Arşiv

  • Aralık 2022 (1)
  • Kasım 2022 (10)
  • Ekim 2022 (9)
  • Eylül 2022 (11)
  • Ağustos 2022 (11)
  • Temmuz 2022 (9)
  • Haziran 2022 (10)
  • Mayıs 2022 (10)
  • Nisan 2022 (12)
  • Mart 2022 (13)
  • Şubat 2022 (9)
  • Ocak 2022 (9)

    ABD'nin notu neden düşürülmedi?

    Fatih Özatay, Dr.24 Şubat 2008 - Okunma Sayısı: 1025

     

    Heyecanlı bir hafta bekliyor bizleri. Özellikle de haftanın ilk günlerini yine herkes kalp çarpıntısı içinde geçirecek. Bu çarpıntının kaynağı, cuma günü ABD'de piyasaların kapanışına doğru çıkan haberlerin doğru olup olmadığının anlaşılacak olması.Cuma günü ABD piyasaları kötü açıldı. Gün boyu hisse senedi piyasalarında düşüş gözlendi. Ta ki kapanıştan az biraz önce çıkan habere kadar. Haber şuydu: ABD'nin ikinci büyük tahvil sigorta şirketi Ambac'ın 'kurtarılması' üzerinde bazı bankalarla çalışılıyordu. Ambac'a 3 milyar dolar tutarında sermaye enjekte edilmesi söz konusuydu.Tahvil sigorta şirketlerinin garanti verdikleri tahvil tutarı 2.4 trilyon dolar kadar. Bunun 500 milyar doları Ambac tarafından sigortalanmış. Hatırlarsanız bu ilk 'kurtarma' planı değil. Geride bıraktığımız haftalarda New York bölgesi başmüfettişi Dinallo ile ABD'nin en büyük yatırımcılarından Buffet da ayrı planlar açıklamışlardı. Her birinin arkasında yatan amaç farklıydı, ama sonuçta sigortalanan tahvillerin kredi notunun düşmesini engelleyecekti bu planlar.Daha önce de değindim. Tahvillere garanti veren şirketlerin kredi notunun önemi şurada: Bunların kredi notu ne ise sigortaladıkları tahvillerin kredi notu da o oluyor. Şu anda AAA olan bu notun düşmesi halinde, 2.4 trilyon dolarındaki tahvilin notu da düşüyor. Çok kısaca belirtmek gerekirse, bu not düşüşüyle birlikte artık o tahvillerin piyasa değeri 2.4 trilyon dolar olmuyor; belki yarı yarıya, hatta daha fazla azalabiliyor.Öte yandan bazı kurumların (mesela emeklilik fonlarının) tutabilecekleri menkul kıymetlerin kredi notlarının belli bir düzeyin altına inmesi mümkün değil. Piyasalardaki olumsuz gelişmeler nedeniyle bu mali ürünlerin kredi notu düşerse, bu mali ürünleri ellerinden çıkarmak zorunda kalacak söz konusu kurumlar. Büyük miktarda bir satış dalgası, bu menkul kıymetlerin değerlerinin düşmesi demek. Böyle bir durum yeniden çok fazla zarar yazmaları anlamına geliyor bu tahvilleri ellerinde bulunduranların. Farklı bir ifadeyle, mali piyasaların şiddetli bir sarsıntı yaşaması olasılığını artıracak bu tür bir kredi notu düşüşü.İşte ABD piyasalarının cuma günü kapanışa doğru tekrar yükselişe geçmelerinin ve haftayı yükselişle kapatmalarının nedeni buydu. Wall-Street kaynaklı şu veciz ifade aslında her şeyi gayet güzel özetliyor: " Bu tahvil garantörleri insanı ölümüne korkutuyorlar..."İşin ilginci haberin başlığında 'Kişi dedi' ifadesinin yer almasıydı. Bu 'Kişi' de kimmiş diye haberin devamını okuduğumda 'Kişi' den değil de 'bir kişiden' söz edildiğini öğrendim. Zaten haklarını yememek gerekir: Haberi aktaranlar da bunun bir spekülasyon olabileceğini belirtiyorlar. Sonucun haftanın ilk günlerinde netleşebileceğini vurguluyorlar. Şimdi bilançolarınızda o tahvillerden yüklü miktarda tutuyorsanız kalbiniz çarpmaz da ne olur?Komplo teorilerinden zerre kadar haz duymam. Başka alanlarda yararlı olabilirler ancak bizim meslekte insanı düşünce tembelliğine iter. Mesela yaşadığımız iktisadi krizlerin arkasında hep 'birileri' varsa, iktisadi analiz ve çözüm üretmeye gerek kalmaz. Nasıl olsa o 'birileri' yine bir şey yapacaktır.Ama tüm dünyada mali piyasalar bu kadar depreme açıkken, her an her şeyin yaşanması olasılığı yüksekken, göz göre göre depremi tetikleyecek bir kredi notu düşmesi bekler misiniz? O kredi notunu veren kurumlar buna cesaret ederler mi? Yoksa kulakları 'bazı mercilerce' bükülmekte midir?Sormanın tam da sırası: Bizim gibi ülkelerin başı sıkışınca (tabi ki kendi 'marifetlerimiz' sonucu) hiç 'acımadan' pat diye not düşürenler şimdi nerelerdeler? Ya da şu soru: Bunca olan bitenden sonra o notların hâlâ bir kıymeti kaldı mı?

     

    Bu yazı 24.02.2008 tarihinde Radikal Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

    Etiketler:
    Yazdır