklanmaması, para politikasına güveni azaltıcı bir gelişme olarak değerlendirildi.
Enflasyon 13 aydır dar bir aralıkta seyrediyor
Ağustos 2026’da yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,51 ile G20 ülkeleri arasındaki en yüksek oranlardan biri oldu. Aylık enflasyon yüzde 1,84, mevsim hareketlerinden arındırılmış aylık enflasyon ise yüzde 2,29 olarak gerçekleşti.
Yıllık enflasyonun son 13 aydır yüzde 30,7 ile yüzde 33,3 arasında dar bir aralıkta seyrettiğine dikkat çekilen notta, enflasyon beklentilerinin çıpalanamadığı ve bunun enflasyonda atalet yaratan fiyatlama davranışlarının devam etmesine neden olduğu belirtildi.
Değerlendirmede ayrıca, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle enerji, emtia ve uluslararası taşıma fiyatlarına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü ve ekonomi programına yönelik şikâyetlerin arttığı ifade edildi.
2027 hedefine ulaşılması da zor görünüyor
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, enflasyonla mücadelenin sürdürülebilirliğinin ve kalıcı olarak düşük bir enflasyon düzeyine ulaşılmasının giderek zorlaştığını belirtti. Mevcut koşullar altında 2026 yıl sonu enflasyonunun güncellenen hedefin üzerinde gerçekleşmesinin beklendiği kaydedilirken, uygulanmakta olan programın eksiklikleri ve yaklaşan seçimler dikkate alındığında OVP’de yüzde 21’e yükseltilen 2027 yıl sonu hedefine ulaşılmasının da zor göründüğü ifade edildi.
Notta, temel sorunun uygulanmakta olan ekonomi programının önemli eksiklikler içermesi ve programın sürdürülebilirliğine ilişkin şüphelerin giderilememesi olduğu belirtildi.
Yapısal reform ihtiyacı vurgulandı
Değerlendirmede, belirsizliklerin yüksek seyrettiği bir dönemde kontrol edilebilir belirsizliklerin azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Adil ve hızlı çalışan bir yargı sisteminin oluşturulması, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve demokratik değerlere saygı gösterilmesi öncelikli adımlar arasında sıralandı.
Maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemesi gerektiği belirtilerek kapsamlı bir vergi reformunun yapılması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi, kamu harcamalarının etkinlik ve verimlilik gözetilerek yeniden yapılandırılması ve koşullu gelir garantilerinin gözden geçirilmesi başta olmak üzere bütçe açığını azaltıcı önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Notta ayrıca TCMB, TÜİK ve BDDK gibi kurumları politik baskıya karşı bağımsız kılacak yasal düzenlemelerin yanı sıra verimliliği artıracak, yeşil dönüşümü hızlandıracak, eğitimin niteliğini yükseltecek ve gelir eşitsizliğini azaltacak yapısal reformların sürdürülmesinin önemine işaret edildi.
“Politika faizi yüzde 37’de tutulmalı”
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, sonuç bölümünde Merkez Bankası Kanunu’nun 42’nci maddesi uyarınca, belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde nedenlerin ve alınması gereken önlemlerin kamuoyuna açıklanmasına ilişkin hükmün gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.
Enflasyon hedefinin yükseltilmesinin faiz indirimi için bir alan açıldığı izlenimi doğurabileceğine dikkat çekilen notta, enflasyondaki katılık çerçevesinde erken bir faiz indiriminin para politikasının itibarını zedeleme riskinin gözetilmesi gerektiği vurgulandı. Bu doğrultuda politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulması önerildi.
Çalışma Grubu ayrıca takibe düşmüş kredilerdeki artışın yakından izlenmesi ve ilgili makro ihtiyati düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
TEPAV Para Politikası Değerlendirme Notu'na buradan ulaşabilirsiniz.

07/09/2026

07/09/2026

05/09/2026

04/09/2026

03/09/2026