Arşiv

  • Ekim 2020 (8)
  • Eylül 2020 (16)
  • Ağustos 2020 (13)
  • Temmuz 2020 (16)
  • Haziran 2020 (25)
  • Mayıs 2020 (22)
  • Nisan 2020 (25)
  • Mart 2020 (17)
  • Şubat 2020 (21)
  • Ocak 2020 (26)
  • Aralık 2019 (23)
  • Kasım 2019 (12)

    Etiketler

    Şirket yönetmek neden ülke yönetmeye benzemez?
    Güven Sak, Dr. 20 Ekim 2020
    Dön dolaş yine aynı yerdeyiz sanki. Bugün Kamu Kesimi Ekonomisi 101 konusundan başlayalım. Bir süre önce mealen dedim ki, kamunun bugün en temel görevi COVID-19’la mücadele ve toparlanma sırasındaki kolektif eylem problemine bir çözüm bulmaktır. Ne demek bu? [Devamı]
    Selçuklu’da ulema ve doktorlar
    Hilmi Demir, Dr. 18 Ekim 2020
    Son zamanlarda Selçuklu tarihine ilginin artması son derece sevindirici bir gelişmedir. Zira hem Türk tarihi hem de İslam tarihi açısından Selçuklu dönemi oldukça önemlidir. Tarih algısı savaşlar üzerine kurulu bir toplum için tarihin özellikle sosyal yönü çoğu kez göz ardı edilir. Bununla birlikte TRT’de çekilen diziler aracılığıyla, Selçuklu tarihinin yeniden hatırlanması olumlu bir gelişme olarak kaydedilmelidir. Buna rağmen tarihi, hâlâ savaş ve at üstünde yiğitlikle anlatma ihtiyacı reyting adına kısmen hoş görülse de Selçuklu’ya karşı büyük bir haksızlık olacaktır. Çünkü Selçuklu tarihi, Türk İslam tarihi açısından ve özellikle de din ve fikir geleneğimiz açısından kurucu bir misyona sahiptir. [Devamı]
    Hem olumsuz görünen hem de olumsuz bir ayrışma
    Fatih Özatay, Dr. 16 Ekim 2020
    Son yazımın başlığı “Olumlu görünen ama olumsuz bir ayrışma” şeklindeydi. BIS verilerini kullanarak hem yükselen ekonomilerin hem de o grupta yer alan Türkiye’nin dış borçlanmalarını karşılaştırmıştım. 2018’e kadar eğilimler kabaca aynıyken, 2018 ortalarından itibaren iki farklı eğilim gözleniyordu. Yükselen piyasa ekonomilerinin borçları eskisine kıyasla daha yavaş bir tempoda artarken Türkiye’ninki azalmaya başlıyordu. Daha az borçlandığımız için olumlu olarak görülebilecek bu ayrışma aslında olumlu değildi. Zira ayrıştığımız dönem, işsizliğin arttığı, ekonominin çok yavaş bir tempoda büyüdüğü ve hatta bir ara küçüldüğü bir dönemdi. Aynı süreçte makine ve teçhizat yatırımları da azalmıştı. [Devamı]
    Olumlu görünen ama olumsuz bir ayrışma
    Fatih Özatay, Dr. 14 Ekim 2020
    Son günlerde, merkez bankalarının merkez bankası konumundaki Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) finansal istikrara ilişkin raporları ve istatistikleri ile haşır neşir oldum. Küresel finansal krizden bu yana özellikle bir sorunu ön plana çıkarıyorlar ve o sorunu farklı cephelerden inceleyen raporlar yayımlıyorlar: Hızla artan küresel likidite, küresel borçlanma ve ülkelerde hızlı kredi genişlemesi. Özellikle yükselen piyasa ekonomilerinin nasıl bir bela ile karşı karşıya olduklarına dair önemli çalışmaları var. Bu çalışmalar BIS raporları ile sınırlı değil. Son zamanlarda akademik yazında hızlı kredi genişlemesinin finansal krizlere dönüşebileceğini gösteren çok sayıda makale çıktı. Bu çalışmalarda bu genişlemeye yol açan uluslararası nedenler de araştırılıyor. Aralıklarla da olsa bir [Devamı]
    Neden artık endişeli iyimser oldum?
    Güven Sak, Dr. 13 Ekim 2020
    Madeleine Albright, bundan bir süre önce, kendini nasıl hissettiğini soranlara, “Ben bugünlerde çokça endişelenen bir iyimserim (I am an optimist who worries a lot)” diye cevap vermişti. Doğrusu ya, bu aralar ben de kendimi öyle hissediyorum. Gelin bakın anlatayım. [Devamı]
    “Gerekene” göre ne durumdayız?
    Fatih Özatay, Dr. 07 Ekim 2020
    Daha önce hem bu köşede defalarca yer alan hem de son iki ay içinde Karar ve Cumhuriyet gazetelerine verdiğim mülakatlarda belirttiğim “gerekli” ekonomik programa ne kadar uzakta olduğumuz ile ilgiliyim bugün. Daha fazla okumak istemeyenler için sonuç şu: “Bazı adımlar atılmakla beraber gerekenin oldukça uzağındayız”. Vaktiyle önerdiğim programı madde madde belirterek ve her madde için neler yapıldığını/yapılmadığını vurgulayarak devam ediyorum. [Devamı]
    Neden şimdi artık herkes Yeşil oldu?
    Güven Sak, Dr. 06 Ekim 2020
    Geçen haftanın benim için, en ilgi çekici açıklaması, 30 Eylül’de tarihinde, IMF İcra Direktörü Kristalina Georgiyeva’nın Bloomberg’teki açıklamasıydı. Memleketteki kuru gürültüden sonra bana hayli doyurucu geldi. Hem IMF Başkanı’nın doktorasını Amerikan çevre politikaları üzerine yaptığını öğrendik hem de iklim değişikliği gündeminin, yeşil toparlanma başlığı altında, sistemin merkezine nasıl yerleştiğini artık iyice idrak ettik.  Ayrıca, inanmayacaksınız şimdi ama Georgiyeva “Uğruna mücadele edebileceğimiz daha iyi bir dünya mümkün.” (There is a better world we can strive for.) dedi. Bir nevi, küreselleşme karşıtlarının kadim sloganına sahip çıktı. [Devamı]
    Yeni Ekonomik Program
    Fatih Özatay, Dr. 02 Ekim 2020
    Bir ekonomik programın sağlaması gereken asgari koşullar var. Birincisi, elbette içsel tutarlılığı olması. Salı günü açıklanan program önemli bir içsel tutarlılık sorununa sahip. Birkaç örnek vereyim: [Devamı]
    Aktif rasyosu tümden kalkmalı
    Fatih Özatay, Dr. 30 Eylül 2020
    Yüksek hızda kredi artışı finans sisteminin sağlığı açısından iyi bir şey değil. Dünyada yaşanan finans krizlerinin yaklaşık yarıya yakınından önce hızlı kredi genişlemesi olduğuna dair ikna edici bulgular var. [Devamı]
    Öncelikle attığınız her adımın yirmi yıl sonrasını düşünün
    Güven Sak, Dr. 29 Eylül 2020
    Neden mi yirmi yıl? Hatırlıyor musunuz? Amerika’da 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfus içindeki payının yüzde 8’den yüzde 16’ya çıkarak ikiye katlanması bir asır sürmüşken; mevcut nüfus projeksiyonları, Türkiye’de yüzde 8’lerden yüzde 16’ya yirmi yılda ulaşabileceğimizi gösteriyordu. Bu durumda, ne yapmak gerekir? “Öncelikle attığınız her adımın yirmi yıl sonrasını düşünün.” derim ben. [Devamı]